- Kategori
- Güncel
Kalkın beyler, evimize gidelim!
Olanlar oldu.
301 canımızı canından ederek toprakla buluşturduk.
Ama bilmeliyiz ki hiç birinden helallik isteyemeyiz ki helallik istemeye ne hakkımız var ne de yüzümüz var.
Şimdi suçlu arıyoruz.
Başka madencilerin de canı yanmasın!
Diyoruz ki: Suçlular bulunsun. Suçlular adalete teslim edilsin. En ağır cezalar verilsin. İdam dahi edilsin.
Peki çare bu mu?
Elbette hayır.
Her zaman söylemeye çalıştık. Bu memlekette bir ağaç dalından yaprak düşse iktidarın hesap vermesi gerekir. İcra makamında olanların hesap vermesi gerekir
Olayı sadece maden sahibine ve maden sorumlularına yüklemek sorumlu iktidarı kurtarmaz.
Cumhurbaşkanından,başbakanından, bakanından, valisinden, kaymakamından, belediye başkanından ,denetçisinden, raportöründen, maden teknik sorumlusundan herkesin vereceği bir hesabı var bu meselenin içinde.
Kimse bir şeylerin arkasında kalamaz, kalmamalı.
Günlerce ağlamanın, sızlamanın bir faydası yok.
Ateş düştüğü yeri yakıyor. Millete bir şey olduğu zaten yok. Olmayacakta.
Biz bu 301 vatan evladının göz göre göre katili olduk. Madde aleminde yerimiz belli. Manevi alemde ne olduğumuz ve olacağımız da belli.
Bu insanlara "şehit" payesi vererek, maaş bağlayarak, borçlarını silerek olayı kapatmak ve unutturmak istiyorsak hiç bir şeyi çözemeyiz.
Başbakan dahil bütün sorumlular istifa etse bile olay ortada duracak.
Anlamamız gereken sistemi yeniden kurmak.
Boğazın efendisiyle borç batağında yüzen insanımızı barıştırmak mecburiyetindeyiz.
Ya bu insanları da vatanın bir evladı olduğunu bileceğiz, insan olduklarını kabul edeceğiz ya da kendimizi nereye kadar kandırabileceğimizin hesabını yapabileceğiz.
Çünkü:
Bu saatten sonra hiç kimse " kalkın beyler evimize gidelim" diyemez.