- Kategori
- Psikoloji
Kendim ve başkaları...

Bugün karar verdim hatta bu sabah kendim için yaşamaya... Şöyle ayaklarımı uzatıp kendim için dinlenmeye. Hazır bugün de Pazar kafama eseni yapacağım.
Düşündüm de ben başkaları olmuşum, başkaları hiç ben olamamış...
Fazlasıyla hassaslık yapıp kendimi hep durmadan başka hayatlarda yaşatmışım.
Bu ne demek bilmiyorum yine de hep öyle olmuş...
Ufacık bir kızdım kendiyle sancılı yalnızlıkları, Takıldı peşime bir kırılganlık hep üzerimde yürüdü yıllar yılı...
Büyüsem de kurtulamadım hüzünselliğimden.
Yıllar... İnsanı olmadığı, tatmak istemediği rüzgarlara savuruyor. Bir yanın sen oluyor, bir yanın senin senden uzakta hayallerin...
Fazla mı takılmıştı kafama insanları kırmak istemeyiş,
Onları kırmak hep kendimi kırmak gibimiydi?
Şimdi kendi anlamımla yaşayacağım.
Karar verdim...
Başkalarının mutluluğu üzerine kendi mutsuzluğumu yaşatmayacağım.
Kendimi başkalarının yerine koymak.
Hep bunu yaptım sanırım, aşırılığa kaçarak...
Şimdi bu zamanların son demini yaşıyorum.
Kendimi kendi baharlarımda yaşıyorum.
Seviyorum başka kaygılardan uzakta hayatı.
Ve seviyorum gerçek "ben" olan suretimi
Küçüçük bir kızken kendime hep kağıtlar karalardım.
Durmadan...
Açılmamış sayfaları açardım korkusuzca...
Kendi dünyamı kendim yaratırdım.
Ama şimdi kendi dünyamız var mı?
Yoksa başkalarıyla ortak alanlarımız mı?
Herkes kendinden uzaklaşıyor, yapay bencillikler etrafta bizden uzaklarda.
Kırılmış bir kalp ne kadar onarılabilir ki?
Kırılmış kalbimle mutluyum ben yine de...
Hassas ve naif düş dünyamda kendi düşlerimi yazıyorum size yine.
Burda olmanın, paylaşmanın ve paylaşılmanın mutluluğu yüzümde...
Aldırmıyorum kırılgan benliğime
Kırılmışlıklarıma alıştım ben.
Tamiri mümkün değilse onlarla yaşamaya çalışmalıyım.
Kendim için yaratıyorum bütün oyunlarımı.
Ve herkesle paylaştıkça daha da çoğalıyorum...