​ Kedim, köpeğim ve ben / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '06

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Kedim, köpeğim ve ben

Kedim, köpeğim ve ben
 

Minnoş, Boncuk ve Çılgın...

Yaşamımı, evlilik, çocuklarım ve yalnızca biraz şevkat,ilgi ile size bağlanan hayvan dostlarım renklendirmiştir.

Evliliğim çocuk denecek yaşta gerçekleşmişti. Adeta çocuklarım ile birlikte edindim yaşamın öğretilerini..

Tavşan, balık, keklik ve diğerleri.Hepsinin anıları ayrı bohçalarda gönül sandığımda kilitli..

Doğduğum ve yetiştiğim ev, İstanbulu’un en müstesna semtlerinden birinde, kagir yani ahşap, muhteşem anıları barındıran şirin bir evdi. Baharla birlikte sokağımıza yayılırdı yeşilin kokusu. Önce badem ve erik ağaçları patlatırdı sürgünlerini. Gelin gibi süslenirdi sokağımızın her bir evi. Bahçelerde önce sümbüller patlardı. Ardı sıra laleler, glayörler, leylaklar... Mimazolar yaz boyunca sarı tülden bir bulut gibi sararlardı sokağımızı,baygın kokularıyla sakin ve zarif. Akasyalar salkımlarını, badem ağaçları çağlalarını sunardı biz sokağın tüm çocuklarına... İşte o dönemlerden birinde gelmişti Minnoş. 12 yıllık bir arkadaşlığın başlangıcı olan o günü hiç unutmuyorum. Babamı razı etmemiz zor olmamıştı. Ev ahşap olduğu için mi, istanbul, o tarihlerde hayvanların da rahatça barınabilecekleri kadar verimkar olduğu için mi bilinmez, farelerimiz olurdu; evlerimizin istenmeyen konukları. Ve rahmetli babam kapan kurmaktan kurtulacağım umuduyla Minnoşu eve kabul etmişti. Bir gün Minnoş kıstırmış bir fındık faresini köşeye, patileriyle bir sağdan , bir soldan tokatlıyor. Farecik, aldığı darbelerden olsa gerek sersemlemiş şaşkın ve ürkek bakışlarla fırsat kolluyor kaçmak için. Babam rahmetli “ biz bu mübarek hayvanı fareleri temizlesin diye aldık eve, oysa fareleri eğlendiriyor. Hanım korkarım yakında bütün mahallenin fareleri eve dolacak, ‘ bu ev çok şenlikli’” demiş ardından da ayağındaki terliği Minnoşa fırlatmıştı hafifçe. O gün içerlemiştim rahmetliye kedime terlik fırlattı diye. Ama bugün anlıyorum ki, farenin halinden etkilenmiş kaçmasına fırsat tanımak için minnoşun bir anlık boşluk yaratması için yapmıştı bu hareketi ve farecik kurtulmuştu. Sanırım hayvanlara olan bağlılığım babamın bize göstermediği ama genlerinde olan ve bana da aktardığı, benden de iki oğluma geçen genetik bir özellik.

Büyük oğlum Kıbrıs'ta askerlik görevini yaparken birliğindeki Kurmay Albay’ın postalığı görevine getirilmişti. Bir Paşa’nın postası olan er, oraya nereden geldiği bilinmeyen köpeğin birine tekme ile tacizde bulununca oğlum dayanamayıp uyarmış, adından çıkan arbedede oğlum, Paşa’nın postasının burnuna hatırı sayılır zarar vermiş, ardından da bir hafta çadır hapsi ile cezalandırılmıştı. Bir çoklarına göre bir köpek için kavga etmeye değmez; bunu hayvan sevgisi taşıyan anlayabilir ancak...

Bilirsiniz mutlaka hayvanlar sezileri en güçlü yaratıklardır. Test etme olanağı bulduğumdan köpeğim Çılgın’dan söz etmek istiyorum bu bağlamda.

Eşim henüz hayatta o dönemlerde. Çocuklarda da bendeki hayvan tutkusu mevut rahmetli babalarında da. Eve köpek getirmek istiyorlar lakin evde kedim Boncuk var. Birlikte aynı evde yaşayabilmeleri mümkün değil bu yüzden itiraz gerekçemi anlayacağınızı umut ediyorum. Tüm itirazlarıma karşın, bir gün, ardiye olarak kullandığımız zemin kattan gelen minik bir köpek sesiyle irkildim. Aşağıya indiğimde karşılaştığım manzarayı anlatabilmeme sözcükler yetmez. İki aylık minicik bir Sibirya kurdu ve Kangal kırması köpek yalvaran gözlerle yüzüme “Lütfen beni kabul et” der gibi bakıyordu. Kucağıma aldım ve...

Yedi yıl Çılgın'la yapmadığımız çılgınlık kalmadı. Adına yakışırcasına çılgın bir hayvandı. Özellikle kara çarşaflı kadınlara ve hırpani kılıklı dilencilere hiç hoşgörüsü yoktu. Dişlerini çıkarır, hırlar ve saldırmak isterdi. Havlardı gözden kaybolana dek o giysili insanlar. Yüreğimde onu kaybetmenin sızısı duruyor ama bazen de “iyi ki gitti” diyorum. Bugünlerde yaşasaydı dışarıya çıkarmam mümkün olmayabilirdi. Çıktığımız andan itibaren hırıltısını kesmek mümkün olmayacaktı Çılgın'ımın.

 
Toplam blog
: 203
: 2037
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..