​ Kara Yazı neden olmadı? / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '17

 
Kategori
TV Programları
 

Kara Yazı neden olmadı?

Kara Yazı neden olmadı?
 

Bekaret ile Namusu Eş Tutan Bakış Açısı. Emre Kınay'ın yer aldığı fakir aile kanadında işlenen zihniyet çoğu kesimi rahatsız etti.


Başrollerini Haluk Bilginer, Emre Kınay, Zeynep Çamcı ve Ushan Çakır'ın paylaştığı Kanal D’nin iddialı dizisi Kara Yazı, 30 Nisan Pazar günü yayınlanacak beşinci bölümüyle ekranlara veda ediyor.

İlk üç bölümü salı günleri yayınlanan Kara Yazı, reyting listelerinde bir türlü 2.5 puan bareminin üzerine çıkamadı.

Bu nedenle de Kanal D salı günü yayın akışından çıkararak ve pazar gününe aldı.

Ancak Kara Yazı, yeni yerinde de bekleneni veremedi ve Total'de 2,31 rating ile 19. sırada, AB'de 2,78 rating ile 10. sırada yer aldı.

Peki bu kadar önemli oyuncuları bir araya getiren dizi neden bekleneni veremedi ve seyirciye kendini sevdiremedi?

Zengin güçlü aile her daim kendi pisliğini örtmek için her türlü kötülüğü yapar.

O ailenin genç oğlu fakir kıza abayı yakar.

Böylece aile ile mücadele başlar.

Bu hikâyeye izleyici artık doydu. Bunu kabul etmek ve yeni fikirlere yelken açmak lazım. Yok eğer illa ben bu zengin fakir yolundan yürüyeceğim deniliyorsa da mutlaka ayırt edici, zeki başka bir fikrin bulunması ve üzerine kurulması gerekiyor.

Kurulan dünya baştan aşağı iç karartıcıydı. Hatta korku filminden hallice bile denilebilir.

Öyle ki seyirciye izlerken nefes alınacak, gülümsetecek ufacık bir alan bile bırakılmamıştı. Bu nedenle dram içinde boğulduk, hepimize fenalıklar bastı.

Zaten gün içinde işte, özelde devamlı hırpalanırken, neden bir de akşam gelip Kara Yazı'yı seyredip kendini iyice mutsuz etsin ki seyirci?

Senaryoda kurulan kumpaslar inandırıcı değildi. Çoğu olay tesadüflere bağlanarak izlenirliğini iyice kaybetti.

Hele hele Haluk Bilginer'in canlandırdığı Oğuz karakterinin daha ilk bölümde yirmi dört kapılı, dört bin dükkanlı Kapalıçarşı'yı mesai saatlerinde boşaltmak ve kapatmak suretiyle görgü tanığını öldürtmesi yok muydu? Seyirciye merhaba, beni izler misin denilmesi gerekirken, bu inandırıcılıktan yoksun ama havalı olacağı düşünüldüğü için konulan ütopya sahnelerle, olay mahallini terk edin denildi.

Haluk Bilginer ve Emre Kınay gibi oyuncuları bir araya getiren Kara Yazı bu oyuncuları da iyi kullanamadı.

Haluk Bilginer'in yer aldığı zengin aile kanadı yani Karahan Ailesi, yapay ve soğuktu. Karakterlerin yaşam motivasyonu bizi ikna etmedi. Anlaşılamayan ilişki ağları nedeniyle hem aile üyelerine hem de aralarındaki çatışmaya inanmadık. Bize abartılı bir nefret sunuldu ama o nefretin nedenini bir türlü anlayamadık.

Emre Kınay Güneşin Kızları’ndan sonra Kara Yazı ile yine psikopat baba rolü ile karşımıza çıktı. Tabi ki oyunculuğuna söz söyleyecek halimiz yok ama şiddet eğilimindeki tecavüzcü karakterden sonra, namus takıntılı ve bu uğurda kızını bile öldürmeye yeltenen babayı seyretmeye ne gerek vardı.

Ya diğer oyuncular?

Kesinlikle ana erkek ve kadın oyuncu seçiminde hata yapıldı.

Üstüne üstlük Zeynep Çamcı’nın daha yeni romantik komedi bir diziden ayrılmış olması, o dizide de başka bir kimlikle işe başlaması gibi paralel hikayelerde haftalarca seyredilmesi, bile bile lades denildi hissiyatı yarattı.

Her ne kadar Meryem filmindeki ağır dram kokan karakteri ile Altın Portakal almış olsa da, neredeyse vurgu kullanmadan konuşan ve bu nedenle de ilgiyi üzerinde tutma problemi yaşayan Zeynep Çamcı'nın bu tip roller için doğru seçim olmadığını düşünüyorum. Kesinlikle komedide, özellikle de absürt komedide kalmalı.

Leyla ile Mecnun'un Arda'sı Ushan Çakır'a gelirsek, evet iyi bir oyuncu ancak bu tip ana erkek rolleri için uygun değil. Ondan çok iyi ana erkek karakterin arkadaşı ya da düşmanı olabilir.

Ve Bekaret ile Namusu Eş Tutan Bakış Açısı

Emre Kınay'ın yer aldığı fakir aile kanadında işlenen zihniyet çoğu kesimi rahatsız etti.

Neredeyse kadın cinayetlerine uyanmadığımız gün geçirmediğimiz bir ülkede, bekaret mevzusunun işleniş şekli gerçekten şaşırtıcıydı.

Kızların bekaretini namus ile eşdeğer gören fikirlerin havada uçuştuğu Kara Yazı, Kadın Hakları üzerine iki güzel kelam etmek isterken, eline yüzüne bulaştırdı.

Öyle ki birbirine taban tabana zıt düşünce yapıları bile bu dili, anlatımı ve bakış açısını reddetti.

Televizyon, sinema, yaşam ve sokaktaki hayat üzerine diğer yazılarımı okumak istiyorsanız, http://www.bibaksana.com.tr adresli bloguma uğramayı unutmayın. :)

 
Toplam blog
: 172
: 1971
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Okur, gezer, izler ve yazar...                 ..