- Kategori
- Siyaset
Kaset raporu: Kafalar, Baykal ile Baytok’un, gerisi başkasının!...

Deniz Baykal’la ilgili “kaset”in “montaj” olduğu açıklandı.
Açıklamayı Baykal’ın avukatı ile Ulusal Kriminal Bürosu Yöneticisi Uğur Kurtulan, düzenledikleri basın toplantısında yaptılar.
Yapılan incelemede, bilirkişi raporunda, kasetteki kişilerin Milletvekili Nesrin Baytok ve Deniz Baykal'ın olmadığını savunuldu.
Gerekçeler sıralandı; işte birkaçı:
- Görüntülerdeki kişilerin Baykal ve Baytok olduğunu ispat etmek mümkün değil.
- Görüntülerdeki Deniz Baykal değildir, montajlama yapılmıştır.
- Video kaydında bazı kareler eklenip çıkarılmış.
- İlk odadaki sağ gömlek kolunun az katlanmamış olduğu, ancak ayağa kalkışta, gömleğinin kollarının yarım saniyede dirseğe kadar katlandığı görülmüştür.
- Birinci bölümdeki erkek daha orta boylu, ikinci bölümdeki erkek zayıf uzun boylu birisidir.
- Baykal’ın görüntülerdeki pantolon renkleri farklıdır.
- Nesrin Bayktok olduğu iddia edilen kişinin görüntüleri incelendiğinde ise, morfolojik yapısının farklı olduğu tesbit edilmiştir.
- İkinci odadaki bayan 32-34 yaşlarında orta yapılı bir bayandır. Sayın Baytok ise 50 yaşındadır.
*****
Kendini gazeteci, yorumcu, yazar sayan kimileri, “tezgah”ı kınar gibi yapıp, işin doğruluğuna ısrarla göndermeler yaptılar:
“Baykal, basın toplantısı yapsın, o, ben değilim desin!
Niye yapmıyor?
Öyleyse...”
Oysa Baykal, istifasını açıkladığı konuşmasına, “Değerli arkadaşlarım hoş geldiniz. Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum” dedikten hemen sonra kasetle ilgili şunu söyledi:
“Bu, bir kaset olayı değildir. Bir komplodur.”
Yani “düzmece”, “sahte”, montaj”...
Yetmez mi?
Yetmiyor!
Daha ne desin, inandırıcı olmak için, kimi televizyon programlarında olduğu gibi, üstelik bir de, ağlasın mı?
Belki de öylesi isteniyor.
Baykal’dan kapkaççı, bilmem ne üslubu bekleniyor belki:
Vallahi, abi, ben yapmadım!
İki gözümü ekmek çarpsın ben yapmadım!
Vallahi, o erkek ben değilim, benzerimi bulmuşlar!
Yalan söylüyorsam, iki gözüm kör olsun!
*****
“Komplo” olur da, “teorisi” olmaz mı?
Kurultay’a birkaç gün kala, Baykal’ı aklamaya yönelik olduğu düşünülen bu raporun açıklanmasını, Kılıçdaroğlu’nun önünü kesmek için düzenlenen bir başka “komplo” olduğunu görenler, Baykal’ın aday olacağını seslendirmeye çalışanlar olmadı değil.
Ama laf üretme yaygınlaşmadan, Baykal, son noktayı koydu:
"Bu noktada aday olmam gibi bir şey söz konusu değildir. Avukatım Sayın Muzaffer Yılmaz ve Ulusal Kriminal Büro Direktörü Sayın Uğur Kurtulan’ın yaptıkları değerlendirmelerle, ayrıntılı açıklamalar karalama kampanyalarıyla siyaseti dizayn etme anlayışına, Türkiye’de estirilen fitne ve fesat rüzgarlarıyla, ahlak dışı komplolara bir yanıttır."
Şimdi, “Niye çıkıp bu, yalan!” demiyor diyenler, buna da bir kulp bulurlar:
“Dili yok mu? Çıksın kameraların karşısına, aday değilim, desin!!”
****
Baykal’ın avukatı, yargıya başvurduklarını belirtti.,
Şimdi gözler yargıda...