- Kategori
- Güncel
Kentsel dönüşüm değil rantsal dönüşüm
Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanlığı 2B ve mülkiyet toplantılarına başladı. Bu toplantıların ilk durağı Çubuklu Mahallesi'de bulunan Ordu Mesudiye Çukuralan Derneği oldu. Çukuralan Derneği'nde yapılan toplantıya Sultanbeyli İlçe Başkanı aynı zamanda İl Genel Meclis Üyesi İsmail Yılmaz, Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Burhan Öz, Çukuralan Derneği Başkanı Yücel Biçer, Saadet Partisi İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda Çubuklulu vatandaş katıldı.
İlçe Başkan Yardımcısı Davut Şaraldı'nın moderatörlüğü ile başlayan toplantıda ilk olarak İlçe Başkanıı Burhan Öz etkili ve uzun bir konuşma gerçekleştirdi. Saadet Partisi'nin her koşulda vatandaşın yanında olduğunu ve bundan sonrada olmaya devam edeceğini belirterek söze başlayan Öz, bu mekanlarda sık sık Çubuklulular ile bir araya geldiklerini vurguladı. Başkan Burhan Öz konuşmasına şöyle devam etti;
Burhan Öz: Sonradan yapılan dayatmalarla geleceğimiz ile oynanmamalı
"Sizlerle bu mekanlarda daha önce çok sık bir araya geldik.
Son yıllarda Beykozluluğumzu biraz örselendi erezyona uğratıldı. Esas bizim için tehlike budur. Biz Beykoz'da yaşamaya devam edecek miyiz? Hiç kimsenin bu kararı almada yetkisi yoktur. Bu kararı halk yani sizler vereceksiniz.
Beykoz'a biçilen kefeni beraberce yırtacağız. Sadece STK'lar ile değil muhtar ile değil bütün herkes hep beraber yapacağız.
Acaristanbul diye bir yer yaptılar. Bu yerin sahipleri mahkemeye düştü ve o sistemi savunan kişi yerini savundu, hatta devlet bakanını yerinden etti ve kendini kurtardı. O kişiler kendilerini kurtarıyorlarda 274 bin Beykozlu kendini savunamayacak mı?
Sonradan yapılan dayatmalar ile geleceğimizle oynanmamalı.
2B yasası çıktığı günlerde katıldığımız bir toplantıda "eğer istenseydi 2B yasası bir bayram yasası olabilirdi" demiştik. Sizler iyi niyetli olarak bu oyları onlara verdiniz imkan verdiniz ve 2B yasası çıktı ama bu yasa hepinize bir zindan oldu.
Size "bilmiyoruz" diyorlar. Peki bu yasayı kim biliyor? Yerel yöneticiler milletvekilleri meclistekiler bilmiyor ama birileri bu yasayı biliyor. Bu işe son verecek ve çözüm üretecek makam sizlersiniz.
Daha düne kadar birileri buraları istila ediyor diye bizler mücadele ediyorduk, şimdi biz bu duruma düştük. Bize işgalci diyorlar. Bakan başbakan ve yereldekilerinin hepsi işgalci diyorlardı ama biz biraz yüklendik şimdi diyemiyorlar. 2B mağduru diyorlar. Nereden biliyorsunuz mağdur olacağımızı? "Sizi mağdur etmeyiz" diyorlar ama yazışmalarda "2B mağduru" yazıyor.
Şimdi henüz daha ateş değmedi. Mevzuyu çözemedik henüz. Ne muhtar ne belediye başkanı nede bir başkası hiç bir şey söyleyemiyor. Biz sizin adınıza tüm hesaplaşmalarda sizin yanınızda olacağız. Siz haklı olduğunuz çalışmalarda Saadet Partisi'ni sizin için koşarken göreceksiniz.
Onlar saklıyorlar, sakladıkları için zulüm var. Lütfen Beykozlunun hakkı olan hakkı derhal teslim edilsin. Seçimlerde dediğiniz gibi söz verdiğimizi imarı iskanı ne hak varsa derhal verilsin.
Öngörünüm, Boğaziçi, SİT, Milli Emlak, su havzası, özel projeler... Bu nasıl bir tutsaklıktır? Beykoz yeni oluşturulmuş bir ilçe değilki. Beykoz hep vardı şimdi ne değişti?
Milli görüş çeliktir, onu hiç bir şey ezemez. Yeterki bize güç verin.
Bu gün Çubuklu'da, Yenimahalle'de, Rüzgarlıbahçe'de yaşanan olayların farkındayız, inşallah yanınızda olacağız"
Saadet Partisi İlçe Başkanı Burhan Öz konuşmasını "bundan sonra söz mahallede" diyerek tamamladı.
Burhan Öz'ün konuşmasından sonra mülkiyet konularında ciddi tecrübeleri olan Sultanbeyli İlçe Başkanı aynı zamanda İl Genel Meclis Üyesi İsmail Yılmaz söz aldı. İsmail Yılmaz Beykoz'daki mülkiyet sorunlarının hemen hemen aynısını Sultanbeyli İlçesinde yaşadıklarını söyledi. Başkan İsmail Yılmaz konuşmasına şöyle devam etti;
"Aynı sorunlar, aynısı olmasada bizim oralardada bu sorular var. Bu Kentsel Dönüşüm'ün asıl adı Rantsal Dönüşüm'dür. Beykoz'da büyük rant vardır. 2B meselesi orman vasfını yitirmiş yerlerin üzerinde oturanlara satılmasıdır. Bu güzel bir şey aslında. Ama arka pilanında bir çıkar varsa Kentsel Dönüşüm vatandaşın aleyhine dönüşebiliyor bir anda.
Rantı kim bekliyor? En başta devlet bekliyor. Devlet 2B'den büyük bir para bekliyor. O zaman en büyük rantçı hükümettir. Kimden elde edecekler bu rantı? tabiki vatandaştan... İşte işin içine rant girince maalesef mesele düğümleniyor. hükümet bu yerlerden 14 Milyar bekliyor. Maalesef zihniyet yanlış.
Sizler genelde Ordu'dan başka illerden Anadolu'nun çeşitli yerlerinden geldik, keyfimizden mi? Devletin bu vatandaşlara barınma hakkı vermesi gerekmiyor mu? Bu aşamada bu vatandaşların korunması gerekiyor. Ama ne yapıyorlar, tam tersini yapıyorlar. Vatandaşın göçünü engellemeye çalışmıyorlar, buradaki vatandaşları bu baskılarla yerlerinden etmeye çalışıyorlar.
Başbakan "siyasi hayatımın son bulmasına da neden olsa bu sorunu çözeceğim" demedi mi? "bana oy vermeseniz" bile ne demek Allah aşkına. Sizin canınızı yakacağım demek istiyor.
Çözüm sizlersiniz...
Hiç merak etmeyin, fiyatlar çok çok ağır bir durumdadır. Tek arzuları ölümü gösterip hastalığa razı etmektir. Beykoz'da fiyatlar risklidir.
Belediye başkanına talimat veren arka planda başkaları var. İktidar partisinin tüm belediyeleri hemen hemen aynı noktadan talimatlar alıyor. Beykoz'da daha büyük planları var. Buralarda proje alanları adı altında ciddi çalışmalar yapıyorlar ama sizi temsil etmiyorlar. Sizin hakkınızı iktidarla ile bağı olmayan bir belediye başkanı savunur. Halkın gücünü arkasına alır masaya oturur ve gerekirse yumuruğunu masaya vurup hakkınızı savunur.
Vatandaş yarın yerinin tapusunu almış olsa bile yeni çıkardıkları yasalarda kamulaştırma yetkisi olduğu için dönüşüm yapmak ve özel projeler için kamulaştırma yapmaya hakları var. Beykoz'la ilgili rant projeleri var.
İki yol var, biri hukuki mücadele (ki eliniz oldukça zayıf), diğeri ise mutlaka bilgili ve bilinçli olmaktır. Haklarımızı iyi bilmeli, birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız. Buna birisinin öncülük etmelidir. Örneğin şu an burada bu görevi Saadet Partisi yapıyor. Kısacası sosyal bir güç oluşturmalıyız. Bu güç siyasileri projelerinden caydıracaktır. Antalyalılar baskı yaptılar ve indirim yapıldı.
Şu an belediye İktidar Partisi'nde değilde Muhalefet Partisi'nde olsaydı inanınki haklarınızı daha iyi savunurdu"
İlçe Başkanı Burhan Öz'ün kapanış konuşması ile toplantı sona erdi.
beykoztr.com / Fırat Aydoğar