​ Karadeniz'de yaşananlar ve çözüm önerileri... / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Karadeniz'de yaşananlar ve çözüm önerileri...

Karadeniz'de yaşananlar ve çözüm önerileri...
 

Karadeniz havzasının ve Karadeniz Bölgesi’nin içinde bulunduğu içler acısı durum yapılan tüm araştırmalar ile gözler önüne serildi. Bu araştırmaya göre ortaya çıkan sonuçlar ülkemizde bu bölgeye olan bakış açısını bir kez daha gösterdi. yıllardır yapılmayan yatırımlar ve ertelenen projeler ile geriye dönüşü olmayan bir sürece girildi.

Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Moldova, Rusya Federasyonu ve Gürcistan topraklarınca çevrelenen Karadeniz'in kıyılarında 160 milyon kişi yaşamaktadır. Karadeniz'in kıyılarında milyonlarca aile bu denizden ve kıyılarından geçimini sağla-maktadır. Ve bu Karadeniz, bugün, denizi, karası ve havasıyla bir bütün olarak çevre kirlenmesi felaketiyle karşı karşıyadır:

Evsel, tarımsal ve endüstriyel atıkların denetimsiz ve arıtılmadan denize boşaltılması ötrofikasyon olayının meydana gelmesine ve ışığın nüfuz ettiği derinliğin azalmasına yol açmaktadır. Aşırı ötrofikasyon besin ağını etkiliyor, türler azalıyor. Denizde balık yataklarının yok olması ve kıyı turizminin zorlaşması önemli ekonomik kayıplara yol açıyor. Bütün bu nedenlerle, Karadeniz'de yaşayan deniz ürünleri nicel ve nitel olarak azalmaktadır: Ekonomik kayıplar her yıl artmaktadır. Bu kayıp Türkiye için son 10 yılda 600 milyon ABD doları olarak tahmin edilmektedir. Karadeniz'de sadece balık türlerinin % 40'ı tehlike altındadır. Bu nedenle, Karadeniz'de yaşayan yaklaşık 300 balık türünden 60'ının yeniden restore edilmesi gerekmektedir. Karadeniz'e gemilerin balast sularıyla geldiği sanılan, denizanası benzeri bir yaratık (Mnemiopsis Leidyi), kabuklu deniz hayvanlarını, balıkları, balık yumurtalarını ve deniz hayvanlarının besini olan planktonları yiyip bitirmektedir. Şu anda Karadeniz'in ıslak yaşam hacminin % 95'ini bu jelatin yapılı yaratık oluşturuyor.

Karadeniz'in kirlenmesinde, İstanbul Boğazı'nın alt akıntısına arıtılmadan verilen İstanbul metropolünün evsel atıklarının da rolü büyüktür. Her yıl Ordu'da 210 bin ton çöp Melet Irmağı'na, Giresun'da 130 bin ton çöp araziye, Trabzon'da 280 bin ton v e Rize'de 105 bin ton çöp denize atılmaktadır. Karadeniz Dağları'nın İç Anadolu'ya bakan bölümlerinde erozyon, denize ve akarsulara bakan yerlerde toprak kaymaları, heyelanlar yoğundur. Bölgenin, toprak kaymalarına, sellere açık olan yapısına insanın yüklediği ev, işyeri, fabrika, köprü gibi birçok unsur çevreye baskıyı artırmakta ve doğanın tepkisine neden olmaktadır. Son yıllarda, toprak kaymalarından, aşırı yağmurlardan, sellerden dolayı uğranılan ekonomik ve toplumsal acı giderek artmaktadır.

Ulaşımda, demiryolu ve denizyolu olanağının arka plana itilmesini sağlayan politikalar, Karadeniz'i kumsalı, körfezi, koyu, falezi olmayan bir deniz durumuna getirmektedir. Yerel yönetimlerin denizi doldurma, böylece denizi kaybederken toprak kazanma tutumu tüm hızıyla sürmektedir. Rant sağlayıcı, ancak tarihe, doğaya, topluma saygısız bu tutum, denizle karanın düşmanlığını ve kıyılarda çirkin yapılaşmayı gündeme getirmektedir. Karadeniz'in özelliklerinden biri olan yaylalardaki çayır ve mer'alar bitkisel üretim amacıyla kullanma, aşırı otlatma, erken ve geç otlatma, iyileştirme ve yönetim çalışmalarındaki yetersizlikler nedenleriyle sorunlar yaşarken ormanlar da tarla açma, yerleşme, otlatma, kesme, taşıma ve az da olsa yangın gibi zarar verici etkenlerle karşı karşıyadır. Ayrıca, olağanüstü biyolojik zenginliğe, eşsiz güzelliğe sahip "doğal yaşlı ormanlar" da tehdit altındadır. Özellikle Çoruh Vadisi'nde yapımına başlanan enerji yatırımları, bölge ekonomisine katkılarının ötesinde kaygılara da yol açmaya başlamıştır. Yatırımların, bölgenin doğal ve kültürel yapısı üzerinde bozucu etkilere yolaçacağı kuşkusu giderilememiştir. Dünyada, barındırdığı hayvan ve bitki varlığı nedeniyle korunması gereken 200 endemik (çok az bulunur) alandan biri olan Fırtına Vadisi'ne yapılan, ülkemizin elektrik enerjisinin ancak binde dördünü karşılayacak hidroelektrik santralının çevreye vereceği zarar düşünülmeden yatırım kararı alınmıştır. ÇED raporu yetersizliklerle doludur. Bölge halkı yasal yollara başvurmak zorunda bırakılmıştır.

Bölgede, Samsun'da bulunan gübre ve bakır, Ereğli ve Karabük'te demir-çelik, Çaycuma'da selüloz-kâğıt, Bartın, Trabzon ve Ünye'deki çimento fabrikalarından kaynaklanan hava kirliliği görülmekte, Murgul ve Zonguldak'taki maden işletmeleri de partikül madde kirliliğine neden olmaktadır. Ayrıca, özellikle Batı Karadeniz evsel ısınmadan kaynaklanan hava kirliliği sorununu yaşamaktadır.

Görüldüğü gibi Karadeniz, karası, havası ve deniziyle çok ivedi çözüm bekleyen çevre sorunlarıyla karşı karşıyadır. Bölge, ülke ekonomisine taşıdığı değerlerle ölçüştürülemeyecek kadar az pay almaktadır ulusal gelirden ve yatırımlardan. Yapılan göstermelik yatırımlar "sürdürülebilir kalkınma" ilkelerine uygun olarak planlanmamaktadır.

Seçime kalan bir senelik süre içinde bu sorunların hangisine eğilinilecek belli değil. Belli olan tek bir şey ise Karadeniz halkının hem çevresel hem de ekonomik sorunlarını 2007 seçimlerinde unutmayacak olmasıdır.

 
Toplam blog
: 430
: 2186
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..