- Kategori
- Deneme
Kendimi ikna edercesine
Bu hafta sonu İstanbul’ a gidiyorum. Bu kaçıncı gidişim, bilmiyorum. Çetelesini tutmaya da hiç ama hiç niyetim yok.
Aslında bir yanımla macera gibi algılarken, diğer yanımla resmen işkence çekiyorum. Ne paradoks ama!
Bu sefer beni hem heyecanlandıran, hem de korkutan bir yanı da; kırk yıllık bir dostla buluşacak olmak. Uzun süredir görüşmedik yüz yüze. Hatta iletişim yok bile denebilir. İşte öyle bir şey.
Ne işin var öyleyse diye sormayın. Onu da bilmiyorum. Bir sürü neden doluşuyor zihnime. Fakat biliyorum ki; hiç biri tek başına bir anlam ifade etmiyor. Bir araya gelirlerse de yazmanın bir anlamı kalmıyor. Anlayacağınız işler karışık.
İşleri çözmenin bir yolu, üstüne gitmektir. Ben de öyle yaptım. Biletimi aldım ve haber verdim arkadaşıma. Gerisi ya Allah, ya Kerim! Gerçekten kendimi ikna etmek için çok uğraştım. Yorgun düştüm. Olmadı.
Ben de “ikna olmuş “ gibi yapmaya karar verdim; işe yarar diye. Bakalım. Bekle de gör, diyorum kendime.