- Kategori
- İnançlar
Kâinatın Yaratılışı ve Büyük Patlama Hakkında
Duyu organlarının belirttiği üşüme, sıcaklama, sel, fırtına, deprem, göktaşı düşmesi gibi hayati tehlikeye yol açabilen olayların, içgüdüsel hislerin yanında, aklı; zekâyı çalıştırıcı etkisinden kaynaklanan farkındalığın, belli aşamalara yol açmış olması muhtemeldir. Akıl ve zekâ, önceki zamana göre inkîşaf edince, daha önemli düşünceler oluşup yayılmıştır.
Hayli zaman sonra aklı kullanma tecrübesi artmış, ön tedbirler alma, öncelikleri sıralama, gibi girişimler oluşmaya başlamıştır. Bu olasılıklar uyarınca insanlar, önce dünyanın belki de kâinatın varlığını kavramaya başlamıştır. Herkes, her fırsatta gökyüzüne bakar olmuştur. Farkında olarak veya olmayarak gökyüzünün, en büyük ve gizemli hayal kaynağı oluşundan yararlanma yoluna girmişlerdir. Bütün canlıların temsilcisi rolünde olduğunu düşünmeden kabullenmiş gibi, bu hayal büyüklüğünce, Kâinatın ve Dünyanın varlığını anladılar ve kendilerinin Dünyanın üzerinde yaşadıklarını, Dünyanın, boyutlarını bilmedikleri bir Kâinatın, olması gereken bİr köşesinde olduğunu kurgulamaları en güzel ve denk gelen bilinç kaynağı olmuştur..
Düşünüle bilinen, uzun öğrenme zamanı şeridinin sonlarında, bilim âlemi aydınlanmaya başlamış ve büyük, küçük bir çok bilinmeyenler ile tereddütlü olanlar aydınlığa kavuşmaya başlamıştır. Bunlardan en önemlisi de, uzağında ve yakınında bulunanlarla birlikte Dünyamız ve Kâinatımızdır.
Zamanın olgunlaştırdığı akıl ve zihinlerdeki görüş açısı değişikleri sonucu, gelişmelere paralel olarak düşünce ve konu başlıklarını kapsayan felsefi, matematiksel, teknolojik düşüncelerde önemli gelişmeler oluşu, insanın çok değişik ve değişken olabilen üst değer özelliklerinin eseridir.
Kâinatın yaratılışında ne Newton’un çekim teorisinde, ne Albert Einstein’in durağan evren teorisinde var olan seviyeye, kesin sonuç olduğu gözüyle bakamayız. Daha uzun bilimsel sürelerin, bu gün için kavranması güç denilebilecek işlemleri ve neticeleri, zamanı geldiğinde insanlığa sunacağı muhakkaktır. Evrenin oluşumunun başlangıç anı ve oluşumunun öncesindeki ve sonrasındaki,( mesela birkaç mikro saniyelik ) sezilen anlaşılmazlıkları ( açık kalmış uçları) Büyük patlama teorisi, hala kapatabilmiş değildir. Zaman, Bu konuyu da olması gereken gerçeğine getirecektir. Sonsuzluğu irdeleme, başlangıcın çözümünde, geleceğe daha çok yapım ve yükümlülük bırakmaktadır.
Albert Einstein, Newton’un tamamlayıcı olarak seçtiği “Kozmik İtme” fikirlerinin, bir teori yeterliğinde olmadığını, gözlem de dahil herhangi bir değer ifade etmediğini belirtmişti. Büyük patlamanın da ilgili bilimlere göre ve düşünce akışı içindeki boşluklar açısından yeterli değeri henüz ifade etmediğini söyleyenler olabileceği, bu söylemlerin rehberliğinde yeterli seviyeye ulaşılacağı kanaatindeyim.
Önceleri, bazı bilim insanları, Kâinatınyaratılışından bu güne kadar değişmediğini ifade etmişlerdir. Hep aynı olarak, var olan prensipleriyle ve oluşturulan geçerli sistemlereuygunluğu içindeEvrenin oluştuğu savunulmuştur. Zamanın ilerlemesivebilimin inkişafı, bu konuda da hakikati ortaya koymuştur ; Yapılan gözlemler ve daha gerçekçi uğraşılar sonucu, Kâinatın aralıksız genişlediği bilimsel olarak kesinlik kazanmıştır. Belçikalı bilim adamı Georges Lemaitre de çalışmalarıyla aynı sonuçları bulmuş ve böylece bu bilgilerin kesinliği üzerinde şüpheye yer kalmamıştır.
Kimyacı Antoine Lavoisier’in buluşu olan maddenin sakınımı kanununa göre “kimyasal olaylarda, var olan hiç bir maddenin yok olmayacağı ve hiçbir maddenin yoktan var olmayacağı “ açık bir ifade iken Büyük Patlamadan önce: Her şey sıfır, her yer tam boş, hiçbir madde, hiçbir enerji yok> değil miydi ?… Büyük Patlama Teorisinde; patlama anından itibaren olaya karıştığı belirtilen maddeler, nasıl ve nereden meydana geldi ?
Bir misal verelim: Hiç bir maddenin (Oksijen, hidrojen dahil) ve enerjinin ve zamanın ve de beşeri aklın (bilginin) olmadığı ortamda bir miktar su lazım olsa, bulabilir miyiz? Hayır. İmal edebilir miyiz ? Hayır. Öyleyse BÜYÜK PATLAMA’nın meydana gelişinin İZAHI, bildiğimiz fizik, kimya, matematik ve diğer. bilimlerle mümkün olmamaktadır.
Mümkün olması için : Başka bir gücün bu yokları (maddeleri, zamanı, enerjiyi gerekli araç ve gereçlerle birlikte) tam zamanında orada hazır edebilmesi gerekmez mi ?. Hem de hiç noksanı olmadan, hiç hatası olmadan, her birinin fiziksel ve kimyasal değerleri tam olarak.
Her yapım’ın, her işin, her teşebbüsün önce bir yapım sistemini, ne kadar kısım (Bölüm –ünite…) varsa onların da detay projeleri yapılması gerekeceği . Bu işin yapma kararına ve yapım’ın başlamasına, yetki sahibi olan Makamın yetki vermesi gerekir.
Büyük Patlamada da önce, her türlü araç, gereçle ve iş programı ile birlikte bu planlar, projeler ve yetkiler mevcut kılınmıştır. Böylece murad edilen yerde, murad edilen zamanda Kâinat inşa edilmiş, gelecek olan canlılara ve cansızlara lazım olacak her şeyle birlikte hazır edilmiştir. Yapımın bitişi işletmeye başlanması demektir. Bu her şeyi an içinde hazır edenim kim ?
KUR’AN-I KERİM’in ifadesiyle, “Ahseni Takvim üzere = En güzel şekilde” yaratılan (Tin sr. 4.cü ayt) biz İNSANlar, eğer yapmaya mezun kılınmışsa, yapmayı başarırlar.
İnsanlar, vücutları ile birlikte beş duyu organıyla beraber ve orantılı olarak kendilerine verilen akıl, zeka, hafıza, muhakeme gücü gibi üst değerleri kullanarak, yapmak istediğini yapabilmesi ve esas olarak hayatını idame ettirebilmesi, şahsı ve etrafı için rahat ve huzuru temin ve tesis edebilmesi için çok şeylere doğrudan mezun kılınmışlardır.
Büyük Patlama, canlı cansız her varlığın yaratılışındaki HİKMET’ in gereği; Lazım olan ve lazım olacak olan maddi, manevi her türlü ihtiyacı, temin ve tedarik eden ve yerinde, zamanında, ihtiyaç sahibine bir vesile ile,veren ancak, güç ve kudret sahibi ve her şeyin fevkinde olan Yaratıcıdan başka ne? Kim? olabilir?
YARATICI, maddi ve manevi herşey’i Yoktan var etmeye ve yönetmeye, Canlıların hal ve hareketlerinin kendi akıl, zeka, hafıza, gibi üst değer ölçüle- rine uygun olan, hareketli, hareketsiz her türlü var ve yok oluş gücünün sahibi ALLAH’ (C C) elbette ki üst değeri olmayan cansızların da kendi kanun ve kurallarına uygun her türlü hal ve hareketlerini sağlayan gücün sahibidir. ( Bakara Sr. Ayt:48 – ve Âli İmran Sr. Ayt:27 )
Hiçbir şey boş yere ve boşluk olarak yaratılmamıştır, bu nedenle muhakkak, bildiğimiz veya bilmediğimiz bir işe Kâinatın yaratılışında, Patlama denen olayda lazım olacak Oksijen, Hidrojen, Helyum, - Karbon, Berilyum, Alüminyum – cıva vs. gaz, katı, sıvı maddeler ile görülen, görülmeyen düzenekler ve her şey o anda yaratılmıştır.
Oluşum anında, enerji olarak, ısı, radyasyon, manyetizma gibi bu gün var olduğunu bildiğimiz ve bilmediğimiz nice özellikler de var olmuştur.Büyük Patlama teorisi 90 yıllık mesnetsiz ve muallakta bir temellebugünkü olduğu hali mi, yoksa inandırıcı bir esasa bağlanarak gerçeğeuygun olacağı mı, soruları üzerinde durmak önemlidir.Büyük Patlama teorisinin bundan sonra da belki yıllarca, var olan şüphelerle devam edeceğine ve ne kadar uzak olsa da sonunda daha gerçekçi bir neticeye varacağına inanıyorum.
Kâinatın yaratılışı, KUR’ANI KERİM’in ilgili ayetlerinde izah ediliştir. Enbiya S.ayet: 30 < göklerle="" yer="" birbiri="" ile="" bitişik="" iken="" biz="" onları="" ayırdık="" ve="" her="" canlıyı="" sudan="" yarattık.=""> - (Araf suresi: ayet:54 - Hud S. Ayet: 7 – Nahl s. Ayet: 12,15,16 - Yunus S : ayet :3, 5, 6, 67 - Hicr S. Ayet :85,86-- Secde S: ayet:4,5 - Zümer S: ayet : 5, 6, ve diğerleri)
KURANIKERİM bütün Kâinat için, bütün insanlık alemi için verilmiştir. Âcizane dileğim, her müsait insanın, hangi dinden olursa olsun, incil'i – Tevrat’ı – Kuran’ı Kerim’i hiç olmazsa birer defa okumalıdır.
İslâm bilginleri,1400 lü yılların sonuna kadar sıkı sıkı sarıldığı inancı ile birçok ilimlerde ve fende çok ilerlemiş, fakat bir atalete uğramakla, cevvaliyetini bırakmış , bundan doğan boşluğu, Batı doldurma gayretine girmiştir. Ne mutlu ki Güneşin doğduğu yön değişmemiştir.