- Kategori
- Güncel
Kamer Genç'e "Açık Mektup"

Size atılan tokat, bize de atılmış sayılacağına göre: Milletçe hepimize "geçmiş olsun".
Yapıcı konuşmalarınızı yıllarca izliyorum. Kurucu meclis çalışmalarından, kurulu meclise kadar uzanan maratonda, daima önlerde koştunuz... Bazı konuşmalarınızı biraz "sivri" bulsam da özde haklı olduğunuza inanıyorum. Şu anda bile bir durum olsa, en evvel sizin tepkinizin ne olacağı merak ediliyor. Kaliteyi düşürmeden üretime devam etmenizi! dilerim. Bu bağlamda, çok huzursuz olduğum bir konuda sizin hakemliğinizle rahatlayabileceğimi umuyorum. Şöyle ki:
Geçen hafta basında çıkan bir habere göre: Meclis "kontör" faturalarından kurtulmak için pratik bir çözüm bulmuş ve bunu da meclis başkanımız halkımıza duyurmuşlar. Ben zannettim ki, sayın başkan:" Arkadaşlar millet kesesinden özel telefon görüşmesi yapmak, delikanlılığa yakışmaz" deyip meseleyi kapatmıştır... Heyhat... Ben yanılmışım. Başkanımızın müjdesi sizlereydi... Yılda iki maaş tutarında kontör ücretine kavuşuyorsunuz. Belki bazılarına göre çerez parası amma, borçla yaşayan bir ülke için çok değil mi?
Hesapladım, sizler hiç uyumasanız dakikada iki kontör harcamak zorundasınız. Uyuyunca ya da başka nedenlerle konuşamazsanız kontörler birikecek, mesuliyet altında kalacaksınız. Hele içinizde öyle vekiller var ki; Dinî duyarlılığı saç teli kadar incelttiler... Kul hakkı ise saç telinden daha ince... Ulema bu işe ne der acaba? Görüyorsunuz şimdi de bu kontör sorunu çıktı. Rakamı açıklayayım: İki maaş eder: 8x2= 16 Milyar (eski Türk lirası) Veya 16 bin YTL. Yaşanan enflasyon %25 dolaylarında iken biz emeklilere reva gördüğünüz % 2 'lik gözlükle bakıldığında manzara bulanık...
Şimdi diyeceksiniz ki; "Bekâra karı boşamak kolay, gel de sen çık bu işin içinden. Bak biz vatandaşın hangi işleri lie uğraşıyoruz"
1- işsizimizle ilgileniriz
2- Hastası olan bizi bulur
3- Heyetler gelir
4- Memur atamaları ile uğraşırız
5- İhale kovalarız
6- Bayilikler ayarlarız
7- Teşvik kıyağı ayarlarız
8- Kredi buluruz
9- Hizmet önceliği sağlarız
10- Ormanları imara açarız
11- Meraları şahıslara satarız
12- Kaçak inşaatlara izin çıkarırız
Sizler, daha sayayım mı, demeden ; Ben söze gireyim: Aslında bu saydıklarınız sizin yapmanız değil, yapmamanız gereken işlerdir. Vekilin işi, bu sorunları kökünden halletmek için mecliste çalışmaktır. Bireysel uğraşılar "eşitsizliği" körükler. Sadece bir örnek vereyim: Urfa'dan geldim Ankara hastanesine, yatacak hastam var."Yer yok"dediler. Vekilimi buldum, "yer bulundu"... Milletvekilinin işi bu çelişkiyi çözmektir. ( Hastane yetkilisi, vekiller gelir diye daima boş yatak bırakarak mı görevi kötüye kullanıyor, yoksa birkaç gün daha yatması gereken hastayı apar topar taburcu ederek mi?)
Ben burada, benim gibi düşünenlere tercüman olarak bu satırları yazıyorum. Sessiz Çoğunluğun ne diyeceğini yüreğinizde hissetmelisiniz. Vekillerimizin daha ne gibi izaha muhtaç ödenekleri var bilemiyorum. Merak ettiğim birşey var o da: Mecliste hiç sesi duyulmayan vekillerimizin telefonde konuşma heveslerinin nereden kaynaklandığıdır.
Sayın Genç, siz sadece ilinizin değil tüm ülkemizin vekili olarak sevilen ve sayılan bir kişisiniz. Bu kıyak ödeneği alıp almayacağınızı, alırsanız ne şekilde değerlendireceğinizi merek ediyorum. Eğer, hep yaptığınız gibi, fakir çocuklara harcamayı düşünürseniz sevinirim. Fakat " Bu güzel bir kıyak, kıyamam derseniz" ona saygı duymadığımı da açıkça belirtiyorum... Bu konudaki kararınızı toplumla paylaşacağınızı umar, saygılarımı iletirim.