​ Karganın hikâyesi / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '14

 
Kategori
Güncel
 

Karganın hikâyesi

Sen Kimsin Be Karga

Hikâye odur ki anlatılır ve dinleyenlere bir şeyler vermesi beklenir. Bu aynı zamanda insanlara verilen değeri de ifade etmektedir. Elbette verilen mesajı doğru anlamak ve doğru algılamak gerekir. Yanlış algılar sonucun da yanlış olmasına neden olur. Bizler toplum olarak okuyan bir yapımız yok. Özellikle dinlemeyi seven yapımız var. Birileri bizim adımıza okuyacak, bizi yönlendirecek, bizim adımıza karar alacak ve uygulayacak kişilerin olmasını isteriz. Bu yapı aslında kendimize olan güvenin eksikliğinden kaynaklanır. Ancak bunun farkında değilizdir. Zaten böyle bir yapı oluşturanların da bunun farkına varılmamasını isterler. Eğer farkına varılırsa işler karışır ve tersine döner.

Ancak öyle bir noktaya geldik ki, millet olarak yerimizi tam olarak belirlemek mümkün olmuyor. Bir orada bir burada dolaşıp duruyoruz. Galiba karakter sorunu yaşıyoruz. Arkadaşlar bir fıkra göndermişler; Papazın birini ücra bir köye tayin ederler. Papaz köye gelir ve halkın dinden çıktığını, kiliseye gitmediğini, kilisenin bakımsızlıktan çürüdüğünü görür. Hemen kiliseyi onarır ve köylüleri pazar günleri ayine davet eder. Kilisenin çanını yıkatıp cilalar ve parlatır. Tam girişe ihtişamlı bir Vatikan bayrağı asar. Köylülerde yavaş yavaş kiliseye gelmeye başlar. Tam her şey yolunda derken bir karga dadanır. Mundar hayvan her gün aynı saatte önce bayrağa sonra çana pisler ve bunu sektirmeden tekrarlar. 1 gün 2 gün 3 gün derken papazın sabrı taşar.

Muhtara dert yanar;  - Muhtar bu kargadan bıktım. Her gün çan silmekten bayrak yıkatmaktan usandım. Buna bir çare bulalım. Muhtar: - Kolayı var. Kargalar peynire dayanamaz. Sen çanın üzerine en tuzlusundan bir parça peynir bırak. Yanında da bir kâse içine susuz rakı koy. Peyniri yediğinde içi yanacak ve susayacaktır. Kâsedekini de su zannedip içecektir. Sarhoş olduğunda da uçamaz. O zaman yakalarsın papaz mutlu bir şekilde kiliseye döner ve söylenenleri yapar. Beklemeye başlar. Bizim karga ufukta görünür bayrak direğine konar ve Vatikan sancağını bo..a bular. Oradan kalkar çanın üzerine konar. Oraya da bir güzel pisler. Tam uçacakken peyniri fark eder ve afiyetle yer. Tuzlu peynirden içi yanan karga kâsedeki rakıya su diye saldırır ve diker. Bunun rakı olduğunu anladığında iş işten geçmiştir. Havalanmak ister ama yapamaz, pat diye papazın ayaklarının dibine düşer.

Papaz kanatlarından gererek öfkeyle sorar: - Lan şe...siz, milliyetçisin desem bayrağa pislemezsin, Hristiyansın desem çana pislemezsin, Müslüman desem rakı içmezsin. Söylesene lan sen nesin? Karga cevap verir:

 - Hıkkk ! A. partiliyim, A. partiliyim!

Elbette bu bir fıkra. Katılırsınız ya da katılmazsınız. Ama her fıkrada bir doğruluk payının olduğuna inandığımdan bunda da gerçeklik payının olabileceği konusunda bir düşünceye sahibim. Hem zinayı serbest bırakacaksınız, hem domuz etini serbest bırakacaksınız hem eşcinselliği serbest bırakacaksınız ve daha sonra en iyi Müslümanın sizin olduğunuzu söyleyeceksiniz. Kimse kusura bakmasın ama bu olamaz. İki kimlikli ve iki kişilikli olunamaz. Eğer böyle bir şey varsa ki vardır. Bu bir hastalıktır. Tedavi gerektirir.

 
Toplam blog
: 4
: 778
Kayıt tarihi
: 31.03.14
 
 

Lisansüstü eğitim aldım. Ankarada yaşıyorum. Eğitimciyim ..