​ Kabotaj Bayramı'nda, medyanın hal-i pür melali / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '12

 
Kategori
Güncel
 

Kabotaj Bayramı'nda, medyanın hal-i pür melali

Kabotaj Bayramı'nda, medyanın hal-i pür melali
 

KABATAŞ rıhtımı...


Hükümet, resmi tatillerin bazılarının stadyumlarda kutlanmasını, askeri geçitleri, 23 Nisan'larda Cumhurbaşkanı, Başbakan gibi Devlet Büyüklerinin koltuklarına oturan Devlet Küçükleri'ni engelleyen yasalar çıkarmıştı ama, sanırım 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı ile ilgili bir 'yasak' sözkonusu değildi.

Peki madem bir yasak yok o halde bugün niçin, hiçbir gazete, televizyon bu konuya yer ayırmamış?

Yoksa otosansür mü var? 

Bırakın 'kabotaj'ı, eskiden yapılan ''Başbakan Yıldırım Akbulut, Kabotaj Bayramı kutlamalarını Kabataş'ın düşman işgalinden kurtuluşu olarak anladı...'' türünden haberler bile medyada yer bulamamış.

Lozan karşıtları; kapitülasyonların kalkmasının da bu anlaşmaya bağlı olduğundan olsa gerek, eski kışaklara bugünü unutturmaya çalışıyorlarken, yeni kuşakları ise tamamen ''Kabotaj ne abi?'' düzeyinde tutmaya gayret ediyorlar?

Bunca özelleştirme yapılıp, vatanın her şeyi ''ülkemize para giriyor'' çığlıkları ile haraç mezat satılırken, sevdalısı olduğumuz Sevda Tepesi, Suudi Veliaht Prens Abdullah Bin Abdülaziz'e 

''Vallahi  ayıp oluyor, adam çok üzülmüş'' diye verilirken, doğal olarak onlarca yıl sonra kapitülasyon boyunduruğundan kurtulup yeniden ulusal onurumuza kavuştuğumuz 'Kabotaj Bayramı' kutlamalarına sabotaj yapılmasından daha doğal ne olabilirdi ki?

Kabotaj yerine Milliyet.com.tr'de kendilerine yer verilen haberler, zaten durumu özetlemeye yeterli.

Taraftarların beklediği haber geldi. Galatasaray'da mutlu son. Felipe Melo, Galatasaray'ın önerdiği 2,7 milyon euro garanti para ve maçbaşı 20 bin euro'ya oynamaya RAZI OLDU.

Adama bak, sanki ''Asgari ücretten Zonguldak'ta maden işçisi olur musun?'' demişler de, o da razı olmuş...

İyi vallahi, iyi ki de razı olmuş, Allah da ondan razı olsun, başka ne diyebilirim?

Sonra, Survivor kavgasında Merve'ye sürpriz destek.

Haberde kullanılan fotoğrafta eski Beşiktaşlı Pascal Nouma arkada, şarkıcı Nihat Doğan da önce görülüyor. Nihat, Acun'a seslenerek ''O SMS'ler nereden geliyor?'' diye sormuşmuş. 

Ünlü, yarı ünlü, ünsüz bir sürü adamı, aç aslanların önüne atılmış köleler gibi okyanusta bir adaya bırakıp, sonra da onları millete izlettiren Acun Ilıcalı, meğer gizliden gizliye ordakileri besliyormuş. Yani iddia bu.

Şimdi bilgilerimizi hızlı bir şekilde yeniden şöyle bir hatırlıyoruz. Ada, dört tarafı su ile kaplı kara parçası, kabotaj da, kendi sularımızda özgürce hareket etme, ticaret yapma hakkı.

Bostancı'dan Büyükada'ya Türk kaptanların, Türk bandıralı teknelerle gidebilmesi ile kimse ilgili değil, kargo gemilerimizin yüksek vergi vermemek için yabancı bayrak taşıması, milyoner işadamlarının yatlarına İngiliz bayrağı takmaları kimsenin umurunda değil, ama Atlantik'te suların ortasındaki bir adada, yarışmaya gitmiş on Türk ne yer ne içer, yirmi dört saat göz kırpmadan seyredip SMS atıyoruz. 

Akdeniz'in ortasında sulara gömülmüş pilotlarımızı, acaba yarışmacıların binde biri kadar düşünüyor muyuz? 

Asena'dan canlı yayında, yatak gafı.

''Yapımcının yatağından geçmeyen ünlü olamaz'' mı ne demiş ama, sonradan gaf yaptığını anlayınca da ''Ben ne söyledim öyle?'' deyip toparlamaya çalışmış. 

Bırakın dağınık kalsın. Her şey o kadar birbirine karışmış, doğru ne, yanlış ne birbirine girmiş durumda ki, sizin kırdığınız potun lafı bile edilmez, hiç merak etmeyin beş dakikaya kimse hatırlamaz .

Paris Hilton da paparazziyi dövmeye kalkarken gene fotoğraflanmış. Acayip poporazziler var, sabahtan akşama bak dur, canın falan sıkılmaz.

Hadise frikikte çığır açmış. Tamam diyelim doğru, peki o zaman niye bu akşamki EURO 2012 finalinde biz değil de İspanyollar ile İtalyanlar var? Hayır madem frikikte bu kadar ustaysak, insan haklı olarak biraz da sonuç görmek istiyor.

1 Temmuz Kabotaj ve Denizcilik Bayramı'nda kendisine gazetelerde yer bulabilen şanslı haberlerin sonuncusu da  Sophia Cahill ile ilgili.

Hamile olduğu halde Londra Moda Haftası'nda podyuma çırılçıplak çıkan manken, ''Çünkü aileme bakmak zorundayım'' demiş.

Yazan cahil, oynayan cahil, okuyan da zır cahil olunca, bir CAHİLL de hamile haliyle sahneye çıkmış, ne yani onu mu çok görüyorsunuz, Allah korusun neredeyse ailesi açlıktan ölecekmiş kızcağın, ya ne yapsaydı?

 
Toplam blog
: 344
: 1122
Kayıt tarihi
: 22.07.09
 
 

Okur yazarım. Okur yazarlıktan kastım, okuduklarımı yazmamdır ki, bu yazılarımı genellikle 'kitap..