- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Kendi neslimizi sömürüyoruz.

özgür ve geniş bakış
Başkalarını sömüren refahını başkalarının refahını azaltarak sağlar. Bizde bu en ağır haksızlık ve ahlaksızlık olarak bilinirdi. Öyleki kul hakkı yendiği zaman bunu Allah bile affetmez denirdi.
Son yıllarda bizde çok sömürgen olduk. Ama kendi neslimizi, çocuklarımızı. Bunu yapabilmek için kurulan mekanizma gereği neslimizi sadece biz değil yabancılarla ortak bir şekilde sömürüyoruz.
Diğer sömürgenler ise başka milletleri sömürerek hem yaşadıkları dönemlerin, hemde gelecek nesillerinin refahını artırırlar.
Aslında biz ak akce kara gün içindir yaklaşımlı bir millet idik. Gelecek nesillerimizi kendimizden daha çok önemserdik. Birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşından sonra yürekleri yırtan yokluk içinde olmamıza rağmen tasarruflarımız la hem Osmanlıdan kalan borcu ödedik, hemde ülkede temel sanayi ve diğer yatırımları yaptık. Gelecek nesillerin refahı ve yükselmesi ön planda tutuldu. Şimdi ise ülke olarak gelecek nesillerimizi borclandırıp boğazımıza geçiriyoruz , çocuklarımızı sömürüyoruz ve bu sömürmeyi ancak yabancılarla ortaklaşa, iki elden katmerli yapıyoruz . Nasıl mı?
Kamu ve özel kesim olarak son yıllarda ülke olarak aşırı derecede borclanıyoruz. Bu borçlanmalar yeni ilave üretken kapasite yatırımlarına harcansa boğazımıza gecirmemiş olacaktık. Gelecek nesiller için üretim yapacaktı ve geliriyle hem borc hemde faizi ödenecekti. Bizde son yıllarda olan bu değil.
Gelecek nesiller için tasarruf şöyle dursun, onları borçlandırarak, o da yetmiyor hazır serveti yabancılara satarak bugünü güllük gülüstanlık gösterme, riyakar bir başarı ve refah aldatmacası sürdürüyoruz.
Dünyanın en yüksek reel faizi ile borclanıyor, bu sayede döviz kurunu zorla düşürüyor, ithalati ucuz hale getirip, ithal edip yerken bir elimizle aldığımız borcları öteki elimizle ithalat yoluyla geri yabancılara veriyoruz. Ödesin gelecek nesiller diyoruz. Bunu yaparken faizinide borcla ödediğimiz için sadece ana parayı değil faizinide ödesin gelecek nesiller diyoruz. Bunun bir başka tahripkar sonucu da yerli üretimi ucuz ithalata boğdurup yok etmek, işsizliği artırmak oluyor. Kullanılan başlıca mekanizma da yüksek faiz - düşük kur ve cari açık . Daha da kötüsü hakim olan tartışma ve yaklaşımlar bu cari açığı, finansmanını sürdürebilmenin yollarını, bir başka ifade ile nesillerimizi, çocuklarımızı yabancılarla birlikte sömürmeye devam edebilmenin yollarını tartişıyoruz.
Dr. Hamit Bozkurt