- Kategori
- Sosyoloji
Kandırıldık mı?

Annemler sohbet esnasında 60 - 70 kuşağından bahseder, " bizim zamanımızda.." ile başlayan cümleler kurarlardı..Bugün düşündüm de ben de 80 kuşağıyım ve sene olmuş 2012, ben de bizim zamanımızda demeye başlamışım bile :)
Bizim zamanımızda;
Televizyon vardı evet, ama 2 kanallı dönem..İstiklal Marşı ile açılan TRT 1 ekranlarından diziler; Zenginler de Ağlar, nam-ı diğer Marianna. Akşam kuşağı. Sabahları ise Köle İzaura. Babaannemin kısaca İzavra demeyi yeğlediği. Yaşlılar hep çok güzel bir kadın olduğunu anlatıp mağduriyetinden dolayı izlerken ağlarlardı. Ben hep gözlerinin şaşı olduğunu düşünmüşümdür İzavra'cığın..Nitekim de öyleydi.Ama Türk ulusu mağduru sever, bağrına basar. Bize mağdurlar güzel gelir:) Ne diyordum, hıh, ben de babaannemle birlikte ağlardım İzavra'yı izlerken:)
Bizim zamanımızda çocuklar Susam Sokağı izlerdi. Kırpık, Edi'yle Büdü, Kurabiye Canavarı, Hakan Abi, Zeynep Abla, bir de Minik Kuş ki kendisi hatırlarsanız oldukça devasa boyutlardaydı adıyla tezat oluşturacak derecede.."Sevdiğim Sayı Altı, Dağdan Geliyor Biz Kız Döne Döne, 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 hi hih hi hi hi hi şarkılarını da ezbere bilirdik :)
Bizim zamanımızda kızlar lastik atlar, erkekler çelik çomak, bilye oynardı. Tenefüste saklambaç, kovalamaca, kızların eteğini açmaca, saçını çekmece..Öğlen arası eskimo yenir yemekten sonra. Okul duvarından seyyar satıcıdan alınacak ama.Yoksa evde yapılanın içinde elbise boyası olmayınca aynı tadı vermez...Okul servisinde yoldan geçenlere laf atmaca..Akşam sokakta karanlıkta saklambaç, mahalle arası futbol maçları 20'ye 20 :)) yedek kulübesi yok çünkü herkes takımda. Top ayağına değerse şanslısın ilk yarıda..
Bizim zamanımızda Voltranı oluştururduk biz. Titrek olur birbirimizin üzerine atlayıp Atılgan'a dönüşürdük He-man 'le. Gölgelerin gücü adına :) Şeker Kız Candy vardı... Yakari vardı bir de. Müzk dersleri öncesi blok flütlerimizle şarkısını çalmaya çalışırdık detone :) Ninja Kaplumbağa olduk Mikelanjelo gibi kabuğumuzda döndük..
Bizim zamanımızda yerde bulunan bir şey, sahibi bulsun diye aynı yerine bırakılırdı. Arkadaşlığın, dostluğun değerini idrak etmiştik biz minik bedenlerimizde..Bisikletle gezer, evcilik oynardık..Evcilik genelde evi kurmakla geçer, ev kurulunca biterdi ama zil çalıp misafirliğe gitmek pek keyifliydi. Zıııırrr, şıngır mıngır :))
Ortaokula kadar bebeklerle, arabalarla oynadık biz, bizim kuşak. Çocukluğumuzu öyle derinlemesine yaşadık...Şimdiki çocuklar bilgisayar çağına doğuyorlar..3-4 yaşında bilgisayar cep telefonu ve aklınıza gelebilecek her türlü teknolojik aletle oyun oynarken, saklambaç nedir, kovalamaca nedir, körebe nedir bilmiyorlar. Ya biz kandırıldık, ya da onlar kandırılıyor..Yedikleri içtikleri hormonlu, doğal hiçbir şey yok.Televizyonlarda beyin yıkayan sığ içerikli yarışma programları, izdivaç programları, haberler deseniz zaten magazin ve hayvanlar alemi ağırlıklı. Kedi bacaya sıkışmış, itfaiye gelmiş kahramanca kurtarmış...Boş beyinler yetişiyor, yazık...
Siz hangisini tercih edersiniz bimiyorum ama ben yeniden çocuk olsam, "bizim zamanımızda" çocuk olmak isterim..Zamanı geri getiremeyiz ama çocuklarımızı en azından bizim zamanlarımızdaki gibi bazı değerlerimizi bilerek kavrayarak yetiştirirsek daha sağlam ruh sağlığına sahip olurlar gibi geliyor bana.. En azından 6-7 yaşlarında başlamazlar antidepresanlara.. Ümitliyim yine de..En azından kendi adıma..Ne demişler? Oldies but goldies :)