- Kategori
- Basın Yayın / Medya
İzmir'in Duayen Gazetecisi Çelikkanat, Şimdi de " İkinci Limana" Demir Attı.

Yaz kış o denizci şapkası başından eksik olmaz Kaya'nın

BİR NEVİ USTA GAZETECİLER GECESİYDİ O AKŞAM. YOĞUN PROĞRAMLARI NEDENİYLE BAŞKAN ATİLLA SERTEL VE UĞUR DÜNDAR, TOPLULUĞA EN SON DAHİL OLDULAR.ARALARINA ALARAK OTURTTUKLARI KAYA ÇELİKKANATLA BİR ARAYA GELDİLER.
O bir yaman gazeteci... O bir basın duayeni... O yazmağa doyamayan, kelemi elinden bırakmayan, ilgililere kök söktüren deneyimli bir yazı ustası. O bir espri küpü, o, herkeslere "öpüldünüz" diyerek merhabalaşan, gözleriyle gülen, ruhuyla coşan, yılların eskitemediği ilahi bir dost.

Onsun ilk kadehler kalkmaz. Onun makalesi gazeteye gelmeden gazete basılmaz. O, denizlerin hakimi. Salaş kaşanesinde, kayığı ile, oltası ile denizin mahsulleriyle ruhunu dinlendiren, eski günlerine hayıflanıp, bir teneke gaz dökerek yakan, her şeyi çabucak unutarak maviliklere kanat açan bir martı o.
O, kendi kendisinin terapisini hazırlayan kişi. Kırk yıllık denizci gibi, İzmir’in ünlü 9 Eylül Gazetesindeki köşesinde başına giydiği kaptanlık şapkasıyle yazı yazan kişi, işte Bu bizim Çelikkanat. Alimallah, her seferinde, yazısı bile deniz kokar Çelikkanat’ın. İşte aynı Çelikkanat, kitabı için şunları dedi: "
DENİZ KOKULU KİTAP : İkinci Liman’ın deniz kokulu bir kitap olduğunu söyleyen Kaya Çelikkanat, “60 yıllık meslek yaşamım boyunca biriktirdiğim öyküleri ve 10 bini aşkın köşe yazımdan oluşan makalelerin bir kısmını bu kitapta topladım. Bu ilk kitabım, kitabım da benim gibi 82 yaşında. Böylesine güzel ve anlamlı bir organizasyonu gerçekleştirdiği için Başkanımız Atila Sertel’in şahsında Cemiyet yönetimimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

.
Kanatları çelikten işte bu duayenimiz için toplandık Basın Kulübünde. Bir gözü arkadaşlarında, bir gözü, yağmurlu fırtınalı denizdeydi. Eski ve yeni dostlar bir araya geldi. Sıraya girerek yaş günü pastası kesildi. Sonra da kitapların imzalanmasına sıra geldi. Ertesi gün akşamına da, bir başka yerde sofralar yine kurulacaktı. En çok bu duyuruldu. Fikir neyse, zikir de odur misali, bu balıkçı Çelikkanat, Balıkçı Halikarnas’a yetişti ha yetişecek.

Güzel bir gündü. Dostlar bir araya geldiler. Anılar tazelendi. Dağarcıkta ne varsa, çıkın çıkın açıldı, saçıldı. Kahkahalarla sırça saraylar yaratıldı ve espri küpü halinde o sırçalar yerle bir edildi. Yeni baştan espriler tırmanarak, yeniden sırça saraylar yaratıldı batan güneşin kızıllığını vurduğu Karataş’tan. Karataş’taki Basın Lokali, bir “onur kaynağı” idi.
Deniz bile kapının önünde kıpır kıpırdı. Kaya’sını denize çağırıyordu. Onunsa, imza atmaktan parmakları uyuşmuştu.

( Sol BAŞTA ) iZMİR' İN ÜNLÜ GAZETECİLERİNDEN ÜNAL TÜMİN, SAĞ BAŞTA DA HULUSİ ŞENEL, İZMİRİN ESKİ BELEDİYE BAŞKANLARINDAN YÜKSEL ÇAKMUR İLE BİRLİKTE. (soldan 2 NCİ)

BİZ DE SIRAYA GİRİNCE, GAZETECİLER CEMİYETİNİN BASIN TEMSİLCİSİ, BİZİ DE GÖRÜNTÜLEMİŞ. EH, BİZ DE YAN CEBİMİZE KOYDUK. BASINCILARIN ADETİNDEN DEĞİLDİR KARELERDE YER ALMAK. BU KURALI, GÖZ GÖRE GÖRE ÇİĞNEMİŞ OLDUK.


DUAYEN GAZETECİ KAYA ÇELİKKANAT, DUYGULU KONUŞMASINI YAPARKEN. HEM YAŞ GÜNÜYDÜ, HEM DE KİTAP İMZA GÜNÜYDÜ. İKİSİNİ AYNI GÜNE DENK GETİİRDİ. TIPKI DENİZDE, TEK OLTA İLE NASIL BALIKLARI ÇİFTER ÇİFTER YAKALAMASI GİBİ.. BU KAYA ÇELİKKANATA AKIL SIR ERMEZDİ. AMA DOSTLARI, RAKI SEVER, BALIK SEVER, DENİZ SEVER, BASIN SEVER DOST ÇELİKKANAT' İLE BİRLİKTE BASIN KUILÜPTE DUYGULU NOSTALJİK ATMOSFERDE ARKADAŞLARI İLE BİR ARAYA GELDİLER.

KAYA ÇELİKKANAT, HULUSİ ŞENEL İN KİTABINI İMZALARKEN HULUSİ ŞENEL, AVUSTRALYA'DAKİ GAZETECİLİKTEN, İZMİR GAZETECİLİĞİNE TRANSFER OLDU. KENDİSİ AYNI ZAMANDA MİLLİYET BLOG YAZARLIĞINA DA YENİ BAŞLADI. ( Solda ayakta olan )

ÜNAL TÜMİN' LER, HALİL HÜNER'LER. EMEKLİ OLMALARINA RAĞMEN KALEMLERİNİ ELLERİNDEN BIRAKMAYANLARDAN. HEPSİ DE AYNI DEVRENİN ÇALIUŞANLARI, BASIN KULÜBÜNDE ZAMAN ZAMAN BİR ARAYA GELİRLER.. İMZA GÜNÜNDE ÇELİKKANADI YALNIZ BIRAKMADILAR.

KAYA ÇELİKKANADI DENİZDE BALIKLAR, KJARADA DA KADİM DOSTLARI ÇOK SEVER. DİĞER YAŞGÜNLERİNİN BİRİNDE CEMİYET BAŞKANI ATİLLA SERTEL, KENDİSİNE, MEZESİYYLE BİR ŞİŞE RAKI İKRAM EYLEMİŞTİ. O, KENDİ HALİNDE BİR DUAYEN. HEM İÇER, HEM BALIKLARARLA SÖYLEŞİR. TUTTUKLARINI DA ARKADAŞLARI İLE DENİZ KENARINDAKİ MALİKANESİNDE DOSTLARYLE PAYLAŞIR. İŞTE BİZİM KAYA BUDUR. HEP BÖYLE KALACAKTIR. YAŞ 81 AMMA, O, ÜÇ YAŞ EKSİĞİNİ SÖYLER DAİMA. NUFUSA YAZDIRILIRKEN, GECİKİLMİŞ. BU HATA YÜZÜNDENDİR ONUN VİTES KÜÇÜLTMESİ. EN ÜSTTEKİ RESİMDE SANDALDAKİ KENDİSİDİR. KİTABIN KAPAĞI OLARAK.

KIZA ZAMANDA KİTAPLAR TÜKENDİ.

ÇELİKKANAT YÜKSEL ÇAKMUR VE DOSTLAR, PASTA KESMEDERN PEŞPEŞE ESPRİLER PATLATTILAR. KAYA BİR NEFESTE MUMLARI SÖNDÜRDÜ, YALNIZ BİR TANESİNİ BIRAKTI. SORDULAR "NİYE ÖYLE, ONU DA SÖNDÜR" HAYIR DEDİ KAYA. O DA OLTANIN YEMİDİR O, BALIKLARA AYRAAILDI" DİYE CEVAP VERDİ. ANALAYACAĞINIZ, BİZİM KAYA ÇELİKKANADIN AKLI FİKRİ DENİZDE KALDI O YAĞMURLU GÜNDE.






UĞUR DÜNDAR DA İZMİR'Lİ OLDU BİLİYORSUNUZ. O ZAMAN RAHATÇA DİYEBİLİRİZ "IZMİR' İN DUAYEN GAZETECİLERİ BİR ARADA, ÖN TARAFTA SANDALYEYE OTURTTUKLARI KAYA ÇELİKKANAT İLE BİR ARADA."