- Kategori
- Gündelik Yaşam
Karadeniz Taka'sı; yandan çarklı...

Yemekhaneden geldim şimdi; taze fasulye, bulgur pilavı, yoğurt, tatlı/ tulumba…
Kara verdim ben kesinlikle tok karına iş yapamıyorum. Aç olduğum vakitlerdeki iş yapma gücü bin volt gibi oluyor. Atom karınca misali çalış, çalış… buraya kadar normal.
Mesela bugün plan yaptım; dedim ki, ütü bakmaya gideyim… tamam dedi aç karnım, gideriz. Öğle vakti oldu.. yemeği yedik.. gidemedim.
Gidemem de zaten… Genelde ramazan’da olur bu durum, yemeği yersin kedi gibi kıvrılırsın.. çay vaktine kadar kestirmeni yaparsın…
Her neyse, bir şey daha var, adam olanlar, kendini adam sananlar; ikiye ayrılır ama her şey misali; adamın biri aynı zamandada makam sahibi, yemek tepsisini, yemek yedikten sonra bizler gibi gidip bulaşık tarafına bıraktı…Efendim öbür adamın teki, masadan kalktı, yardımcı arkadaşlara çıkarken işaret edip tepsiyi almasını söyledi…dedik, ikiye ayrılır…
Haliyle ben, iş yapacaksam kesinlikle aç karnına olmalı…
Geçen cumartesi uyuyorum ki hafta sonları ayıptır söylemesi uyumayı severim de, bu aralar sevmekle kalıyor, en son en geç kalktığım haftayı hatırlayamadım, yazııık.
Telefon çalıyor, sabahın 08.00’i…baktım telefona tek gözle, (o) yazıyor; “hııhhhhhh” genelde uykuluysam ve de annem arıyorsa köyden, benim açılış konuşmam böyle başlar…
Neyse ben uyur modunday’ken birden irkildim: “ne, ne zaman, nasıl olmuş, hemen gelin hemen ne duruyorsunuz, ben geleyim mi” gözümde, zihnimde, bedenimde uyanmıştı.Sizin olsa uyanmaz mı? Uyanır hele babanızı Perşembe günü köpek ısırıp sağ baldırını koparırcasına morartmışsa!
Efendim; doktordan fırçayı yedik.Niye geç gelmişiz. Olduk mu cahil! Hayır dedim ya hayır doktor! eğer sizin benim gibi babanız olsa böyle demezdiniz.hem biz aydın insanlarız, burada kendimi çok kötü hissettiğimi itiraf etmeliyim.Eee efendim adam 73 yaşında kim laf anlatacak.Hem biz Karadenizliyiz, laz olmasak ta.
Hakikaten amaaaa..babam tutturmuş “ben sabırlı adamım”, yahu baba kuduzun sabrımı olur, de diyebilirseniz. Her şeyde hayır vardır derler ya..evet doğrudur.Babamı köpek ısırmasaydı biz tahlil yaptırmasaydık, şekerinin 50 olduğunu öğrenemeyecektik.Benim prensip sahibi babam çaya katılan şekerden başka şekerli yemez-ıı-ııhhh deneyin diyeceğim deneyin..şimdi yiyor mu eh işte…Yani annem maç yorumluoyr diye, babamı öyle sanmayın, ikisi bir arada iken kavgaları bitmez...zıt kutup ben buna derim...
Bu yazıları bir maliyeci okuyorsa, darılmasın!..Yahu akşam ayakkabımı alıcam tamirciden…Girdim içeri, bizim ayakkabıcı elinde kağıtlar, başında bir adam kısa boylu, yanında bir kadın gayet ciddi ve gözlüklü…Bekledim tabii..İyide ne kadar beklersiniz ki, ayakkabı dedim, adam elini hitler gibi kaldırdı.yahu yüzüme bak, bir şey de…kendimi öğretmenler sınıfına girmiş afacanlar gibi hissettim, çok kötü oldum..Sevmiyorum maliyecileri duyarsanız duyun…
Hayır yaa…kıdemle olmuyor bu işler diploma ile oluyor bir daha dünya gelirsem, müdürlerin masasına oturmak için elimden ne geliyorsa yapacağım..yapmalıyım ama geldiğimde aynı masanın olma ihtimali ne kadardır sizce?
Varmı böyle bir şey!
Bu aralar bir şarkı var dilimde…”Dünyaya bir daha gelsem sevgilim arar bulurum yine severim” tövbe..tövbeeee… uzak dur mümkünse başka ülkelerde yaşayalım.Mümkünse sen kuzey, ben güney kutbunda yaşayalım…hah nede assortik oldu bu söz!
Neskafeyi severmisiniz, benim kadar değildir! ev kave kavanozundan geçilmiyor.Bu sabah, kahve içmem lazım, iyi yaptım, ee sat gelmiş, kahveyi bırakamam, tiryakinin sigarasının son nefesi nasıl bağımlılık yaparsa, benim içnde yarım kalan kahve öyledir.Giyindim çıktım tabii, elimde kahve fincanı, arabada içe, içe geldim işyerine, üstelik geçde kalmadım...siz olsaydınız, bırakır mıydınız? ben bırakmam abi...
Bu hafta sonu 160 ytl'ye ihtiyacım var:bir düğün, bir nişan, bir bebek var görülecek , gitmesek olmaz olamaz, şanımız yürümüş bir kere durduramıyorum ne yazıkkiii...
Bu yazı; karadeniz taka'sı..bilginize...