​ Karar korkusu / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '12

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Karar korkusu

Karar korkusu
 

Bu gün 60’a yakın tarihi mekân gezeceğiz dedi. Upuzun bir masa başında toplanmış olan lise arkadaşlarıma baktım. Eşimle birlikte hemen yanıbaşlarındaki küçük bir masaya ilişmiştik, bir an neden onlardan ayrı oturduğumuzu düşündüm.

-Ama bu mümkün değil, bir gün içinde o kadar yeri gezemezsiniz dedim.

Omuz silkti, vaktimiz kısıtlı,  olduğu kadar artık dedi. Ardından ekledi.  Siz de gelsenize.

Yalvarır gözlerle eşime baktım, onlarla birlikte gidebilmek için can atıyordum.

Olmaz diye cevapladı. Ailemi ziyaret edip hemen bu gün dönmeliyiz.

Böyleydi işte,   her zaman  öyle derdi zaten… Olmaz.  Aslında her yere giderdik ama kısacık, ardından koştura koştura eve dönmek zorundaydık… Artık ne varsa o evde?

İnsan çay bahçesinde bir bardak çay içip aceleyle kalkar mı? Sıcak yaz günlerinde biraz hava almak, iki çift laf etmek için gidilir oraya, çay bahanedir aslında.

Yok ama, biz hemen koşa koşa eve gitmeliyiz. Bu kadar evine düşkün bir insan…

 

Sıkıntıyla etrafa bakındım. Burası bir kilisenin bahçesi olmalıydı çevrede bir sürü turist vardı.

Öfff, bari şuradaki fresklerin fotoğrafını çek de gidelim  dedim.

************

Gittiğimiz bir köy eviydi, karşı kanepede 4-5 yaşlarında iki köylü çocuğu oturmuş ürkek gözlerle bana bakıyordu. Bunlar da kim dercesine eşimin yüzüne baktım.

 

Onlar senin çocukların dedi. Şaşkınlıktan ağzım açık kalmıştı neler saçmalıyordu bu adam.

Kanepede oturan  küçük çocuklara baktım

Kara kaşlı, kara gözlü saçı başı karışmış pasaklı bir kız çocuğu, yanındaki de yalın ayak, başı kabak bir çocuk… Benim çocuklarıma hiç benzemiyorlardı, onlara baktığımda hiçbir şey hissetmiyordum. Ardından küçük oğluma baktım içim sevgiyle doldu.

-Hayır bu imkansız, olamaz…İki tane oğlum var, başka  çocuğum olsa ben  bilmez miyim dedim.

Düşünceli bir şekilde başını salladı.

-Sen istemeyince anneme getirdim onları dedi.

Allah Allah ben istememişim, nasıl olur , acaba hafıza kaybı mı yaşadım?

 

Kollarımı iki yana açtım hadi gelin çocuklar dedim. Çocuklarım hemen yanıma koştular, kanepedekilere hadi sizde gelin, siz de benim çocuklarımsınız dedim. Koşup geldiler, sımsıkı  sarıldık birbirimize.

*****************

Köyden olduğunu anladığım adam bir yandan araba kullanıyor, bir yandan anlatıyordu, çocuklarımla ilgili mümkün olduğunca çok şey öğrenmek istiyordum.

-İmdat dedi. Hani şu başı kel olan çocuk, tam adı gibi bir kızdır, çok cadıdır.

Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım.

-A aaa, İmdat kız mı?  Acaba bit falan mı?... Demek iki tane kızım vardı.

-Yemin ediyorum hiçbir şey hatırlamıyorum eşim bir ara çocuk istemişti, ama o zaman çok gençtim, büyük oğlum daha iki yaşındaydı, kariyerimin başındaydım, ev hanımlığını bile yeni yeni öğreniyordum, bir kez daha  çocuk sahibi olmak…Ne bileyim hayatım biterdi, çıldırırdım beni anlıyor musun dedim.

Demek doğurmuşum haa…

O sırada araba durdu, kapı açıldı, Karşımdaki küçük kızlarımdan biriydi, elinde bir kağıt tutuyordu.

Şimdi dedi, beni bir kere öpeceksin ardından da bizi istemediğine dair bu kağıdı imzalayacaksın.

Allahım, o daha küçücük bir çocuk, nasıl senİ istemiyorum derim?

Şaşkınlıkla ona baktığımı görünce,  bizi o kadar istemiyorsun ki, sırf öpmemek için kağıdı bile imzalamıyorsun dedi.

O an gerçekten kalbimin acıdığını hissettim. Gözlerimden yaşlar sicim gibi boşalmaya başladı.

Zorlukla dedim ki.

-  Gel biz şöyle bir şey yapalım. Ben seni öpeyim ama o kağıdı da hiç imzalamayayım…

Usulcacık yanaştı, öpmek için eğildim. Tazecik teninin kokusunu içime çektim

Kuzum dedim… Kuzuuuum…

***********

Bir anda gözlerimi açtım, saat sabahın altısını gösteriyordu. Tövbe estafurullah , Ramazan günü bu nasıl bir rüyaydı…

 Bir anda beynimde  şimşekler çaktı, 16 yıl önce kürtajla aldırdığım ikizlerim olmalıydılar. Ama daha çok küçüktüler, henüz 10 günlük bir gecikme vardı o zaman sorun olacağını Hiç düşünmemiştim…

Allahım çocuklarıma kıydım, günaha girdim..

Sarsıla sarsıla ağlamaya başladım

Allahım ne olur beni affet, evlatlarımı  koru, yalvarırım beni evlat acısıyla cezalandırma.

 
Toplam blog
: 92
: 830
Kayıt tarihi
: 28.02.08
 
 

Biraz kül, biraz duman o benim işte... Öyle dedim diye olayı arabeske bağladığımı sanmayın çabuk sön..