Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

05 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
 

Kahya ve katip (Bugün veren el yarın geri almasını da bilir...)

Daha neler neler var göreceğimiz; bu daha başlangıç…
Beyefendiler dinimizi sömürmekle kalmadılar, inancımızı “türbanla” bombardımana tuttular şimdi de “demokratikleşme paketi” “barış süreci” gibi “aptal uyutması” hikayelerle akıllarından geçeni uygulamaya başladılar,
İşin en garip yanı ise bu kez de stepne olanlar; “milliyetçi geçinenler” ve “kadınlar…”

***

Türban, İmam Hatip Okulları, üç çocuk beş çocuk, arkasından nasıl doğum yapılacağı, nerede ne yeyip içileceği, okullarda Pazar yerlerinde fuarlarda “mescit” her köşe başına bir “cami”
Dünya insanlarının uyguladığı Türk halkının kutladığı ne kadar etkinlik bayram var karşısına; “kutlu doğum haftaları” ve “Güzel kuran okuma” etkinliklerini koydular önümüze, kuzu kuzu kabullendik, gerçekten inancımız gereği olduğuna inandık ve sustuk…
Şimdi de tüm yurtların cemaatlere teslim edildiği yetmezmiş gibi bu yurtlarda kimlerin nasıl ne kadar kalacağına ilişkin karar verileceğine ilişkin laflar dolaşıyor ortalıkta…
Ağlayan adam da yalanlamış ama onun yalanladığı her şey mutlaka gerçekleştiği için iyi düşünmek lazım…

***

Beyefendi “tarihimizi” çok iyi bilir, her ne kadar bellediği şair gerçek bir vatan haini olsa da yandaşları mest eden cümleleri kullanarak “tarihimize” sahip çıktığına inandırıyor yandaşlarını…
Maden öyle tarihimizden bir hikaye ile anlatalım derdimizi; tarihse tarih kıssadan hisse ise alın size kıssadan hisse, hem de “Mide-i Kübra’dan” değil yürekten…

***

Şair Ebu Dellame, Abbasi hükümdarına bir “kaside” sunar. Hükümdar, kasideyi pek beğenir.
Şair Ebu Dellame ’ye “ sana bu kasiden için ne caize vereyim,” diye sorar.
- Efendimiz bendeniz bir av köpeği isterim.
Hükümdar;
“Bu kadar güzel bir kasidenin caizesi bir av köpeği olur mu?”
- Efendim kulunuz böyle istiyor…
Hükümdar, isteğe şaşar, ama şairi de kırmak istemez
“peki, istediğin gibi sana bir av köpeği versinler,” der…
Şair Dellame bu kez;
- Fakat efendim bendeniz ava neyle gideceğim? Diye sorunca
Hükümdar; hakkın var bir de at versinler…
- Ata nasıl bineceğim?
Hükümdar; “haklısın, güzel bir eğer takımı da versinler.”
- Efendimiz ata kim bakacak?
Hükümdar” çok haklısın, sana bir de köle versinler…”
- Ama efendim ben atı nerede barındıracağım?
Hükümdar; “bir de ahır versinler…”
- Köleyi nerede yatırayım?
Hükümdar; “bir ev versinler…”
- Bu kadar halkı ne ile doyuracağım?
Hükümdar doğru; “sana bin altın da harçlık versinler…”
- Efendim, der demez hükümdar şairin sözünü keser ve “eğer masrafı idare etmeye bir kahya hesapları tutmaya bir katip istersen, köpeği geri alırım ha,” demiş…

***

“Türban” nasıl bir siyasi simge olabilir diyorlar; basit efendim son derece basit;
Başbakan ve ekibi “Türban” takma “tesettüre” girme meselesini siyasal iktidar söyleminin bir parçası olarak kullandığı için de bu konu siyasal bir iktidar aracıdır, yani en tehlikeli “simgedir…”
AKP’lilerin tümüne göre; kadın evine kapanacak, çocuk doğuracak ve yetiştirecek; ilim irfan sahibi olması hele ki ekonomik özgürlüğünün olmasına hiç gerek yoktur…
Başbakanın son uygulamalarına bakınca şu cümlem hiç yanlış olmayacaktır;
“Kadınlara doğur doğura bildiğin kadar, erkeklere ise “beline kuvvet…” diyor...

***

Beyefendi sizin yandaşlarınızı yalakalarınızı bilemem ama biz bu “dini dayatmalardan” çok bıktık,
Sizlerde maalesef “çizmeyi” aşmaya başladınız…
İstekleriniz dayatmalarınız dur durak bilmiyor ama sabırlar taşıyor, ülke gerildikçe geriliyor!
Hele hele son sözünüz “Örtünmek dinimizin emri,” tam bir din sömürüsüdür. Zira sizler ve eşiniz çoluk çocuklarınız yandaşlarınız yalakalarınız “saç örtmenin” dinimizin emri olduğu için değil kendi “inançlarınız” gereği olduğu için tüm ülkeye dayatıyorsunuz.
İstiyorsunuz ki herkes bizim gibi inansın, bizim gibi yaşasın ibadet etsin; niye ki?
Bizler sizin köleleriniz miyiz?
Etrafınızda at gözlüğü takmış biat etmek için yaratılmış “köleleriniz var yetmiyor mu sizlere?
Ve çok daha vahimi; kutsal bildiğimiz “dinimizi” siyasi emellerinize alet etmeye, bizim gibi dinine gerçek anlamda sahip çıkanları dışlayıp “yandaşlarınıza” kölelerinize hedef göstermeye utanmıyor musunuz?

***

Çok uzatmaya gerek yok, peşinizden gidenlere tapanlara biat edenlere sürü psikolojisinden kurtulamayanlar da sözüm yok; Allah ıslah etsin…
Sanmayın ki “pıstık” hele hele korktuğumuz aklınızın ucundan bile geçirmeyin.
Sizleri oraya getiren toplum bir gün verdiklerini aynen geri almasını bilir; deveden büyük “fil” var bu dünya da sakın unutmayın…

***

Kadınlarımızın sömürülmediği, insanca yaşayabileceğimiz, yüzümüzün hep güleceği bir dünya da;
Salı gününün hayallerinizin gerçekleştiği bir gün olmasını diliyorum…
Hoşçakalın…

Erdoğan ÖZGENÇ

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..