- Kategori
- Deneme
Kendini ifade etmenin bin bir yolu var. Seninki hangisi?

Daha bu yaşta susarsan, Bi daha konuşamazsın oğlum.
Ne tuhaf. Kendini ifade etmenin bin bir yolu varken; ya anlamamaktan ya anlaşılamamaktan şikayetçiyiz. Bakış açımızı değiştirmeyi, derdimizi başka bir şekilde, farklı bir yoldan dillendirmeyi bile denemeden. Bize öğretilenle yetiniriz çoğu zaman. Farklı olana aldırmadan. E, öyle öğrettiler ya! Boş ver gerisini; değil mi? Sen de haklısın. İnsan bilmeden anlayamaz, öğrenmeden geliştiremez kişiliğini.
Kimi yazarak anlatmayı, kimi sohbet etmeyi sever. Nefsini notalara vuran da bizden, çizdiği resimlere sığınan da... Bazısı da, taştan, topraktan heykel diker dünyaya. Oya oya işler oyarken ahşabı... Dizelere söyletir meramını... Türkü okumak da başka bi yol elbet. Romanla öykü yazmak da cabası...
Yaşayan milyarlar olsak da, tek bir yol bulamayız bazen yürümeye... En zor şeydir içine içine gitmek yüreğinin... Her mesele de eloğluna anlatılmaz ki! Sakla bakalım, ek acını kalbine. Orada ne kadar kalacaksa artık! Dikkat et de taşmasın! Üç kuruşluk çileye teslim etme canını...
Kimi, topun peşine gider. Kimi senaryo, tiyatro; kimi de roman yazar. Şiirle büyülemeye meyleden de çıkar arada... Artık hangisi işine gelirse...
Farkında mısın bilmiyorum. Ama binbir yolu bulunur laflamanın. Öyle susup oturma hemen. Aç kapılarını, söyle dileğini. Söyle ki, gerçekleşsin düşün... Adam münecim değil ki halinden anlasın. Kadın nereden bilecek söze dökmediğini...
Hadi uzatma artık. Bırak küskünlüğü. Koyver gitsin ucunu. Dilin söylesin içindekini. Bunca yolu varken hasbihalin... Anlatamıyorum da ne demekmiş? O senin hüsnü kuruntun canikom. Yeter ki başlamaya gör bi kere. Kendiliğinden gelir gerisi. İstersen bulursun yolunu. Başkasının dürtmesi gerekmeden...
Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.