- Kategori
- İzmir
İzmiri kim yaktı?

vikipedi'den
"1922'de büyük yangını kimlerin çıkardığı halen tartışma konusudur. İzmir üç gün boyunca yanmıştır. Sahil şeridi neredeyse kül olmuştur. Yüzlerce yıl Levanten kültürüyle beslenmiş olan İzmir'de her şey 9 Eylül 1922 sonrasında değişmiştir. Çağdaş mimari yapılar, sosyal yaşam, genel kültür..."
Kitabın arka kapağında bunlar yazılı. İngiliz gazeteci Giles Milton'un "Kayıp Cennet; Smyrna 1922- Hoşgörü kentinin yıkılışı-" adlı kitabından bahsediyorum.
Yazar, daha çok o günleri yaşayanların günlüklerinden hareketle meydana getirmiş eserini... Yaşayan bazı tanıkları da dinlemeyi ihmal etmemiş.
Yine kitabın arka sayfasında verinlen spotta söylendiği gibi; "kendi tarihimize dışardan nasıl bakıldığının bilinmesi" istenmiş, kitabın yayınlanmasıyla..
Bornova'da yerleşik bulunan Levantenler merkez alınarak, İzmir'in tarihi ve kültürü harmanlanmış. O günün Smyrna'sında Levantenlerin yanısıra Yunanlılar, Ermeniler ve tabii az sayıda da olsa, Müslüman Türkler yaşıyor.
Ancak, İzmir'i bir "hoş görü" kenti yapan kültür Levanten kültürü. Sadece bu değil, o günün şartlarında İstanbul'un iki katı ihracat yapan İzmir'in ekonomik gücünü de Levantenler yürütüyor.
İngiliz tebası oldukları halde İngilteriyi hiç bilmeyen bu topluluk, ticari zekaları ve eğlenceli hayat anlayışlarıyla, kendilerine özgü ilginç bir topluluk..
Yaşlı İzmirlilerin hala hatırladıkları Whittall'ler, Giraaud'lar, Wood'lar, Brusailles'ler...
Yazar, Yunan işgali ile Anadolu'nun bir çok köyünde çapul yapıldığını, Türk kadınlara tecavüz edildiğini de yazıyor. Ancak, ağırlığı 9 Eylül'den sonra Smyrna'da yaşananlara ayırmış..
Bunlar içerisinde en önemlisi de, İzmir'i bütünüyle yakıp kül eden büyük yangının nasıl çıktığı konusunda söyledikleri... Benim, bu yazıyla amacım da, kitap tanıtımı değil, yazarın bu iddiasını tartışmak:
Yazar, dönemi yaşayan kişilerinin-bunlar Rum ve Ermeni asıllı- anılarından yola çıkarak İzmir yangınını Türk askerlerinin çıkardığını iddia ediyor.
Buna göre, Türk askerleri 9 Eylül'de İzmir'e giriyor ancak yangın bundan tam dört gün sonra yani 13 Eylül'de İzmirin Ermeni mahallesinde başlıyor.
Rüzgarın ters esmesiyle yayılan yangın, kısa zamanda tüm İzmiri içine alıyor.
Bundan sonra tam bir insanlık dramı... Yangının karadan kıyıya sürdüğü gayr-ı müslümler İzmirin kıyı bandında sıkışıyor. Günlerce süren bekleyişlerden sonra peyderpey deniz yoluyla İzmirden götürülüyor bunlar...
Bizim bugüne kadar öğrendiğimiz İzmir yangınını, şehiri terk etmekte olan Yunan askerlerinin çıkardığı idi. Oysa, bu kitapta kundakçılık suçu tamamen, yazarın ifadesiyle "Mustafa Kemal'in askerleri" ne yükleniyor.
Savaşlar, insanlığın "cinnet" halidir, buna hiç şüphe yok... Barış zamanında en merhametli görünen insanlar bile, savaş zamanında içlerindeki şeytanın ortaya çıkmasıyla cellata dönüşebiliyor. Yazarın iddiasına göre, Yunanlıların işgal ettikleri Batı Anadolu köylerinde yaptıklarını, kurtarıldıktan sonra Türk askerleri de İzmirde yapıyor.
Bu iddia ne kadar doğru olabilir?
1-Şehri ele geçirmiş bir ordu, neden ele geçirdiği şehri ateşe versin? Bunun makul bir sebebi görünmese de, Yazar, Türklerin "etnik temizlik" amacıyla ve Mustafa Kemal'in bilgisi dahilinde İzmir yangını çıkardıklarını iddia ediyor.
2-Bu iddialar doğru değilse bile, bütün dünya bu tür eserleri okuyup bunlara göre kanaat oluşturuyor. Bizim de kendi doğrularımızı anlatmak adına ciddi çalışmalar ortaya koyacak tarihçilere ihtiyacamız var. Başımızı kuma gömerek, bunları yok saymak bir şey kazandırmıyor çünkü...
3-Tarihi ideolojikleştirmeden, yaşandığı gibi yansıtmaktan korkmamak gerekiyor. Ancak doğru tarih bilgisi, tarihi acıların yeniden yaşanmamasını sağlayabilir zira. Eğer, tarihi kendi ideolojik duruşunuz için saptırırsanız, bunun geçici bir süre faydası görülebilir ama uzun vadede bu saptırma aleyhinize sonuç verir.
Hoşgörü kenti Smyrna'nın yok oluşunun hikayesini bir İngiliz'in yazdıklarından okumak peşin bir "kuşku"yu gerektiriyor olsa bile, yukarda söylediğim gibi, bu tür eserler dünya çapında yayımlanıp okunuyor. Tedbirleri buna göre almak lazım.
Ben, şahsım adına İzmir'i "Mustafa Kemal'in askerleri" nin yaktığı iddiasına inanmadım; inanmak istemedim. Ama, bu tezleri çürüten ciddi kaynaklar da görmedim.
Bizi ikna etmek kolay ama bütün dünyayı ikna etmek kolay değildir. Tarihin, karanlık sayfaları ile ilgili daha ciddi ve daha objektif çalışmalar yapılmalıdır..
Yaşananlar her neyse, bunları biz kendimiz ortaya koyalım ki, başkalarının bakışaçılarına teslim olmayalım, diyorum.