- Kategori
- Güncel
İzmirli blogcular

Şükrü Beyin yeri
3 Ağustos 2008 Pazar günü, İzmir’li Blogculardan bir kısmı, Sayın Mustafa Mumcu’nun daveti üzerine; Kemeraltı Şükrü Bey’in yerinde fincanda kahve içmek için buluştu. Hani bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler ya. Biz de hatırlanırız umuduyla gittik oraya. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=122979
Mustafa Beyin bu çağrısına yaptığım yorumda. “ Aranızda genç ruhlu ihtiyar bir delikanlıya yer olursa eğer “ demiştim. Bu yorumumu okuyanlar; toplantıya elinde bastonuyla iki büklüm bir ihtiyar geleceğini düşünmüşler.
Biz Eşim Nedime Sultan ile birlikte, her zamanki gibi gene son gelendik. Malum bezmi ekâbir sonradan gelir.
Toplantının yapıldığı yere girdiğimizde bizi tanıyanlar oldu ama biz gene kendimizi tanıtmaktan geri kalmadık.
“ Aranızda genç ruhlu ihtiyar bir delikanlı ile ihtiyar ruhlu genç bir hanımefendiye yer var mı acaba? “ Genç Hanımefendi dediğim 77 yaşında. Onun içi geçmiş ama benim geçmemiş…
Hepsi birden ayağa kalktılar ve karşılarında elinde bastonla iki büklüm birini görmeyince çok mutlu oldular.
İnanır mısınız oradakilerin en genci bendim. Bakmayın siz yaşımın 82 oluşuna. Ben onların hepsisinden de ruhu genç ve dinç olan bir delikanlıydım.
Laf aramızda orada benim gibi genç ve dinç biri daha varmış. Turan Özyurt. Maceraları anlatıla anlatıla bitmedi
Önce Adem Çalışkan başladı anlatmaya.
Adem Çalışkan Bursa’da Çalışkan Kargonun sahibi. Toplantının favorisi o idi. O anlatırken İlhami Aslan Bey devam etti. İlhami Bey de öyle güzel anlatıyor ki: Hepimiz gülmekten katıldık Turan Beyin maceralarına.
Turan Beyin bir hayli marifetleri varmış. Siberalemden bir hanımla tanışmış ve onunla işi pişirmişler. Ama eşi durumu fark etmiş ve yanılmıyorsam eğer o kadının rolünü alarak Turan Beyi bir hayli işletmiş.
Turan Beyle müşterek taraflarımız var. Benim de siberalemzede olduğum anlaşılınca Turan Beyi yanıma oturttular ve iki siberalemzedenin fotoğraflarını çektiler. MB de yayınlarlar mı bilemiyorum.
Mustafa Mumcu Kardeşimiz toplantı için güzel bir yer seçmiş. Kemeraltında Şükrü Beyin Yeri. Fincanda kahve.
Burada kahveler cezvede değil de fincanda pişiyor. Ama nedense bizim kahveler yarım saat geç geldi. Sebebini sorduğumuzda da size özel Yemen’den yeni geldi dediler. Bilmiyorum ne derecede doğru…
Yanı başımızda Özden Bora ( Zirve ) ile Nilüfer Veldet ( Nilüfer ) Hanımlar vardı. Sessiz sedasız hanım hanımcık oturdular ama Eşim Nedime Sultan; muhabbeti bir hayli koyulaştırdı onlarla.
Diğer tarafta Ahmet Üstündağ ile Ali Açıkgöz çok samimiydiler. Mustafa Mumcu’nun ara sıra yaptığı şakalara da sessiz kaldılar.
Yakamoz arkadaşımız Murat Gülcek ile eşi Hülya Gülcek Hanıma çok bozuldum! Nedenini sorarsanız; beni elinde baston, iki büklüm bekleyen onlarmış. Bastonsuz ve dimdik görünce elimi değil de yanaklarımı öpmeleri hiç hoşuma gitmedi! Yan cebime koy. Affetmeyeceğim onları. Bir de minnacık sevimli mi sevimli bir kızları vardı ki nanaklarını ısırasım geldi.
Mavilim Ufuk Gürol’dan hiç söz etmeyeceğim. Çünkü ona küsüm! Benim çok yaşlı olduğumu yüzüme ilk vuran o oldu!
Sayın Talip Bölükbaşı’nın yangın söndürme uçağı için başlattığı kampanyanın linkini gönderdiği zaman; ben; yanlışlıkla İlyas Bayram Beyin ihtiyarlıkla ilgili bir bloğu ile karşılaşınca, alınmış ve bir hayli hırpalamıştım onu! Sonradan nasıl özür dileyeceğimi bilemedim. İhtiyarlık işte…
İzmir’li Blog Yazarlarının Barınak Kafe toplantısına gelemeyip, eşimin yaptığı kekin methiyesini duyunca; bir dahaki toplantıda Nedime Sultan’dan tuzlu bir şeyler isterim diye tutturmuştu. Ben de o dediğin bize çok tuzluya mal olur diye espri yapmıştım. Nedime Sultan bugün bu espriden haberdar olunca tuzlu bir şeyler yapıp getirmediğine çok üzüldü. Önceden haberim olsaydı yapmaz mıydım ben mavilim için tuzlu bir şeyler diye hayıflanıp durdu.
Bu arada Adem Çalışkan Beye de çok bozuldum! Sen kalk Bursa’dan buralara kadar gel, misafirimiz ol. Sonra da bizlere beş kuruş dahi ödetmeksizin bizi misafir et. Olacak şey mi bu? Kendisine çok teşekkür ederiz.
Unuttuğumuz biri var. Blog yazarlarımızdan Alev Meisel'in Eşi Robert Meisel. Alev Hanım ameliyat geçirdiği için gelememiş ama Eşi Robert Beyi göndermiş. Robert Bey çok efendi bir insan. Kendisiyle tanışmaktan çok mutlu olduk. Gayet güzel de Türkçe konuşuyor. Eşine acil şifalar dileriz
3 Ağustos 2008 tarihi: İzmirli Milliyet Blogcuları için güzel bir gündü.
Tertipleyenler sağ olsun… 4 Ağustos 2008