- Kategori
- İstanbul
Kadıköy vapurunda..

Martıların, vapur arkalarından, yolculardan yem olarak atılan, simit parçacıklarını yakalamaya çalıştıklarındaki ötüş sesleri olmayan bir saatte, Beşiktaştan Kadiköye akşam vapuruyla geçtim..
Vapur, herzamanki yolcu kalabalığından yoksun, garip süzülüyordu boğazın sularında..Tam çay içilebilecek kıvamındaydı, boğazın gerdanlığındaki ışıklandırmalara baktığınızda..Bir yanıp, bir sönüyordu, pembe, mor, ela, turkuaz, yeşil, sarı lazerli ışıklarıyla..
Oturduğum yerden kalkıp, kendime şekersiz, demli bir çay aldım..yudumladım aheste, aheste akşam boğazını seyrederek İstanbulun..
Martıların sessizliğini adeta bozarmışcasına, Ayasofya, Kızkulesi, Topkapı, Dolmabahçe sarayı, Galata kulesi birbirleriyle sanki konuşuyorlardı yerden ışıklı frekanslarıyla..Özgeçmişlerini anlatıyorlardı sanki birbirlerine..
"Kimleri ağırlamış, kimleri barındırmış bu kocaman yaşlı, ihtiyar delikanlı".. diye.
"Kimleri ağlatmış, kimleri güldürmüş bu Dünya şehrinde?".
"Kimlere besteler, şiirler yazdırmış.?"
"Kimleri hasletlemiş..kimleri hasretlemiş.?"
"Kim yorgun, kim daha yorgun".... diye, dertleşiyorlardı adeta.
Kendime bir çay daha almak istedim koridordan, ama göz kameramı duraksatamadım, alamadım kendimi Dünya kültür başkenti adayından..
Vapur Kadıköy rıhtımına yanaşmaktayken şunu söyledim kendime.."iyiki burada yaşıyorum"..
Bir akşam Kadıköy vapurunu deneyin..!
Sevgiler..
Vapur, herzamanki yolcu kalabalığından yoksun, garip süzülüyordu boğazın sularında..Tam çay içilebilecek kıvamındaydı, boğazın gerdanlığındaki ışıklandırmalara baktığınızda..Bir yanıp, bir sönüyordu, pembe, mor, ela, turkuaz, yeşil, sarı lazerli ışıklarıyla..
Oturduğum yerden kalkıp, kendime şekersiz, demli bir çay aldım..yudumladım aheste, aheste akşam boğazını seyrederek İstanbulun..
Martıların sessizliğini adeta bozarmışcasına, Ayasofya, Kızkulesi, Topkapı, Dolmabahçe sarayı, Galata kulesi birbirleriyle sanki konuşuyorlardı yerden ışıklı frekanslarıyla..Özgeçmişlerini anlatıyorlardı sanki birbirlerine..
"Kimleri ağırlamış, kimleri barındırmış bu kocaman yaşlı, ihtiyar delikanlı".. diye.
"Kimleri ağlatmış, kimleri güldürmüş bu Dünya şehrinde?".
"Kimlere besteler, şiirler yazdırmış.?"
"Kimleri hasletlemiş..kimleri hasretlemiş.?"
"Kim yorgun, kim daha yorgun".... diye, dertleşiyorlardı adeta.
Kendime bir çay daha almak istedim koridordan, ama göz kameramı duraksatamadım, alamadım kendimi Dünya kültür başkenti adayından..
Vapur Kadıköy rıhtımına yanaşmaktayken şunu söyledim kendime.."iyiki burada yaşıyorum"..
Bir akşam Kadıköy vapurunu deneyin..!
Sevgiler..