- Kategori
- Güncel
Japon, dostça uyarıyor!

internetten alınmıştır
Nükleer Santaller, günümüzde sadece verimli bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda siyasi gücün önemli bir agumanıdır, bu kesin...Nükleer yatırımları olan ülkeler, aynı zamanda nükleer silah sahibi gibi de göründüğünden siyasi bir güç edinmiş oluyorlar.
Ne var ki, çok iyi niyetlerle yapılan nükleer enerji santralleri bile, bir gün geliyor kendi ülkesine vuran silah haline dönüşebiliyor.
Bunun dünyada çok acı örnekleri var... En son ve en etkili örneklerden biri de Japonya'da meydana gelen büyük deprem ve tsunami'den sonra zarar gören Fukişima Nükleer Santralidir.
Dokuz şiddetindeki deprem ve sonrasında meydana gelen tsunamiden etkilenen Santralin reaktörlerinde meydana gelen çatlamalar nükleer sızıntıya sebep olmuş ve binlerce insanı etkilemişti.
Türkiye de son yıllarda nükleer enerjinin peşine düştü... Aslında, güçlünün haklı olduğu bugünki dünya düzeninde nükleer enerji sahibi olmak arzusu anlaşılmaz bir şey değil...
Türkiye, gerek Rusya'yla gerekse Japonlarla görüşmeler yaparak üç ayrı nükleer santral kurmak istiyor. Bu projeler hayata geçmek için gün sayıyor.
İşte tam bugünlerde bir Japon'dan dostça bir uyarı geliyor. Hani, Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini hiç istemeyen Avrupa'dan gelse buna "dostça" demeyecektim..
Ancak, Japonya'nın eski Başbakanı Naoto Kan, bir açıklama yaparak Başbakanlığı döneminde o zaman Türkiye Başbakanı olan Tayyip Erdoğan'a nükleer enerjiyi tavsiye ettiği için çok pişman olduğunu ifade ediyor.
Keşke hiç tavsiye etmeseydim, diyor Japon Kan... Nükleer enerjinin güvenlisinin olmadığını, en güvenlisinin bile terör saldırılarına uğrarsa güvensiz olabileceğini ifade ederek, Türkiye, geri kazanılabilir enerji yöntemlerine başvurmalıdır, diyor.
Dediğim gibi, bu işlerden canı çok yanmış Japon dostlarımız bu tavsiyeyi yapıyorsa, bunu dinlemek lazım. Gerçekten nükleer enerji bizim için mutlaka gerekli midir?
Hem deprem kuşakları üzerinde bulunan, hem de her zaman hainane saldırılara açık bir ülkeyken nükleer enerji santralleri kurmak tehlikeli olmaz mı?
Ben bu Japon'un uyarılarına kulak verilmesinden yanayım. Nükleer sızıntınan nasıl bir bela olduğunu Çernobil faciasında biz de yaşamıştık... Karadenizdeki kanser vakalarında onun etkisi olduğu hala iddia edilen bir durumdur.
Güneş enerjisi, Rüzgar enejisi gibi daha masum yollar dururken nükleer enerji gibi, adeta diken üstünde bir sistemin istenmesini makul bulmuyorum.
Evet, düşmandan gelebilecek bir atom bombası da çok can yakabilir ancak evinizde yaptığınız bir nükleer santral daha büyük tehdit de olabilir.
Ben şahsım adına bunu bir kere daha düşünüp bu yazıyı yazdım... Türkiye de bunu bir daha düşünüp ondan sonra karar vermeli.
Korkulu rüya görmektense uyanık kalmak daha iyidir, diyen atasözü tam da böyle durumlar için söylenmiş olmalı...
Bazı şeylerin geri dönüşü yapılmasından çok daha pahalıya mal olabilir zira!