- Kategori
- Deneme
Kazananı ve kaybedeni olan hayat felsefesi etik değil

Hayatın nasıl kurgulandığını bilmiyorum ama “ben kazanırsam sen kaybedeceksin” ya da “birimiz kazanacak diğerleri kaybedecek” şeklindeki anlayış yani yarış felsefesi aklı başında insanların öngördüğü bir yaşam şekli olamaz.
Ne kadar yaygın olursa olsun, ne kadar kabul görürse görsün kaybedeni olan bir yarışta kazananın mutlu olması zalimane bir düşünce. Hayat herkesin kazanacağı şekilde kurgulanmalı. Ama yetenek ve çalışmana göre ben bu kadar kazanırım, sen şu kadar.
“Sen kazanırsan ben kaybedeceğim” ya da “ Bir kişi kazanacak diğerleri kaybedecek” Kumar mı oynuyoruz? Benim hayatımı veya diğer bir kimsenin hayatını zarların nasıl geleceği ihtimaline bağlayamazsın. Yok böyle bir hayat, yerim senin finalini! En iyi olan her şeyi alır, en kötü olan aç kalır ha; has… ir!
Ben bu oyunu bozarım! Kerim Korkut düzenlerinde insanlar yarıştırılmayacak. Bu, sınavlar falan hepsi yırtılıp atılacak. Kapitalist köpeklere halkımla Rus ruleti oynatmayacağım! Herkes yeteneği ve çalışması ölçüsünde gelir elde edip hayat yaşayacak.
Bunu bir yere yazın, Kerim Korkut düzenlerinde kazanma kaybetme diye bir olay yok. Sadece sportif olaylar ve oyun sektöründe eğlence amaçlı. İki kişi ÖSS sınavına girmiş. Biri kazanmış müdür olmuş, diğeri kazanamamış işsiz güçsüz sokakta dileniyor. Bizim düşüncelerimizin doğruluğu nereden belli? ÖSS kaldırılıyor, KPSS kaldırılacak deniyor. Neden? Çünkü duvara tosladılar. Bir puanla adam kaymakam oluyor, kaybeden o kaymakamın odacısı oluyor; böyle aşağılık düzen olur mu ya!
E buraları herkes istiyor, napacağız? Oraların bir allamesi kalmasın da bak istiyorlar mı? Yönetici ne demek ya, koyun muyuz biz, bize çoban gerekmez. Herkesin bir işi mesleği olacak; o işinde mesleğinde ne yaparsa o kadar para alır. Düzen budur! Milletin birbirini affedersin şeaptığı düzen olur mu?
Dünyanın kanunlarını değiştiren bir yazı bu. Ama bak kimse ilgileniyor mu? İnsanlarda bu yazıları anlayacak bilinç yok ki. Yarış nedir ya, yarış atı mıyım ben? Sınav nedir? Denemek, sınamak… Tarkan birinci. Varsa yoksa Tarkan. Her şey Tarkan’ın. Çünkü Tarkan kazandı, Tarkan birinci. Bizdekileri de ona verelim. Elbise, ayakkabı… Nasılsa o birinci, her şey onun değil mi? Sizi gidi bilinçsiz kurabiyeler, kafanız şu kadarcık basmıyor. Tarkan’ı yüz bin kişi dinler, beni bin kişi dinler; ama dinler ve o bana yeter. Niye her şeyi Tarkan’ın kucağına veriyorsunuz! Birinci olmak her şeyi almak mı? Ben dünya birincisiyim, dünyayı bana verin o zaman!