- Kategori
- Kahve
Kamineto nedir?

Bugün Anneler Günü. İki kızım da uzaklarda. Sabah büyük kızımın İzmir'den gönderdiği çiçek geldi ama bir dizi sorunla peşinde. Devamlı sipariş verdiğimiz bir internet sitesiydi çiçeği getirmeyi yüklenen. Sanırım günün çok yoğun olması ve eleman sayılarının yetersizliği ,üç kere telefonla aradıktan sonra eksik gelen bir sipariş.
Neyse bu çiçek masamda diğer çiçeklerle tanıştı. Sabah benim bahçeden kestiğim hanımelleri ve sarı tomurcuk güller, ev işlerine yardım eden Fatma Hanım'ın bahçesinden bugünün şerefine topladığı kırmızı goncalar ve kızımın İzmir çiçeği.
Ben de eşimle çiçeklerimin kokuları arasında yan bahçedeki büyük meşe ve çam ağaçlarına konuşlanmış kuşların senfonisini dinlerken birden canım fena halde kahve çekti. Mis gibi bir Türk kahvesi iyi giderdi bu atmosferde. İki adım ötedeki mutfağa gidip kahve makinesine su, kahve ve şeker koyup düğmesine basmak zor geldi galiba.Eşime bir kahve içelim mi diye sordum. Sanırım o da havanın sıcağından basan rehavet sonucunda hiç yanaşmadı bu teklifime.
O esnada aklıma bir kelime takıldı. Kamineto. Bu kelime ile birden anılar üşüştü zihnime. Çocukluğum ,Kuzguncuk'ta babaannemim evi geldi birden.
Babaannem kahve keyfini çok iyi yapan bir hanımdı. Gelen misafirlerine yaptığı güzel kahvelerin methiyesini hep duyardım. Ama sadece misafirlerine değil günün belli saatlerinde bir şölen gibi kendisine hazırladığı kahvelerini unutamıyorum.
Japonların çay ritüeli gibi babaannemin de kahve ritüelleri vardı. Sabah kahvaltıdan önce, uykudan kalkınca, yemeklerden sonra birbin özenle hazırlanan kahveler.
Bir tepsi hatırlıyorum. İçinde kahve ,şeker kavanozu, fincanlar, cezve ve lokum tabağı olan bir tepsi. Bir de küçük bir ispirto ocağı olurdu tepside. Benim oyuncak gibi gördüğüm minik bir ocak. Babaannem adına Kamineto derdi bu ocağın. Arada isprtosu biter ve ufacık deposuna ispirto konurdu.
Babaannem cezveye sobanın üstündeki çaydanlıktan su , tepsideki kavonozlardan şeker ve kahve koyar, kaminetoya sürerdi. Öyle denirdi, Kaminetoya sürmek.
Kahve mis gibi kokular çıkararak pişer,köpürür ve sonra fincanlara dökülürdü. Ondan sonra babaannem kırmızı uçlu Bahar marka iıgarasından bir tane yakar ve fincanını eline alır, kahve keyfine başlardı.
Yalınızsa büyük bir keyifle sigarasının dumanını seyrederek kahvesini höpürdetirdi. Eğer arkadaşları varsa bu şölene güzel bir sohbet te eşlik ederdi.
Hep düşünürdüm babaannem sigarasının dumanına bakarken ne düşünür diye. Genç yaşta kaybettiği eşini mi? Büyük varlıklı bir yaşamdan sonra 4 çocukla yalnız kalıp yaşadığı mücadeleyi mi, Yalılarda yaşarken, arka sokaktaki bir apartıman dairesinde yaşamaya mecbur olmanın yarattığı hayal kırıklıklarını mı düşünürdü acaba.
Ama hep mutlu ve şükreder gibiydi. Gerçekten mutlu muydu? Bunlar hep düşündüm ama cevabını bulamadım.
Biraz evvel Kamineto kelimesine baktım googleden .İtalyanca kökenli olduğunu öğrendim. Kamineto küçük ispirto ocağı demekmış. Demekki babaannem doğru biliyor ve kullanıyormuş kelimeyi.
Bu Anneler gününde yaşamımdaki en önemli kadınlardan birini anmış oldum.
Mekanın cennet olsun Babaannem, Seni hep sevgi ile yad ediyorum.