- Kategori
- Deneme
Kalleşlik

Tuzak
“Ya çaresizsiniz, / Ya ümitsizsiniz, / Ya çare sizsiniz, / Ya ümit sizsiniz.”
- Behçet Necatigil
Bir düşünürün düşünceleri yoğunlaştı belleğimde: “İnsan kadar hemcinsine zararlı bir yaratık yoktur. Bu zarardan savaşlar ve cinayetler doğar. İnsan kadar türdeşine yararlı kimse de yoktur. Bu yarardan barış ve dostluklar ortaya çıkar.”
Yakın geçmişte Mardin-Mazıdağı Bilge köyündeki katliamda belki de hiç yüzünden kırk dört yurttaşımız yaşamını yitirdi. Onlarca çocuk anasız babasız, onlarca ana baba çocuksuz kaldı. Bunlar insanın insana yapacağı davranışlar mı? Yaşamak güzelken neden insan insana kıymaktadır? Akıl almıyor doğrusu!
Kalleşliği hazırlayan nedensel tümceler de kuralım. Yaşam, sinsice ve kıskançlıklarla örüntülü. Hele kişinin sıradışılığı varsa, eli kalem tutuyor ve okuyup yazma uğraşı içindeyse, çevresinde sevilip sayılıyorsa, acımasız tuzaklara yakalanır. En yakınındaki inandığı ve güvendiği insanların ağına düşer. Dik duruşlu insanlar, kendilerini kullandırtmadıklarından dokuz köyden kovulurlar. Acının kara basanında günleri hafta, haftaları ay ve ayları yıllanır. Kendisini anlatamadığı ortamlarda ne kışlar ne baharlar geçirir. Elbette vurdum duymaz yılları durduramaz. Ne ki çoğu zaman güvenmenin kalleşliğini yaşar! Dün de böyleydi, bugün de böyle...
Kimi zaman kişi, çatal yüreğini bastırması uğruna elemden kaçar ve eğlence ortamını seçer. Kendisini zevk ve eğlence mekanizmasına verir. O, değişik meslekten birisi olabilir. Hele hele eğitimciyse mesleğinin aşığıdır. Çocuklarını hep iyiye, doğruya ve güzele yönlendirir. Bunda da sanatçı yaklaşımı da etkin olur.
*
“Benim hakkımda kim ne düşünüyorsa Tanrım ona iki katını versin!” alkışına koşut, insanın kalleşliği önce kendisine dönsün!
İnsancıklarla baş etmek, pırıl pırıl ve sevgi dolu yürekle dayanmak gerçekten çok zor! Düşmanları sevindirmemek için güçlü ve dik durmak gerekir.
***
Muhsin DURUCAN