14 Aralık '10
- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Karadeniz, Blacksea

Ölmek için hiç geç olmadı ama; doğumlarımız hep alelaceleydi. Çocukluğumuz da, gençliğimiz de hep böyle geçti. Doyamadık kundaktaki bebeğimize, onun telaşı bizi ölüme götürdü. Karadeniz gibi geçti günlerimiz; gök kadar mavi, rize kadar yeşil, deniz kadar SİYAH..
Trablusgarp, Çanakkale, Dumlupınar.. Onca yoldan düştük omuzlarınıza.
Ama;
Bizi bize kırdırttılar. Pişman olmak için geçti. Önce Ali Şükrü Bey gitti, ardından Topal Osman..
Sonra Samsun ve Trabzon limanlarını kapattılar, deniz balıklara kaldı.
II.Dünya Savaşı çıktı, ekmeğimizi yaktılar.
Sürdüler bizi fakir bırakıp, topraklarımızdan.
Üstümüzden savundular vatanı. Savunduk, vatanımızdı..
Öldük bu uğurda, ölüler demedik çocuklarımıza.
İsyan değil bu, nasıl anlamakta zorluk çekiyorsa Dersim kendi hikayesini, bilmeli KARAdeniz BLACKsea olmadığını. Acı ile, kan ile doldurdu rahmini. Ağaç oldu doğurdu, ağaç oldu doğurdu.. Büyüdü kocamadı, yaşlandı ama sarkmadı. Bu tarih, bu koskoca gövde de yaşandı..
Biraz Ali Şükrü Bey, biraz Topal Osman olmalı artık.. İkisini barıştırmalı. Karadeniz ancak o zaman toparlanır..