​ Just like me, ha?.. / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '06

     
    Kategori
    Mizah
     

    Just like me, ha?..

    Yabancı dil ve bir reklam hakkında sulu analiz... İngilizce düşünüp, Türkçe konuşmak ya da tam tersi. İş hayatında yabancı bir dille düşünmek, konuşmak, yazmak zorunda olan kişi, ana dilini kullanmak zorunda kalınca bazı hatalar yapabilir mi?

    Örneğin; yazılarını sular seller gibi okuduğum, Akşam Gazetesi’nin köşe yazarlarından biri böyle masum bir hata yaptı ve köşesinde de özür diledi. Kullandığı ifade; İngilizce düşünülürse, kimsenin tavuğuna kışt demiyor ama Türkçe'ye döküldüğünde yanlış anlaşılıyor. Zaten kendisi de durumun İngilizce düşünüp, Türkçe yazmasından kaynaklandığını açıkladı.

    Türkçe düşünülüp İngilizce yapılmış bir reklamda, bir boru hakkında arkadaş "İçinden bir çok şey geçiyor ama sen hiçbir şey duymuyorsun" diyor. Biraz empati yapalım ve bir İngiliz’in bu reklamı izlerken neler düşünebileceğini anlamaya çalışalım..

    1- Adam duygusal bir kişiliğe sahip olduğunu ama içini dökemediğini, hislerini dillendiremediğini ima ediyor.
    2- Adam o kanalizasyon zincirinin ilk halkasının kendisi olduğunu biliyor ve "ben ne yersem yiyeyim, sindirim sistemimdeki borulardan sessizce geçer ve tahliye olur" demek istiyor.

    Bir çoğumuzun 1.şık dediğini biliyorum. Ama ben İngiliz’in 2. şıkkı seçtiğini düşünüyorum. Böyle düşünmek içinde haklı sebeplerim var. Mantığını ön plana çıkarıp, duygusallıktan uzak ve analitik düşünen bir İngiliz;

    1- Romantik duyguların, içinden malum malzeme geçen bir boruyla özdeşleştirilmesini aklının ucundan bile geçirmez,
    2- Borudan sessizce geçen şeylerle, adamın içinden (sindirim sisteminden) geçen şeylerin nihayetinde aynı malzeme olduğunu düşünür,
    3- Reklamı izlediğine göre Türkiye’de bulunmaktadır. Tahıl, soğan ve acı ağırlıklı beslenme alışkanlığının, bu eylemi daha da gürültülü hale getireceğini bilir ve inandırıcı bulmaz.

    Ben yine de işin duygusal kısmına inanıyorum ve "Dil ve Bilinç" başlıklı yazısı ile bu konuda ipuçları veren Sn. Serhat Tuna’nın bir çeşit refleks olarak da kabul edilebilecek "yabancı bir dille düşünüp Türkçe ifade etmek" veya tam tersi konusunda fikirlerini merak ediyorum..

     
    Toplam blog
    : 1
    : 942
    Kayıt tarihi
    : 22.11.06
     
     

    44 yaşındayım. 20 yıllık dış ticaret yöneticisiyim. Okumayı, yazmayı, gezmeyi, kedileri, köpekleri s..