- Kategori
- Eğitim
Kendimizi yasalarla korumayı öğrenmeliyiz

Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde kısa bir gezinti yapacak olursak; “ Eskişehir’de üç günde iki kadın tartıştığı eşini bıçakla yaraladı, biri kocasının üzerine çaydanlıktaki suyu döktü.
Kocasının cinsel organını kesti.
Siverek’te buğday sahipleriyle işçiler arasında silahlı çatışma; 2 ölü, 2 yaralı…
17 yaşındaki kız , arkadaşının kendilerinde kalmasına izin vermeyen annesinin boğazını jiletle kesti.
7 aylık hamile eşini, bıçaklayarak öldürdü.
Ankara’da tutuklanan Hizbullah militanının işlettiği dükkanında evli 5 kadınla ayrı ayrı birlikte oldoğu belirlendi.
11 yaşındaki yeğenini baltayla 7 parçaya ayıran yenge , kaybolduğu sanılan öz kızını da mı öldürdü?
Bundan kurtulmamız lazım diyen sevgilisinin, eski sevgilisinin ensesine, bıçak sapladı.
İstanbul’un göbeğinde namus cinayeti; eşiyle birlikte olduğu iddiasıyla amcasının oğlunu öldürdü.
Belediye başkanını makamında vuran kişinin cinayet gerekçesi; Ruhsat istedim vermedi, vurdum.
Beş günlük bebeğin ağzına bez bağladıktan sonra bir tarlaya gömdü.
Rüyasında aldatıldığını görünce , karısını doğradı.
Beyoğlu, Teksas gibi oldu; 15 günde 5 ölüm yaşandı.
Bir barda içkisine ilaç atılan ve kadınlarla birlikte yolda giderken sızan işadamı önce dövüldü sonra da arabası çalındı.
Hacze gelen avukatı bacağından vurdu.
Bafra Belediye Spor Kulubü’ne düzenlenen silahlı saldırıda kaleci antrenörü ve teknik direktör öldü.
13 yaşındayken kaçarak evlendiği, kendisinden 33 yaş büyük kocasını 11 yaşındaki oğluna içki içirdiği gerekçesiyle uyurken bıçaklayrak öldürdü.
Çay getirmeyen eşinin kolunu makasla kesti.
Kuaförü basıp eşiyle kızını katletti.
Kendisine üç yıl önce küfrettiği gerekçesiyle komşusunu öldürdü. “ vb. onlarca haber derleyebiliriz.
Ne yazık ki bizde gazete okuyucularının önemli sayıda bir kesimi bu tür haberlere ilgi duyar. Gazete okuduğunu göstermek için de hem bu tür olayları hem de yargısını anlatır. Çoğunlukla , suç işleyenler haklıdır onun gözünde. Mağdurlar için de “tüh tüh yazık olmuş zavallıya” der geçer.
Üzerinde kafa yormaya çalışmaz. Bu tür olaylar niçin ve niçin bizim gibi ülkelerde çok sayıda meydana gelmektedir? Bunun ekonomik, sosyal, kültürel boyutları nelerdir? Toplumumuzun eğitim düzeyinin düşüklüğü ile , özellikle de ekonomik krizin derinleşmesiyle ilintisi nedir , ne kadardır?
Karşılaşılan her türlü sorunu, saldırıyı, kendimizi meşru savunma durumunda kalmadığımız sürece hukukla, yönetimsel ve adli yargı ile, güvenlik güçleri aracılığı ile çözme yoluna gitmeliyiz. Uygar insanın yapması gereken budur.
Unutmayalım ki kem sözler her zaman, her durum ve koşulda sahibine aittir. <ı>Yumruğu kalkanın beyni özürlüdür. ı>Ahlaken cüce insanlar karşısında küçülmemeliyiz. Yapmacık hareketlerle, külhanbeyi ağız ve edalarıyla bir şeyler elde edebileceğini , bir yerlere gelebileceğini zanneden zavallıları bırakalım , kendi kibirlerinde boğulsunlar. Beyni özürlü insanlar, kaba güçle, tekme, tokatla, silahla sorunlarını çözebileceklerine inanmışlardır. Ancak sorunları çözemeyip, çetrefilli bir duruma getirdiklerini iş işten geçtikten sonra anlayabilirler.<ı> ı>
<ı>Kendimizi yasalarla korumayı öğrenmeliyiz, öğretmeliyiz..ı>