​ Kadıköy cephesinde yeni bir şey yok!. / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '15

 
Kategori
Futbol
 

Kadıköy cephesinde yeni bir şey yok!.

Kadıköy cephesinde yeni bir şey yok!.
 

Gol, maçın “tek golü”yse, maçla ilgili söylenecekler farklıdır.

Farklılık, olumsuzlukların geri plana düşmesini sağlar,  “golün getirisi”nden yararlanan yakınsa da bunu duyan olmaz. Çünkü “tek gol”,  “bomba etkisi” yapmıştır!

Kuyt’ın, “Kadıköy cephesinde yeni bir şey yok” dedirten golü, birçok “şey”i kurtardı, geri plana itti:

Kuyt, önce, kendisini kurtardı; çünkü kaçırdıklarını kimse dile dolamayacak!

Kuyt,  övgüde hızını alamayanların yakıştırması “dünyanın en iyisi”yle anılanan Cüneyt Çakır’ı kurtardı!

“Çok gol pozisyonuna giriyoruz, atamıyoruz. Burada bir şanssızlık,  tutukluk var. Dilerim, Galatasaray maçında beklediğimiz gol patlamasını yaparız.” diyen İsmail Kartal, daha bir gür konuştu, konuşacak.

Kuyt, İsmail Kartal’a “ömür biçenler”in “vade”yi uzatmalarını sağladı!

Ve o “tek gol”, Galatasaray’ın, Fenerbahçe’nin “bahçesi” Kadıköy’deki “galibiyet hasreti”ne bir “darbe” oldu.

Kuyt, ya o golü atmasaydı?

Attı işte!

Unutulan unutuldu, anımsa bile önemi kalmayacak! Kurtulan kurtuldu, sevinen sevindi!.

*****

Galatasaray, “fırtına” gibi başladı!

Ne “iştah”tı o?

Bir an önce golü bulmak, sonra işi “idare etmek” üzerine kurulu bir oyun. Fark, 4 puan olunca; en azından bunu korumak; fırsat ayağa gelirse, bundan yararlanmak, 7 farkla dönmek!..

Galatasaray, özellikle Burak Yılmaz’la yakaladığı fırsatı harcayınca, “zamandan çalma” akla geldi. Bunun için de özellikle serbest atışlarda “söz dinlemeyen çocuk” gibi oyalanma göze çarpıyordu. Cüneyt Çakır ise, zaman geçerse geçsin havasında, o da oyalanmaya çanak tutuyordu. 81. dakikada gelen golden sonra da, bu kez oyalanma hastalığı, Fenerbahçeli futbolculara bulaşmıştı.

Cüneyt Çakır'ın, zaman kavramını yitirmiş olmalı, ilk yarıda o kadar zaman kaybına karşın 1 dakikalık uzatması akla yatkın değildi.

Ya akla yatkın olasılıklar?

Galatasaray için “en iyi” olasılık, Fenerbahçe için “en kötü”süydü.

“En iyisi” gerçekleşmedi, aradaki puan farkı bire indi.

*****

Maçın “görünür” iki kahramanı vardı:

Kaleci Volkan Demirel, hakem Cüneyt Çakır!.

“Kaleci”,  takımı adına bir “kurtarıcı”ydı; ama “hakem”...

Cüneyt Çakır, ülkemizde niye maç yönetmeyi bilmediğini gösterdiği kartlarla bir kez daha gösterdi.  Ama yine de şansı varmış, Allah’ın sevgili kuluymuş!.. Kuyt, attığı o golle, onu da kurtardı.

“Son adam”ın yaptığına faul veriliyorsa, buna “sarı” verilmez. Ama Cüneyt Çakır bu, bir yerde verir, bir yerde vermez.

*****

Kadıköy cephesinde yeni bir şey yok!.

Galatasaray, 16 yıl oldu, geldiği Kadıköy’de yine galibiyet göremedi.

Galatasaray için değişmeyen, “lider” geldiği Kadıköy’den “lider” dönmesiydi. Ama “yaralı Aslan” misali. Çünkü Fenerbahçe’nin bir puan önünde, ama Beşiktaş’la soluk soluğa...

Son söz:

Oynanmamış maçların puanlarını kendi “hane”lerine üçer üçer yazanlar, bir gün gerçeklerle yüz yüze gelince, kendilerini kurtarmak için, saldıracak, kötüleyecek, “suç” yükleyecek adamı mutlaka bulurlar!

 

ttp://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com


 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..