​ Kaval sesi ve senfoni müziği / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '08

 
Kategori
Siyaset
 

Kaval sesi ve senfoni müziği

Dün kaval sesi ile mest olanlar bugün senfoni müziği dinleyerek çağdaşlığı yaşıyorlar.

Öyle de oluyor... Bakın nasıl oluyor?

DÜN,

"İmam hatip okullarının gayesi, sadece din adamı yetiştirmek değildir.Dinini bilen Türk vatandaşı doktor, mühendis, hakim olsa daha iyi değil mi?"
diyerek , bu okul mezunlarının üniversiteye girmesini sağlayanlar ve iktidarda ya da iktidara ortak olduklarında peş peşe açtıklar imam hatip okullarının çokluğu ile övünenler;"..Şayet kur'an kursları veya din eğitimi veren okullar bu kanuna ters düşüyorsa, yanlış olan din eğitimi değil, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'dur" diyenler;"İslam birliği konusunda asıl mesele, her ülkenin İslamı doğru anlayıp tatbik ederek Kur'an'ın getirdiği nizamı yaşamalıdır" önerisinde bulunanlar.....(1)

Daha bitmedi...

28 Şubat döneminde, Sekiz Yıllık Kesintisiz Zorunlu Temel Eğitim Yasası'nın ardından gelen bazı düzenlemeler ile zor bir dönem yaşayan İmam Hatipliler, bunların başı olan "bir bilen kişiye" bir rapor sunarak, "sizden baba şefkatı bekliyoruz" diyorlar.

Önce, İmam hatiplilerin "bir bilen kişiye" sundukalrı bu raporda neler var bir bakalım.Raporda özetle şunlar var:

"- Din eğitiminin yasakçı, sınırlayıcı bir kamu politikasına konu edildiği
- Devletin, dinden, dindar insandan ve dindar insanın istediği din eğitiminden korktuğu
- Din eğitiminin toplumdan gelen talepler doğrultusunda karşılanmasını
- Türkiye'de din eğitiminin devletin izin verdiği ölçülerde gerçekleştirildiği
- Din eğitimine getirilen sınırlandırmaların kaldırılması
- Kur'an kurslarına gidebilme yaşının 15 yaşa yükseltilmesinin doğru olmadığı
- Üniversiteye girişte, İmam Hatiplilere uygulanan katsayıların, diğer lise mezunlarıyla eşit hale getirilmesi"(2)

İktidarda ve iktidara ortak olduğu dönemlerde(1965-1992), ülkede toplam olarak mevcut 548 İmam Hatip Okulunun 327'sinin kendi zamaında(3) açılmasıyla övünen "bir bilen kişi", bakın, kendisinden "bir baba şefkatı" bekleyen İmam Hatiplilere ne yanıt veriyor:

"Sizi yakından takip ediyorum.Size birtakım haksızlıklar yapılmış olabilir; ama siz yumuşak olun ve sert üslup kullanmayın"

Bu, "sabredin her şey düzelecek" anlamına gelen bir vaat gibiydi.Acaba şimdi bu vaat gerçekleşti mi?

Zaman atlaması yapalım ve günümüze gelelim.

BUGÜN,

Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel,

Türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasının, toplumun huzurunu bozduğunu, Demokratik Cumhuriyetin laiklik ayağının tartışma içine girdiğini ve bu durumdan ıstırap içinde ve fevkalade üzgün olduğunu söylemektedir(4).

Ne güzel...değil mi?

Şimdi bendeniz diyor ki...

İslami yaşam tarzını , çağdaş yaşam içine sığdıramayanlar ve dini eğitimi çağdaş eğitimin içine sokarak, İslamın tabandan siyasallaşmasına ortam hazırlayanlar, 28 Şubat 1997 günü toplanan Milli Güvenlik Kurulu'nun laikliği ve çağdaşlığı esas alan bildirisinin açıklanmasından hemen sonra, akıl almaz bir çabuklukla tavır değiştirerek laikliğin ve çağdaşlığın önde gelen savunucularından olmuşlardır.

Bunlar, bulundukları siyasal ve bürokratik konumlarını korumak ve sürdürmek için, önceki düşünce ve söylemlerini "dün dündür, bugün bugündür" diyerek, "değişim" olarak niteleyip, öncekine karşıt bir tavır değişikliği ile günün koşullarını lehlerine çevirme gayreti içinde görünüyorlar.

Peki...kim bunlar? Bunlar,

DÜN,
Kur'an'ın getirdiği nizamı yaşamak isterken, BUGÜN, çağdaşlığı yaşıyorlar.

Başka bir deyişle..

DÜN, kaval sesiyle mest olan bunlar, BUGÜN senfoni müziği dinleyerek çağdaş olduklarını sanıyorlar.

_________________________

(1) Tırnak içinde siyah harflerle yazılanlar için bakınız;"Açık Pencere", Milliyet Gazetesi, Ekim ve Kasım 1996
(2) "İmam Hatipliler Ne Diyor-Sabredin Düzelecek".Zaman Gazetesi, 28 Aralık 1999
(3) Hasan Sağlam, Milli Eğitim Eski Bakanı'nın konu ilgili dosyasından
(4) Akşam Gazetesi, 12 Şubat 2008


cdenizkent
 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..