- Kategori
- Deneme
İşte öyle bir şey

Dipteki balıklar gibiyim uzun zamandır. Parıltılı renklerini, sıcak gülümsemesini hüzün yolculuğunda kaybetmiş bir balık işte. Hafif kırılganım nicedir. Ama onlar kadar unutkan değilim yazık ki. Neden bir akvaryuma kısılmış gibiyim de, balık hafızalı değilim? Yaşadıklarımı bir anda silebilsem, unutsam olmaz mı? Bir türlü yukarılara çıkamayan hasta balıklar misali. Ayaklarımı bir vursam, yukarı, en yukarı çıkarım belki kim bilir? Ama gücüm yok şimdi. Çok güçsüz ve yalnızım dipte… Kuyruğumu her salladığımda bir toz bulutu sarıyor içine kısıldığım akvaryumu, debelenmeye korkum bu yüzden. Bu yüzden suyu bulandırmaktan çekinmem. Sevdiklerim de önünü göremezse ya! Ya benim gibi bir adım ışığa hasret kalırlarsa. Rüyalarımda karanlık nicedir. Bir el uzanıyor, beni günışığına çıkaracak, kurtaracak sanıyorum, ümit ediyorum. Oysaki o el sadece cama vuruyor uzaklaştırıyor beni, gün be gün bir damla yakalayabildiğim ışıktan. Soruyorum şimdi, çıkar mıyım bir gün kısıldığım bu akvaryumdan? Kurtulabilir miyim sonsuz yalnızlığımdan? Ne kurtarır hüzünlü, acı ve ihanet dolu hafızamdan…