- Kategori
- Siyaset
Kasetler kimin işine yarar? (1)

Kader bana yaptıkları işlerde başarıdan başarıya koşan tanışlar yazdı hep.
Her yazıları milyarlar eden Yayın Yönetmeni hocalar,
Şimdiki Anayasamıza, 12 Eylül darbesi ile “Nisbi Seçim” ruhunu ekleyen Profesör hocalar,
Siyasi hülle yapan, müvekillerinin davalarını satan, İnşaat müteahidi, iş adamı, Anayasa Mahkemesi Üyesi olunca da kader kararlarında kantarın topuzu olup, güç kimdeyse ona kayan avukat ortak/arkadaş.
Sıkı ülkücüyken, bunlar iktidar olamaz deyip, AKP'ye başarılı bakan olan arkadaş.
Değiştirmediği parti kalmayan, koltuktan olmamak için akla hayale gelmedik yolları kullanan büyük şehir beledi başkanı. (Siz anladınız bunu, ama dikkat ettiyseniz arkadaş demedim "tanış" kaldı sadece. Bana arkadaş olmayı asla hakedemez o başarı saydıkları ile.)
Seçilmeden toplumcu, sosyalist, halkçı, çalışkan ahkâmlarını kimseye kaptırmayıp, seçildikten sonra oturduğu koltuktan kalkmayan belediye başkanı arkadaşlar.
Dağda, bayırda, kahvede, dükkânda “halk diliyle soytarıp”, seçildikten sonra yöresine uğramayan, genel başkan kıçından ayrılmayan, milletvekili arkadaşlar.
Bu liste sürüp gider.
Sırası geldiğinde, sizinde tahmin ettiğiniz bu isimlerin başarı hikâyelerine tanıklık ettiğim bölümleri nakledeceğim.
Şimdi, herhangi bir partiyi yerme ya da önerme kaygısı gütmeden, size bu tanışlardan birini ve koca Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının hayatına etkisi ne olmuştur, onu yazacağım.
Rahmetli hocam Prof. Kemal Dal bu önemli kişi.
Üniversite de Anayasa Hukuku hocamdı. Şimdi rahmetlik oldu. Allah günahlarını affetsin.
Hocamı, uzun uzun anlatmama gerek yok. Merak eden “google” a yazar bakar.
82 darbesinde danışma meclisi üyesi ve darbe anayasası mimarlarından birisidir.
Ama şu kadarını eklemek istiyorum.
Kendisi ile hiçbir zaman anlaşamadık. Anlaşmazlığımızın konusu, hocamın 24 anayasasının kimi maddelerine, şehvet derecesinde tutkun olmasıydı. Hatta biz öğrencilerine çok eleştirdiği 61 anayasası ile 24 anayasasını karşılaştırıcı sorular sormasıydı sınavlarda. Eğer onun kitabında savunduğunun aksine yanıtlar verirseniz sınıfı geçemezdiniz.
Hemen her sınavında ise, mutlaka nisbi seçim sisteminin faydalarına ilişkin sorusu mutlaka olurdu. Yapmanız gereken, istediği yanıtı vermeniz ve sınıfı geçmenizdi. Herkes öyle yapardı.
Tabi ki ben bir türlü geçemiyordum Anayasa Hukuku sınavlarından.
Şimdi beni hatırlamaz büyük ihtimal ama, Ümit Zileli ile aynı sınıftaydık. O bana, “kardeşim ver istediğini, sürünme”, diye akıl vermişti.
Haklıydı aslında.
Ümit Zileli’nin süründüğünü söyleyemeyiz. 12 Eylül darbesi anayasasının kim keyfini sürüyor, kimler sürünüyor belli şimdi.
Uzatmaya gerek yok. Hikâyeden çıkartmak istediğim sonuç her zamanki gibi çok basit.
12 Eylül darbe anayasasında yapılan değişikler ile onun ruhuna uygun hazırlanan ve o günden bu güne gelen iktidarlarımızın değiştirmeyi hiç düşünmedikleri %10 baraj koşullu seçim sisteminin yarattığı haksızlık.
Sırf , ”güçlü iktidarlar olsun, koalisyonlar ile ülke yönetilmesin” kaygısı ile halka yutturulan, ve bu seçimlerde oy verecek 50 milyondan fazla vatandaşın içeriğini bilmediği, akıl almaz hesaplama yöntemleri ile kavram kargaşası yaratan, bu adaletsiz seçim sistemini incelemenizi istiyorum.
İlgili Kanunun linkini veriyorum.
http://www.bilgi-rehberi.com/kanunlar/kanun12839bes-006.html
Lütfen okuyup öyle sandığa gidin.
Size sadece demokrasi ve insan haklarına uymayan yüzlerce sakıncadan bir tane örnek vereceğim.
Bu milyonlarca insana işkence eden, zorba 12 Eylül darbecilerinin anti demokrat akademisyenlere hazırlattığı anayasa ve onun ruhuna uygun seçim sisteminin yüzlerce sakıncasından sadece tek bir örnektir.
Gelelim vereceğim tek örneğe.
12 Haziran'da sandığa gittiniz. Ve siyasi görüşünüz her neyse size yakın Siyasi Parti ya da bağımsız adaya oy verdiniz. Ve eve geldiniz. Seçim sonuçlarını izleme başladınız. Geç vakitlere kadar, bin bir tane hileye müsait olan bu seçim sisteminin sonuçları takip ettiniz. Ve sonuç açıklandı.
Resmi seçim sonuçları açıklandığında ( varsayalım) A ve B partisi arasında sadece 2 oy farkı olduğunu gördünüz. (barajı sadece 2 parti geçmiş olsun)
İster kazanan partiye ister kaybedene vermiş olun. A ve B partisi arasında bu seçim sistemine göre sizce kaç Millet Vekili fark olur dersiniz?
Evet inanamayacaksınız ama bu seçim sistemine göre 50 den fazla millet vekili fark olabilir! Bu rakam artar eksilmez. Tabii ki A ve B partisinin seçim çevrelerine göre aldıkları oylar da sonuçları değiştirebilecektir.
Ama bu adaletsizliği, haksızlığı yaratan barajı geçemeyen bağımsız aday ya da partilerin aldıkları en az % 25 oy oranının 1. gelen partiye daha çok yazılmasındandır.
Anladınız mı kasetler neden çekilip servis ediliyor şimdi?
Bu arada gelelim, tüm ülkemizin merak ettiği, devletimizin acar istihbaratının, sahte bakan mailini yazanı üç günde bulan cin emniyet güçlerinin haftalardır, bir türlü meydana çıkaramadığı bu kasetçilerin kim olduklarına.
“Belden Aşağı Komployu Kimin Yaptığını Bulamıyorsanız, Kimlerin İşine Yarıyorsa Orada Arayın”
Saygılarımla, esen kalın.
cuma hikmet
haberx.com" adresindeki köşemde de bulabilirsiniz.