- Kategori
- Psikoloji
İşte o anlar

Saat çalışıyor tik tak, tik tak, zaman akıyor, kaçırma, anı yaşa.
Yaşadığımız her bir anda mutlu olabilir insan; öyle büyük beklentiler içinde olmadan, sadece o anı yaşıyor olmanın coşkusu ile mutluluğu yakalamasını bilelim. Yeter ki, yaşamın bu ince ama çok önemli detayının bilincinde olalım ve geldiğinde ıskalamayalım. Bir anı yaşarken, o anın size verdiği yaşam sevincinin, huzurun farkında olmak! Bu küçük sır, tüm bir yaşamınızın mutluluk anahtarı olabilir.
Bir ağaç gölgesinde dinlenirken kuş cıvıltılarını duyduğunuzda mutlusunuzdur, küçük bir derenin akan su şırıltılarını duyduğunuzda da öyle.
Soba yanında uyuklayan bir kediyi seyrederken, dondurma yalayan bir çocuğun yüzüne yansıyan sevinci gördüğünüzde de mutlusunuz.
Hele, bir fırının yanından geçerken buram buram ve mis gibi taze ekmek kokusuna ne demeli; işte size bir başka mutlu an daha..
Yağmur sonrası kırlardan yükselen toprak kokusu, ahh, o güzel toprak kokusu. Nasıl da huzur ve yaşam sevinci verir insana.
Bir parkta, sararmış sonbahar yaprakları arasında dolaşırken, bank üzerinde oturan ve el ele tutuşmuş iki yaşlı çifti gördüğünüzde, onların geçmişin hangi güzel anlarını paylaştıklarını düşünmekten kendinizi alamazsınız, peki, siz de bundan mutluluk duymaz mısınız?
Göçmen kuşların gökyüzünde, artık buralara veda ederken o telaşlı kanat çırpışlarına gözleriniz takıldığında; birden, güneşin bulutların arasından sıyrılıp sizi ısıtmağa başladığında nasıl da tarifsiz mutlu anlar yaşarsınız!
Ve, bir dosta rastladığınızda, ama gözlerinin içi gülen, size güven,huzur veren bir dosta rastladığınızda ve onunla doyulmaz bir çay sohbetine başladığınızda hissettiğiniz, hiç bitmesini istemediğiniz o mutlu an!
Gün batımında, ufuk çizgisinde gördüğünüz kızıllık ve güneşin yavaş yavaş gömülmesiyle semanın kızıldan laciverte döndüğünde hissettikleriniz, biraz da tarifi zor mutlu anlardan değil midir?
Yorucu bir iş gününün akşamında, çocuklarınıza birer küçük oyuncak, eşinize bir demet çiçek alıp hızla sıcacık yuvanıza dönüşün heyecan ve mutluluğu her şeyin üzerinde değil midir?
Anlar, onları adım adım izleyen başka başka anlar. Ne çok anlar yaşıyoruz bir günün içinde. Farkında mısınız, hızla akıp giden anların; hep büyük mutluluklar düşlerken elimizin altından kayıp giden anlarda yitirdiğimiz ve geri gelmeyecek mutlulukların? Anlarda mutlu olmanın farkına varabilmek, o küçük küçük sevinçlerle yaşamlarımızı daha mutlu, huzurlu hale getirmek biraz da bizlerin elinde değil mi?