- Kategori
- Şiir
Kanıyorsun

Kalabalık bulvarları olan bir kentin, en soylu yalnızlığını yaşıyorsun.
Ardında bıraktıklarına mı yanmalısın, seni bırakıp gidenlere mi, bilmiyorsun.
Yüreğinin sessiz çığlıklarında boğulurken benliğin,
Santim santim eridiğini hissediyorsun.
Bir yanın, haylaz çocuklar gibi yerinde durmazken;
Bir yanın, olgunluğun devrini tamamlamış adeta.
Yaşıyorsun.
Belki de yaşamaya çalışıyorsun, kimse bilmiyor.
Bir o yana, bir bu yana savruluşunu izliyorsun kaderinin.
Elinden bir şey gelmiyor, sessizce ağlıyorsun.
Gözyaşların kana karışıyor, kan toprağa.
Kanıyorsun.
...
Upuzun kaldırımları olan bir kentin, en soylu çaresizliğini yaşıyorsun.
Debelenip duruyorsun hayat karmaşasında.
Nafile!
Resmedilmiş bir kader seninkisi.
Kan renginde tüm duvarlar,
Mavi düşlerin kapkara dehlizlerde yitip gitmiş.
Bulamıyorsun güne bakan, taze gülüşlerini.
Gülüşlerin kanıyor…
Kanıyorsun.
...
Yüksek binaları olan bir kentin, en soylu intiharını seçiyorsun.
Gençliğinin pimini çeken tüm soysuzlara isyanın
Ve namerdin ekmeğine yağ süren düzene.
Bir çırpıda salıveriyorsun uçurumdan,
Beyaz bir gelinliğe sarmaladığın çocuksu düşlerini,
Kırık gülüşlerini…
Zamansız sevişlerini…
Sevişlerin kanıyor…
Ruhun kanıyor…
Kanıyorsun.