​ Kabahatin çoğu senin değil mi çiftçi kardeşim? / Tarım / Hayvancılık / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '09

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
 

Kabahatin çoğu senin değil mi çiftçi kardeşim?

Kabahatin çoğu senin değil mi çiftçi kardeşim?
 

Yurdumuz toprakları atalarımızdan bizlere miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık desem ne dersiniz? Toprağımız, tarımsal verimi ile bizleri hiçbir zaman aç bırakmayacak yeterlilikte ve kalitededir. Sekiz on yıl öncesine kadar dünyada kendi kendine yeten yedi sekiz ülkeden biri olmakla övünürdük. Ne yazık ki doğru olmayan tarım politikaları nedeniyle bugün aynı şeyi söyleyemiyoruz.

Bugün sektör olarak tarım ve Türk çiftçisi, Cumhuriyet tarihinin en bunalımlı dönemini yaşamaktadır. Son yılların tek gerçeği, istisnasız bütün ürünlerde, ürün fiyatlarının düşmesine karşılık girdi fiyatlarının artması, tarım kesiminin gelirlerinin düşmesi, çiftçinin fukaralığa ve çaresizliğe mahkum edilmesidir.
Tarım, yapısı ve stratejik önemi itibariyle her zaman desteklenmesi gereken bir sektördür. Bütün ülkeler bu gerçeğin farkındadırlar ve dünyada özellikle, gelişmiş ülkelerde desteklenmeyen çiftçi yoktur. AB, her yıl ayırdığı önemli kaynaklarla, çiftçisini desteklemiş, bütün sorunlarını halletmiş ve rekabet gücünü artırmıştır. Ama aynı AB, bizde çiftçinin desteklenmesinin yanlış olduğunu, çiftçiye uygulanan sübvansiyonların kaldırılması gerektiğini telkin etmiştir sürekli olarak. Tarımda çalışan nüfusun azaltılmasının AB ‘ ye giriş koşullarından biri olduğuna çiftçi bile inandırılmıştır.

Çivril ile çevre köy ve beldelerinin çoğunda sulu tarım yapılmaktadır uzun yıllardan beri. Sebze ve meyveciliğin gelişmiş olduğu yörelerimizdir buraları. Türkiye’de elma denilince akla gelen üç beş yerden biridir Çivril. Çerezlik ayçiçeğinin en kalitelisi buralarda yetiştirilmektedir. Ama gelin görün ki sulamadan önceki üretimin en az beş kat artmış olduğu yörede çiftçi sürekli yoksullaşmaktadır. Çiftçinin yoksullaşması ile ticaret de olumsuz etkilenmekte , esnaf siftah etmeden kepenk kapatmaktadır bazı günler.

Çiftçilerimiz, öteki ülke çiftçilerinin desteklenmesi sonucu haksız rekabete maruz kalmaktadırlar. Her zamankinden daha fazla desteklenme ihtiyacı vardır. Cumhuriyet tarihinin en büyük sahipsizliğini yaşamakta ve hızlı bir şekilde tasfiye sürecine girmiş bulunmaktadırlar.
Dünyada yaşanan ekonomik kriz, tarım sektöründe de etkilerini göstermiştir. Birilerinin dediği gibi kriz tarımda da teğet geçmemiş, beşli dirgen gibi böğrümüze saplanmıştır. Kriz, tarımsal ürünlerin piyasada bulunmaması olarak değil girdi fiyatlarının sürekli olarak ve orantısız biçimde artışıyla ilgilidir. Öte taraftan ülkemizde başta buğday olmak üzere hububat, tütün, şeker pancarı, fındık, çay gibi ürünlerde ihtiyacın çok üstünde üretim sağlayabiliyor ve hatta bu ürünlerde stoklara gitme mecburiyetinde bile kalıyoruz. Bu arada vurguncu faaliyetler sonucu suni olarak yaratılan un, yağ ve bazı tarım ürünleri fiyatlarında beklenmedik artışlarla karşılaşılmaktadır.
Bir aletsiz, ekipmansız, silahsız, uçaksız, bilgisayarsız vb olmadan yaşayabiliriz, ama bir tarım ürünü olan ekmeği yemeden yaşayamayız. “Alternatif tarım ürünlerine yönelmeliyiz. Babadan kalma usul ve ürünlerle bu iş olmaz” diyenler olur zaman zaman. Fındıktan daha alternatif ürün söyleyebilir misiniz bana. Dünya fındık üretiminin yüzde altmışına yakınını gerçekleştirmiyor muyuz? Bilhassa buğday, tütün, fındık, şeker pancarı üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri içinde yer almakta oluşumuz bir gerçek değil midir?
Dünya fiyatları üzerinde uygulanan yüksek fiyat politikaları sonucu; tütün, çay, fındık, şeker pancarı gibi ürünlerde üretim fazlası oluşurken, ayçiçeği, soya, mısır, çeltik, yem bitkileri gibi ürünlerde ise üretim açığı ortaya çıkmıştır. Bu ürünlerin eksikliğinden dolayı yağ ve yem üretiminde ithalat zorunluluğu doğmaktadır. Bu politikalar sonucu, bütçemiz önemli bir yük altına girmekte, tarım ürünleri ithalatına önemli ölçüde döviz ödenmek mecburiyetinde kalınmaktadır. En önemlisi pazar dengeleri bozularak tarımda plansız bir üretim yapısı oluşmaktadır. Fiyat desteği, girdi desteği gibi uygulanan yanlış destekleme politikaları ile ülke ekonomisi ve tarımımız olumsuz yönde etkilenmiştir. Özellikle AB ile yapılan Gümrük Birliği Sözleşmesi tek taraflı olarak tarım ürünlerinde Türkiye aleyhine çalışmakta ve tamamen ithalata açık hale gelmektedir.

Tarımda, uygulanan politikaların popülist yaklaşımlı ve kısa vadeli oluşu, yapısal önlemlerin alınmaması, destekleme politikalarının tarımsal yapıya uygun olarak belirlenememesi, bilgi ve teknolojinin yeterince ilgili yerlere ulaştırılmaması, Avrupa Birliği açısından ortak tarım politikasının ve stratejilerin halen belirlenmemiş olması, orta ve uzun vadeli tarım politika planlamalarının yapılamamış olması, üretim planlamasına geçilememesi, en önemlisi de çiftçinin örgütlenemeyişi ve gerekli kooperatiflerin oluşturulmaması, tarımla ilgili kuruluşlar, üniversiteler ve üreticiler arasında koordinasyonun yeterince sağlanamaması, üretim yapılan tarımsal arazilerin nüfus artışı ve miras hukuku gereği hızla küçülmesi, gübre, tohum, ilaç, damızlık hayvan gibi önemli girdilerde dışa bağımlı kalınması, tarımsal üretimin piyasaya yönelik bir ekonomik faaliyet olarak geliştirilememesi, tarımsal üretimde doğal koşullara bağımlı olunması ve bunu giderecek sigorta sistemlerinin oluşturulamaması, hayvancılığın dışa bağımlı hale getirilmesi, modern girdi ve teknolojilerin yeterince kullanılamaması, ortalama verimlerin düşük seviyelerde bulunması, tarımsal potansiyelin yerinde ve yeterince kullanılamaması, tarım alanlarının amacı dışında kullanılmasının önlenememesi, toprak, su ve gen kaynakları gibi doğal kaynakların yeterince korunamaması, tarımsal bilgi, üretim, eğitim-yayım sistemindeki aksaklıklar, tarıma ilişkin yetki ve sorumlulukların çeşitli kurumlara dağıtılmış olması, sadece tarıma yönelik bir finans kuruluşunun oluşturulamaması konularında ve bütün bunlara yol açan iktidar partilerine yıllardır oy vermiş olmanla kabahatin çoğu senin değil mi çiftçi kardeşim?


 
Toplam blog
: 190
: 3134
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

Emekli öğretmenim. Yurdunu, ulusunu seven, her konuda sorumluluk sahibi gençler yetişsin istiyorum. ..