​ Kar s(c)efası / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '15

 
Kategori
Güncel
 

Kar s(c)efası

Kar s(c)efası
 

İstanbul… Parkları, dereleri, tepeleri, yolların kenarlarındaki duvarları yaz mevsiminde bin bir çeşit çiçekler ile süslenen şehir… Ancak tabii şehrin bir iyi, bir de kötü günü var… Kış böyle aniden(!) ve olağanüstü bir şekilde – hani biz Havai adalarıyız ya-  ce eeee deyiverince, her şey alt üst…

Radikal’in ilgili bir haberine göre, “ duvarlara çiçek dikilmesi için 2011 yılında 584 bin 726 lira harcanırken, bu rakam 2012 yılında 1 milyon 540 bin liraya çık(mış).. 2013 yılında 2 milyon 43 bin 965 lira harcama yapılırken, 2014 yılında ise 7 milyon 681 bin 833 lira olmak üzere 4 yılda toplam 12 milyon lira para harcan(mış).

Ya, işte böyle, çiçekleri şirketlerden satın alıp alıp şehri süslemek kolay da, işin bir de zor günlerde o şehir içinde yaşayanlara yaşamı kolaylaştırma boyutu var. İşte zurnanın zırt dediği nokta tam da burası…

Bugün eğer ki yolunuz Kavacık köprüsüne düştü ise ve Esenler yönünden gelen şehirlerarası otobüsü beklemiş iseniz mesela, ilk önce taksi sizi bir soğuk bir göletin içine indirmiştir. Daha doğrusu, inmek ne kelime, bir müddet arabadan inmeye cesaret edememişsiniz demektir. 4 bilinmeyenli bir denklem çözermişçesine, “ acaba nereye bassam da, ayaklarım en az ıslaklık ile kurtulsam” derken, kendinizi önü gölet olmuş bir durağın önünde, kedi gibi birbirlerine sokulmuş haldeki vatandaşların arasında bulup vatandaşlık bağınızın kuvvetlendiğini hissetmişsinizdir. Bir yandan da düşünmeye başlamışsınızdır yine: “ Yav, benim otobüs gelince, otobüse nasıl ulaşacağım?” ve o an kendinizi bu koca dünyanın içinde bir karınca misali hissetmişsinizdir: Önünüzde devasa göletler varmış ve onları aşmak oldukça büyük dert imiş gibi gelmiştir size… O esnada şehir içi belediye otobüsünden bir genç inmiş ve genç ve atik ve hatta çevik de olmasına rağmen, bir bakmışsınızdır, sizinkiyle aynı sorunu o da yaşamaktadır o an. Otobüsten atlayan delikanlı, önünde kendisini pis pis sırıtarak bekleyen karlı suya batmamak için olağandan fazla açmak isteyerek bacaklarını, akrobatik yeteneğini sergilemeye çalışırken, - e ne de olsa vücut ham, alışık değil bu gibi durumlara, yaz ayından da yeni çıkmış- sendeleyerek, az kalsın suya yüzün koyun düşüverecektir… Neyse, son anda yeri öpmekten ve buz gibi çamurlu suyun rahmetiyle sıvanmaktan kurtulmuştur ama ağzından çıkanlara bakılırsa, bazı analar – ne yazık ki her zamanki gibi- bu ucuz kurtuluştan nasiplenmiştir…

Evet, otobüs geldi nihayet… İşte korkulan an! Ta ta ta ta!!! Şimdi, kucağındaki çocukla bu göletleri aşmak var… Her şeyi göze alarak, bu aşamayı çoktan geçmiş tanıdığına ıslanmasından son derece korktuğun kucağındaki o çocuğu uzatabilmek var şimdi kış mönümüzde… İnsanın kolu neden sanki şu çizgi film kahramanı müfettiş Gadget amca gibi uzamaz ki gereken böylesi zamanlarda?

Yaşasın! Bin bir türlü akrobatik hareketler arasında ve varacağı yere ulaşabilmek için gölet olmuş birikintilere ve korumasız ve yetersiz otobüs duraklara meydan okuyan Don Kişot vari vatandaşlardan biri olarak, bu günü çoraplarımız sırılsıklam, ayaklarımız buruş buruş olmadan talihlice atlatabilenlerdenim!  Ama kış ve kar gerçekten çook güzel… hele bir de makam, mevki sahibi isen ve otobüse neyin binmiyorsan, karların ve suların ve su birikintilerinin içinden geçiyorsan, hele bir de bu geçişte etraftaki yayalara su, çamur vs vs sıçratıyorsan…

Yav ey yönetici, ey muhalefet, ey gazeteci, ey her sorumlu, ey her kimsen, neredeysen ve nerede yaşatılıyor isen, yazın onca ekmek, dikmek, göz boyamak için uğraştığın o çiçekimsi güzelliklerin hazırlığını bir de kış mevsimi için yapsan ne olur be kardeş?… Ya da olmadı, uzun atlama dersleri falan versen mesela daha yazdan? Ya o, ya o… Hangisi kesene daha çok kazandıracaksa artık, ben bilmem; ben sadece Şekil 1A, yaşarım; teoriler sende, pratikler bende anlayacağın…

Neyse, siz erdiniz muradınıza, biz Don Kişotlar ise çıkalım kerevetlerine… Yaşasın kış, yaşasın kar, yaşasın 2015 belediyecilik ve hizmet ve de muhalefet anlayışımız… Yaşasın 2016! Mutlu yıllar! Ümidini kaybetme, çiçek ek! Vesaire, vesaire...

Arzu Başlantı                                                                                                           

 

 
Toplam blog
: 230
: 1315
Kayıt tarihi
: 26.08.12
 
 

Doğum yeri: Berlin Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu (Bölüm ve fakül..