- Kategori
- Siyaset
Kemalistlere Önerim

- Belki yazacaklarım birilerini kızdırabilir… Kızanlar küfür dahi edebilirler… Küfür edecek olanlara diyecek bir şeyim yok… Herkesin kendi tasarrufundadır.
- Beni bilen bilmektedir. Milliyet Blog dünyası içerisinde altı yıllık bir serüvenim vardır ve siyasal ve politik hususlarda duruşum her zaman net olmuştur. Bir olayı yorumlarken, demokrasi ve insan hakları kriterleri benim için aslolandır.
- Özgürlüklerden yanayımdır, milliyetçilik hadisesi zihnimin herhangi bir yerini zerrece işgal etmemiştir.
- Herkesin demokratik haklarını kullanmasını sonuna kadar savunurum. Kaldı ki düşüncelerine katılmasam dahi bu duruşumdan asla ödün vermem.
- Durum vaziyet budur ve buradan hareketle, lafım Kemalperestleridir.
- Özellikle “Kemalperest” ifadesini kullandım. Alınmasınlar… Hak ediyorlar. Hem de fazlasıyla…
- On yıldır ülkeyi siyasal İslamcı bir parti yönetiyor.
- Bu parti ilk zamanlarında demokrasi havarisi kesilmiş, ülkeyi dışa açma anlamında bir dizi girişimlerde bulunmuştu. Tabii ki iyi bir şeydi bu girişimler. Demokrasimiz gelişecek, insan haklarının sınırları genişleyecek ve uluslararası dünyaya entegre olacak, gelişmiş batı dünyasıyla ilişkilerimiz yerli yerine oturacaktı.
- Her şeyden önemlisi de, ülkenin en önemli sorunu olan Kürt Sorunu çözüm sürecine girecekti.
- Olmadı…
- Siyasal İslamcı parti ve başındaki isim, asli kimliğine dönmeyi uygun görmüş olacaklar ki, üçüncü döneminde olabildiğince otoriter, olabildiğince antidemokratik uygulamaları hayata geçirmeyi marifet bildiler.
- Siyasal İslamcı bir parti olan AKP, hiç gereği yokken Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını iptal etti. Gerekçesi ise mizah kıvamında değerlendirilebilecek cinsten.
- Efendim istihbarat almışlarda, kutlamalarda olaylar çıkacakmış.
- Yersen…
- AKP, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını kendi meşrebince iptal etti, yetmedi, 10 Kasım Atatürk’ü anma haftasına da çomak soktu. En nihayetinde ülkenin kurucusu olan bir ismin, ölüm yıldönümünde anılmasından daha doğal ne olabilir ki?
- İktidar partisi geçtiğimiz dönemlerde de benzer uygulamalar yapmıştı. 19 Mayıs kutlamalarında da bu tavırlarını gördük, 30 Ağustos’ta da bu tavırlarından ödün vermediler.
- İşte mesele tam da burada başlıyor.
- İnsanların saygı duydukları, saygı besledikleri ne kadar özel gün varsa hepsinin altına çomak soktu iktidar partisi.
- Peki Kemalperestler ne yaptılar?
- Hiçbir şey… Evet, hiçbir şey yapmadılar.
- Bu antidemokratik uygulamalar karşısında, her şey bir yana da bu incitici uygulamalar karşısında cılız birkaç ses çıkarmaktan öteye gidemediler. İnternet ortamlarında, facebook ve twitter dünyasında kahramanlıklar yaptılar. İnternet dünyası üzerinden kahramanlık yapmak kolay…
- İşte sorunun özü tam da burasıdır.
- Şimdi Kemalperestler, dönsünler hallerine bir baksınlar. Kimsenin ciddiye almadığı bir kesim olup çıktılar. Çünkü davaları için mücadele edecek azim ve kararlılıkları yok. “Anıttepe’den kalkıp, bir gelse” repliğinin dışına çıkamadılar. Ve en büyük hataları da, Kürt sorununa karşı tutunmuş oldukları tavır oldu.
- İşte Ufuk Hoca ile Ali Açıköz’ün durumları.
- Ne zaman ki Kürt Sorunu mevzuu gündeme geldi, Ufuk Hoca gibi bir Kemalistle, AKP’ye ruhunu teslim etmiş olan Ali Açıköz Hoca aynı noktada buluştular. Tıpkı, Sözcü Gazetesiyle, Akit Gazetesinin Kürt Sorunu karşısında aynı noktaya düştükleri gibi…
- Oysa Kemalperestler’in, Kürtlere bakarak feyz almaları gerekiyordu. Hamasi nutuklardan öteye, Kürtler gibi davalarının arkalarına düşmeleri gerekiyordu. Bunu yapamadılar. Sırça Köşklerinden dışarıya çıkamadılar. Sadece hamaset parçalayıp, gerdan kırdılar.
- Hâl vaziyet böyle olduğundan, iktidar partisinin şamar oğlanı oluverdiler.
- Peki Kürtler ne yapıyor?
- Davaları için, hakları için bedenlerini ölümden sakınmıyorlar.
- Aslında şu anda Kemalistlerin Kürtlere çok ihtiyacı var. Kürtlerdeki azim ve kararlılık, Kemalistlere de feyz olur ama Kemalperestler, iş Kürt Sorunu olduğunda siyasal İslamcılarla birlikte saf tutuyor.
- Kemalistler bakış açılarını değiştirseler, bu ülkeyi adam gibi bir demokratik cumhuriyete dönüştürme çabasına girişseler, Kürtlerle de araları düzelecek ve ülke doğru düzgün bir memleket olacak. Ama halen Kemalistler olanı biteni okumaktan acizler.
- Onlara önerim demokrasi ve insan hakları neyi emrediyorsa, o yöne kulaç atın. Aksi halde siyasal İslamcıların şamar oğlanı olmaktan kurtulamazsanız.