Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
254
 

Kafamdaki sorulara yanıtlar

Kafamdaki sorulara yanıtlar
 

YORUMSUZ


Acaba, Başbakanın gücünü gözümüzde fazla mı büyütüyoruz?

Acaba, Başbakan gözümüzün içine baka baka bizi kandırıyor mu?

Acaba, Başbakan nerelere veya kimlere mesaj gönderiyor?

Bu ülkede hâlâ, Başbakana rağmen icraatta bulunan kurum veya kurumlar mı mevcut?

Var olduğu iddia edilen asker vesayetindeki derin devlet kimlik değiştirip, okyanus ötesi destekli yargı ve istihbarat vesayetine mi büründü? Bu yeni vesayet Başbakanın kontrolünde değil mi?  

Acaba, Başbakan Anayasa referandumu ve Başkanlık seçimleri için ulusalcıları yanına mı çekmeye çalışıyor?

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Cuma akşamı (01 Şubat 2013) katıldığı bir TV programında söylediklerini dinleyince yukarıdaki sorular geldi aklıma.

Ne diyor Başbakan:

… Başta Genel Kurmay Başkanı olmak üzere, diğer generallerimizin hiç birine kalkıpta alışılmış anlamda ’terör örgütü mensubu’ demek çok ciddi bir yanlıştır ve bu affedilemez. Bu tanımlamayı yapanlar kendilerini bulundukları makam itibarıyla kendilerini sağlamda görseler bile tarih onları affetmez

Politikalarını tasvip eden etmeyen, kendisini seven sevmeyen herkesin kabul ettiği bir özelliği var başbakanın: Yazılı ve hazırlıklı konuşuyorsa, boş konuşmaz. Bir şeyler söylüyorsa mutlaka bir yerlere mesaj gönderiyordur.

Diğer general ve subayları bir tarafa bırakalım (önemsiz anlamında değil), 26. Genel Kurmay Başkanı İlker BAŞBUĞ ne zaman tutuklandı?

05 Ocak 2012.

İsnat edilen suç neydi?

TCK'nın 314/1. maddesi gereğince ''örgüt yöneticiliği'' ve 312/1. maddesi gereğince de ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs.''

Tutuklandığında kendisi basın mensuplarına ne demişti?

''Türkiye Cumhuriyeti'nin 26. Genelkurmay Başkanı, terör örgütü kurmaktan ve yönetmekten tutuklandı. Takdir yüce Türk milletinindir.''

Başlangıçta yargılandığı ''İnternet Andıcı''  davası, dipsiz bir kuyu olan ''Ergenekon Davası''na ne zaman dâhil edildi?

02 Ağustos 2012.

MİT Müsteşarını ifadeye çağıran savcıya kızıp, bir gecede yasaları değiştirip müsteşarını koruyan, ''gönderdimse ben gönderdim, öyleyse gel beni al'' diyebilen Başbakan o zamanlar nerelerdeydi? Yargı süreci deyip susuyordu.

2010 yılında yapılan Anayasa referandumu aslında tam da bunlar için yapılmamış mıydı? Referandum esnasında Fetullah GÜLEN, ta Amerikalardan yorum yapıp, ‘bu referandumda ölüler bile oy kullanmalı’ demedi mi? Adalet Bakanı artık HSYK’nın Başkanı, Bakanlık Müsteşarı kurulun üyesi değil mi? Başbakanın zaman zaman şikâyet ettiği kuvvetler ayrılığı (aslında sadece yargı kastediliyor) zaten ortadan kaldırılmadı mı?  HYSK ele geçirildikten sonra Balyoz ve Ergenekon gibi davalarda gerçeğe ve hakkaniyete uygun olarak ''tutusuz yargılama'' kararı veren tüm hâkimler, bu kurul tarafından özel yetkili mahkemelerden alınarak sıradan hâkim olarak atanmadılar mı? Bu atamalar yapılırken Başbakan neredeydi?

Sayın Başbakana şu soruyu sormak hakkımız sanırım: The Economist dergisine, ‘Türk Ordusu artık zayıf ve bölünmüş durumda’ yorumunu yaptırana kadar nerelerdeydi? Bu günleri bir oya gibi işleyerek siz oluşturmadınız mı?

- AB uyumu diyerek MGK’nun önce yapısını, sonra işlevini değiştirirken, toplantılar ayda birden iki ayda bire indirilip, sivil üye sayısı askerlerden fazla hale getirilirken onayı siz vermediniz mi?

- Askerlerin sudan sebeplerle sivil mahkemelerde yargılanmalarının önünü siz açmadınız mı?

- Ortadoğu’da ABD çıkarlarına hizmet etmeyen, daha ulusalcı çizgide hareket eden tüm general ve subayların tasfiyesine göz yummadınız mı?

- ‘Bir zamanlar benim için ayağa kalkmayan generallerin (MHP milletvekili Engin ALAN) hali ortada, daha da günlerini görecekler’ diyerek savcı ve hâkimlere işaret göndermediniz mi?

- ABD yerine ulusal çıkarlarımız çerçevesinde görevini yapan, kozmik odalara girilmesine izin verecek kadar yasalara saygılı, fakat gerektiğinde gerçekleri kamuoyuna açıklayabilen son güçlü Genel Kurmay Başkanı BAŞBUĞ tutuklanırken ne yaptınız?

Şimdi nereden çıktı bu asker sevgisi ve hakkaniyet duygusu? Aslında aynı konuşmasında bazı ipuçları veriyor Sayın Başbakan:

- İmralı artık bizim beklentilerimiz doğrultusunda hareket ediyor…

- Anayasa değişikliği (başkanlığı kast ediyor) için dört parti olmazsa, iki parti (büyük bir ihtimalle BDP) referanduma gideriz.

Sonuç olarak; bana göre Başbakanın asker sevgisinin depreştiği, adalet duygusunun geri geldiği yok, hesap ortada aslında: Mart sonunda anayasa komisyonundan anlaşma çıkmayacağı açık. Bu durumda; birinci aşamada BDP ve Kürtçülere verilecek tavizlerle Başkanlık sistemini getiren değişikliğin Meclis’ten 330 ve üstü oy ile geçmesinin sağlanması. İkinci aşamada ise AKP+BDP+olabildiğince MHP ve CHP yanlısı seçmenin oyları alınarak anayasa değişikliğinin referandumdan %50 ve üzeri ile geçirilmesi. Sonrası malum, 10 yıl (5+5) iktidarda kalma hem de daha güçlü olarak. 

not: Kullanılan görsel internet ortamındaki sosyal ortamlardan alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Mustafa YENER Bey, Öncelikle beni yeni yazılar için yüreklendiren yorumunuz için teşekkürler. Aslında sürekli Başbakanın oluşturduğu gündemin peşinden giderek, o konular üzerine yazılar yazmak beni de rahatsız ediyor. Fakat ne yazık ki, kapıldık gidiyoruz milletçe. Karınca kararınca yazılarımla fikirlerimi, duygularımı ve tespitlerimi paylaşmaya çalışıyorum, birilerini bir an olsun düşünmeye sevk edebilirsem, şu emeklilik günlerimde ülkeme karşı borcumun bir kısmını ödeyebilirim gibi geliyor. Saygılarımla

MEHMET ATAK 
 05.02.2013 19:48
 

"Ordunun bu kadar yıpratılmasından artık Başbakan'da rahatsızlık duymaya başladı" tipin yorumlardan fenalık gelmek üzereydi. Bu konuda okuyabildiğim yazılar içerisinde ayakları yere en sağlam basan yazı bu oldu. Elinize sağlık,

mustafa yener 
 04.02.2013 22:19
Cevap :
Sayın Mustafa YENER Bey, Öncelikle beni yeni yazılar için yüreklendiren yorumunuz için teşekkürler. Aslında sürekli Başbakanın oluşturduğu gündemin peşinden giderek, o konular üzerine yazılar yazmak beni de rahatsız ediyor. Fakat ne yazık ki, kapıldık gidiyoruz milletçe. Karınca kararınca yazılarımla fikirlerimi, duygularımı ve tespitlerimi paylaşmaya çalışıyorum, birilerini bir an olsun düşünmeye sevk edebilirsem, şu emeklilik günlerimde ülkeme karşı borcumun bir kısmını ödeyebilirim gibi geliyor. Saygılarımla  05.02.2013 19:32
 

Yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. Başkanlık sistemi için veremeyecekleri taviz yok. Partisine oy vermeyenler, sevmeyenler zaten ne yapmak istediğini en başından beri biliyor. İnanın verenlerde bu dönekliğin anlamını çözemiyorlar. Dün başbakana oy verip, toz kondurmayan komşum bile isyanlardaydı. Ne oldu bu başbakana dün başka, bugün başka konuşuyor diye söylenip duruyordu? İyice vatandaşı ahmak yerine koymaktır bu dönekliğin adı.Yazık suçu olmayanlar boşu boşuna yıllardır hapis yatıyor. Davalar bitmek bilmiyor. Kızdığımız nefret ettiğimiz darbecilerden bir farkları kalmıyor başbakan ve partisinin.

Ay GüL 
 03.02.2013 23:04
Cevap :
Sayın Ay Gül, Değerli paylaşımınız için teşekkürler. Milletimizin gözünün içine baka baka ülkeyi parçalıyorlar, kimsenin gıkı çıkmıyor. Bu ülkenin gerçek sevenleri en az onlar kadar cesur olmalılar. Tam bu yazıyı yazarken TV'deki 15.00 haberlerinde BDP Partisi başkanı Demirtaş: 'Biz sayın! Öcalan'ın arkasındayız, bu süreç bir an önce bitirilmeli, uzatmak hainliktir' dedi. Aydınlık günlerin bir an önce gelmesi dileğimle, saygılar.  04.02.2013 15:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1285
Kayıt tarihi
: 19.06.12
 
 

1963 yılında Balıkesir'in şirin ilçesi Erdek'te doğdum. Yüksek lisans eğitimimi Dokuz Eylül Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster