- Kategori
- Spor
Jübile Maçı Gibi: 0-0

***Başkanlar başbaşa***
Bir önceki yazımı bitirirken şöyle yazmıştım; bu maçın etkisi, haftasonu MKE-Ankaragücü maçında ve hatta Salı günü Sevilla maçında hissedilecek, diye. Maalesef yanılmamışım, yine elimizden güzel bir fırsatı kaçırdık ve iki puan kaybettik. Maçın başından sonuna ne mücadele vardı ne de istek. Üstelik MKE-Ankaragücü'nde de yoktu, biraz bastırsa galip gelebilirdi. Onlar da beraberliğe razı oldu, ne de olsa renkdaşımız. Sarı-lacivert çubuklu formayla oynadılar, zaman zaman daldırıp rakip oyuncuları bizimkiler sandım, sahiplendim neredeyse.
Aynen bir Jübile maçı gibiydi, öyleymiş zaten;
Maç sonunda Başkan Celal Aydın, duygusal bir konuşma yaptı, bugün onun doğum günüymüş ve başkan olarak son maçını izlemiş. Meğer bizim takım, maçı ona ithaf etmiş, haberimiz yok! Saygıda kusur etmeyiz, biz büyük TAKIMIZ vesselam!
İroni yapıyorum tabii ki. İyi oynayınca severim, kötülerse yererim, hem de herkesten fazla.
Maç, bu sezonun en temposuz ve keyifsiz maçı olarak nitelendirildi, maç boyunca 8 faul yapmış Fenerbahçe, ikisi Kemal'in. Kemal çok kötü oynadı. Alex, 4 kişinin markajında, nefes alamadı, zaten hafif sakatlığı varmış, köşe vuruşlarını bile pas olarak verdi, onlarda hücum olarak kalemizde tehlike yarattı.
Serdar, kalesinde çok iyiydi, kedi gibi yakaladı topları. 7 aylık sakatlıktan sonra ilk maçında mükemmel bir performans gösterdi. Aferin ona ve hoş geldin yeniden kalene, diyorum. Volkan, son haftalarda çok yoruldu ve yıprandı, bu nedenle Serdar'ın dönüşü, zamanlama açısından tam isabet oldu.
Zico, Aurelio ve Deivid'i dinlendirmek istemiş. Aurelio, gerçekten çok yoruldu, Maldonado'nun hesapta olmayan sakatlığı teknik direktörün hesaplarını altüst etti. Formayı kaptırma korkusu yaşayan Selçuk bile, çok iyi iken rehavete kapıldı, mecbur oynayacak nasılsa, yerine geçecek kimse yok. Bugün aynen Bursa maçında görüldüğü gibi, bizim yedeklerin çoğu sapır sapır dökülüyor. Ben en çok Önder'de hayal kırıklığı yaşıyorum, travmaya uğramış gibi sanki, korkak ve ruhsuz olmuş. Gökhan Gönül'ü çok aradı gözlerimiz.
Geçen yılın paylaşılamayan oyuncusu Ali Bilgin, oynamadan yorgun, bir de o kadar tantana yapıldı Antalyaspor'dan alınırken, değmezmiş. yazık oldu o paraya, Yılmaz Hoca'nın ahı tuttu belki de.
Bir de Carlos, yokluğu her yönden çok belli oluyor...
Carlos, çabuk iyileş ve dön sahaya!
Vederson- Uğur ikilisi tam anlaşamıyor. Vederson, Ankara günlerinde çok çok iyiydi. Şutları ya tribüne gidiyor ya da rakibe çarpıyor. Bugün savunmada çok zayıf kaldı, iyi ki Serdar günündeydi, 3-4 golü kurtardı. Yasin zaten kötünün ötesinde, inşallah sezon sonu münasip bir kısmet bulurlar ona veya kiralık verirler.
Kazım, ortalıkta en çok dolanan oyuncuydu ama etkili değildi, arada dayak da yedi. Uğur Boral, iyi olmasına rağmen oyundan alındı, sanırım Sevilla maçını düşünerek, sakatlanmasın, diye.
Zico, 1 puana sevindiğini söyledi. Oynayamıyorsan oynatma taktiği uygulanınca futbol olmuyor, oyun zevk vermiyor, dedi. Ve ilk defa bu kadar seri bir şekilde konuştuğunu izledik Zico'nun, oyuncular tempoyu artırmasa da Zico, konuşma temposunu artırmış.
İki gün sonra 3 Mart, Zico'nun yaş günü, insan bir armağan sunmaz mı? Ne biçim adamlarsınız? Bizi düşünmüyorsanız, onu düşünün. Zor ama belki, bir gün sonraya bırakmışlardır, kim bilir!
Turkcell Süper Lig'de bugün oynanan 3 maç beraberlikle sonuçlandı, darısı yarınkilerin başına. Umut fakirin ekmeği... Eğer bu akşam Fenerbahçe yenseydi, Galatasaray maça asılırdı, liderliği bize kaptırmamak için, Beşiktaş'ın şansı yoktu, şimdi her ikisi de aynı davranacak. Kalecisi iyi olan kazanacak.
Hakem faktörü ne kadar olacak bakalım, en çok onu merak ediyorum, sonuçta bu da bir ezeli derbi, bizimkiler gibi hayati olmasa da....Benim gönlüm beraberlik istiyor, birisi galip gelecekse de Beşiktaş olsun. Kartal didiklesin cimbomu....Cimbom yenerse, MB'nin cimcimleri üşüşür buraya, izdiham olur yorumlarda...yarın olsun bakalım!
Havadan sudan yazdım bugün, yazacak çok şey yoktu, ne yapayım? İdare edinverin gari...
İyi geceler!
Aynen bir Jübile maçı gibiydi, öyleymiş zaten;
Maç sonunda Başkan Celal Aydın, duygusal bir konuşma yaptı, bugün onun doğum günüymüş ve başkan olarak son maçını izlemiş. Meğer bizim takım, maçı ona ithaf etmiş, haberimiz yok! Saygıda kusur etmeyiz, biz büyük TAKIMIZ vesselam!
İroni yapıyorum tabii ki. İyi oynayınca severim, kötülerse yererim, hem de herkesten fazla.
Maç, bu sezonun en temposuz ve keyifsiz maçı olarak nitelendirildi, maç boyunca 8 faul yapmış Fenerbahçe, ikisi Kemal'in. Kemal çok kötü oynadı. Alex, 4 kişinin markajında, nefes alamadı, zaten hafif sakatlığı varmış, köşe vuruşlarını bile pas olarak verdi, onlarda hücum olarak kalemizde tehlike yarattı.
Serdar, kalesinde çok iyiydi, kedi gibi yakaladı topları. 7 aylık sakatlıktan sonra ilk maçında mükemmel bir performans gösterdi. Aferin ona ve hoş geldin yeniden kalene, diyorum. Volkan, son haftalarda çok yoruldu ve yıprandı, bu nedenle Serdar'ın dönüşü, zamanlama açısından tam isabet oldu.
Zico, Aurelio ve Deivid'i dinlendirmek istemiş. Aurelio, gerçekten çok yoruldu, Maldonado'nun hesapta olmayan sakatlığı teknik direktörün hesaplarını altüst etti. Formayı kaptırma korkusu yaşayan Selçuk bile, çok iyi iken rehavete kapıldı, mecbur oynayacak nasılsa, yerine geçecek kimse yok. Bugün aynen Bursa maçında görüldüğü gibi, bizim yedeklerin çoğu sapır sapır dökülüyor. Ben en çok Önder'de hayal kırıklığı yaşıyorum, travmaya uğramış gibi sanki, korkak ve ruhsuz olmuş. Gökhan Gönül'ü çok aradı gözlerimiz.
Geçen yılın paylaşılamayan oyuncusu Ali Bilgin, oynamadan yorgun, bir de o kadar tantana yapıldı Antalyaspor'dan alınırken, değmezmiş. yazık oldu o paraya, Yılmaz Hoca'nın ahı tuttu belki de.
Bir de Carlos, yokluğu her yönden çok belli oluyor...
Carlos, çabuk iyileş ve dön sahaya!
Vederson- Uğur ikilisi tam anlaşamıyor. Vederson, Ankara günlerinde çok çok iyiydi. Şutları ya tribüne gidiyor ya da rakibe çarpıyor. Bugün savunmada çok zayıf kaldı, iyi ki Serdar günündeydi, 3-4 golü kurtardı. Yasin zaten kötünün ötesinde, inşallah sezon sonu münasip bir kısmet bulurlar ona veya kiralık verirler.
Kazım, ortalıkta en çok dolanan oyuncuydu ama etkili değildi, arada dayak da yedi. Uğur Boral, iyi olmasına rağmen oyundan alındı, sanırım Sevilla maçını düşünerek, sakatlanmasın, diye.
Zico, 1 puana sevindiğini söyledi. Oynayamıyorsan oynatma taktiği uygulanınca futbol olmuyor, oyun zevk vermiyor, dedi. Ve ilk defa bu kadar seri bir şekilde konuştuğunu izledik Zico'nun, oyuncular tempoyu artırmasa da Zico, konuşma temposunu artırmış.
İki gün sonra 3 Mart, Zico'nun yaş günü, insan bir armağan sunmaz mı? Ne biçim adamlarsınız? Bizi düşünmüyorsanız, onu düşünün. Zor ama belki, bir gün sonraya bırakmışlardır, kim bilir!
Turkcell Süper Lig'de bugün oynanan 3 maç beraberlikle sonuçlandı, darısı yarınkilerin başına. Umut fakirin ekmeği... Eğer bu akşam Fenerbahçe yenseydi, Galatasaray maça asılırdı, liderliği bize kaptırmamak için, Beşiktaş'ın şansı yoktu, şimdi her ikisi de aynı davranacak. Kalecisi iyi olan kazanacak.
Hakem faktörü ne kadar olacak bakalım, en çok onu merak ediyorum, sonuçta bu da bir ezeli derbi, bizimkiler gibi hayati olmasa da....Benim gönlüm beraberlik istiyor, birisi galip gelecekse de Beşiktaş olsun. Kartal didiklesin cimbomu....Cimbom yenerse, MB'nin cimcimleri üşüşür buraya, izdiham olur yorumlarda...yarın olsun bakalım!
Havadan sudan yazdım bugün, yazacak çok şey yoktu, ne yapayım? İdare edinverin gari...
İyi geceler!