​ Kaos ve Ortadoğu / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '06

 
Kategori
Haber
 

Kaos ve Ortadoğu

Kendimi bildim bileli, bildikten sonra da tarihini incelediğim, Ortadoğu, daima karmaşanın, sürekli yap boz dengelerin kurulduğu ve bunlar gerçekleştirilirken insan kanının, gözyaşların, feryatların kullanıldığı bir bölgedir. Uzak tarihte dinsel faktörlerin ön planda olduğu, daha sonra enerjinin kontrolünün ele geçmesi güdüsüyle yine ön planda olan burası, bir türlü istikrar ve emniyetin sağlanamadığı yer olmuştur. Bugün de yine hali içler acısıdır.

ABD ve İngiltere başta olmak üzere iki dünya harbinden de galip çıkan ülkeler, yapmış oldukları ileriye dönük enerji ihtiyacı fizibilitelerinde, önümüzdeki yıllarda tüketim olarak ihtiyaçlarının artacağını ve pastadan alacakları paylarında bu nispette artmayacağını görmüşlerdir. Soğuk savaşın bitmesiyle en büyük sektörleri olan silah sanayinde de durgunluğun etkisini göstermesiyle, daha önce taşeron olarak kullandıkları terör örgütlerini, kendilerine yeni düşman ilan ederek ve bahane ederek ortadoğuya fiziken girmişlerdir. Amaç muslukların başında durmaktır. Bunu zaten bugün ilköğretim öğrencisi bile biliyor.

Peki İsrail'e ne oluyor? Güçlü lobisiyle ABD politikalarına yön veren, ticari devleriyle finans piyasalarının hakimiyetini elinde tutan, diğer ülkelerdeki iktidarları finans silahıyla yöneten İsrail bölgedeki yerini sağlamlaştırıp, dünyayı her ne kadar şu anda dolaylı olarak yönetiyorsa da, doğrudan yönetme amacı içerisinde.

Eğer dikkat ederseniz, bugün sadece İslam ülkelerinde terör, acı, kan var. İran, Çin, Rusya sessizce büyüyen ve yakında agresif politika sinyalleri veren ülkeler. Tabi doğal olarak, yapılan bu savaş bir çeşit budama, elini kolunu bağlama ve çıkış yapabilecek yerleri körleme operasyonlarıdır da bir bakıma.

Türkiyemiz, maalesef artık İran kadar gündemde değildir. "Biz Osmanlının torunlarıyız, Müslümanların abisiyiz" lafları artık küçük çocukları uyuturken söylenen masal olmuştur. İran güçlü ve kararlı politikalarıyla ön plana çıkmıştır. Maalesef "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle belli bir yere kadar gidilecektir. Herkes bertaraf edildikten sonra, gözler Türkiye'ye dikildiğinde, Türkiye'ye kim yardım edecektir? Hep susarak etrafımızda olanlara durun yapmayın diyerek Türkiye'nin sadece savaşa girmesi uzatılacaktır diye düşünüyorum.

Halbuki oluşan bu kaos ortamından yararlanarak, kendimizi göstermeliyiz diye düşünüyorum. Evet PKK sebep gösterilerek yapılacak kararlı, sert ve yoğun bir operasyon, PKK'yı temizlediği gibi, Türkiye'yi de "Bu adamları fazla hafife aldık, artık bu adamlar konuşursa dinleyelim" dedirtebilirdik. ABD askerleri ile çatışma çıkması konusunda ben ABD'nin istekli olmadığı, bu sefer onların durun yapmayın diyeceğini düşünüyorum.

Türkiye bugüne kadar derin devleti harekete geçirip, Kuzey Irak'ta bazı cezalandırmalar yapsa idi zaten bu kadar baskı ve endişe yaşamayacaktı. Kuzey Irak'ta fink atan MOSSAD ve CIA, Türklerinde bölgede korkulan ağırlığını hissetiren ülke olduğunu merkezlerine rapor edecekler böylece Türkiyenin görüşü alınmadan veya bilgi verilmeden, işlem yapılmayacaktı.

Zaman artık barış nutuklarının atıldığı ama barış için savaşın ve cesaretin ön palan çıktığı bir hal almıştır. Balık baştan kokar derler. Bunca aydınlarımız oluşacak şeylerden bahsederlerken hep sesiz kaldık. Şimdi ABD Irakta güvenlik için, kürtlerle ortak işbirliği yapıyor. Ama Türkiye'yi göz ardı etse de (Onlar konuşur, icraat olmaz düşüncesi bence hakim) ama İran'da böyle bir durum yok.

Öte yandan İranda bizim dostumuz değil. Bunu da göz ardı etmemek lazım. Elinde nükleer bir güç olması, Şiilere hakim olması yarın öbür gün İran'ın da iyice palazlandığında Türkiye'ye agresif davranması olası.

Kısaca Türkiye, herkesin başı meşgulken, aktif politikalarla kendini belli etmelidir. Çünkü burası barış yurdu, silah nedir bilmeyen, bir ülke değil.

 
Toplam blog
: 116
: 735
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1994 Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat bölümü mezunuyum. Aynı üniversitede Genel İktisat Polit..