​ Karşıt olmanın dayanılmaz hafifliği / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
 

Karşıt olmanın dayanılmaz hafifliği

Karşıt olmanın dayanılmaz hafifliği
 

İki tane güya düşünen adam;

Olayı karşı tarafın nasıl gördüğünü anlamadan, kendi gördüğünü bastıran;

Diyolog değil monolog üreten.

Bu adamlar az sonra büyük ihtimal kavgaya tutuşacaklar.

Çünkü savundukları fikri, karakter özelliği haline getirecek, karşıdaki "altı" ya da "dokuz" dedikçe, küfrediliyormuş gibi tepki vermeye başlayacak.

Oysa, düşünmek öteki düşünmeye karşı galip gelmek demek değil, yanlışlanarak gelişmektir. Hiçbir kararı mutlak saymamak, geçici, şu anki doğru olarak kabul etmektir. Çünkü 'evet bu kesin doğrudur' dediğiniz anda, dogmatikleşirsiniz. Düşünme biter.

Düşünmek araçtır, amaç değildir.

Düşünceyi araç olarak kullanmazsanız, o sizi araç olarak kullanmaya boşlar. Durmuş bitmiş donmuş düşüncenin aracı, kuklası haline gelirsiniz.

O zaman, yobaz, kalın kafalı olursunuz.

Yobaz ve kalın kafalı eleştirilmekten hiç hazzetmez. Son kerdete, eleştiri onun gelişimine katkı sağlayacak dahi olsa, kendini savunmaya, sizi anlamamaya, görüşünde diretmeye çalışır. Bu tip insanlar ne kadar da çoktur. Okumuş, kafası çalışıyor galiba dediğiniz adam bile, savunduğu ya da tuttuğu bir şeye bir eleştiri gelince hemen köpürür.

Ne oluyor kardeşim, fikir mi üretiyorsun, bilgi mi paylaşıyorsun, yanlışlanıp ilerlemek istemiyorsan niye yazıyorsun, yoksa iktidar peşinde misin?

 
Toplam blog
: 467
: 1012
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..