​ Kerim Korkut'la yeni ufuklara doğru/İhanet / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '12

 
Kategori
İlişkiler
 

Kerim Korkut'la yeni ufuklara doğru/İhanet

Kerim Korkut'la yeni ufuklara doğru/İhanet
 

Ağırlıklı olarak eski anlayışların ölümcül suçu ihanetin dozunda yumuşama var. Bugün savaştan kaçan bir asker vatana ihanet etti diye vurulmayabilir. Bu dönüşümün gerekçesi olarak çoğu insan ”Dünya değişiyor” diyecektir. Dünyanın değişiyor olmasının tek başına bunu açıklaması mümkün değil. İnsanlar dün gaddardılar da bugün daha mı merhametli oldular? İhanet edenlerin ağır şekilde cezalandırılmasına bu nedenle mi karşılar? 

Elbette hayır. Doğru, insanlar cahildiler; gerçeği göremiyorlardı. Ayrıca sistemler çok katıydı, halk kabul etmese bile karşı koyamıyordu. Şimdi bunlar değişti. İnsanlar eğitimli, sistemlerse daha demokratik. Herkes devlet düzeniyle ilgili öyle değil de böyle olsun diyebiliyor. 

Ancak asıl neden ne şimdi, ne bundan önce, ne de hiçbir zaman ihanetin gerçekte bu kadar ağır bir suç olmaması gerektiğidir. Yani sonucunda insanların asılıp kesildiği ya da farklı ağır şekillerde cezalandırıldığı bildiğimiz ihanet suçunun akla ve mantığa uygun yanı yok. Peki, hiç mi suç olmamalı? Elbette hayır. Suç olmalı, ceza da verilmeli ama böyle değil. 

Vatan sevgisi mecbur olamaz. İnsan anne babasını sevmiyor, karısını çocuklarını ha keza. Hâşâ Allah’ını bile sevmeyen var; niye vatanını sevsin? Bugün mecburi askerlik tartışılıyor. Hatta ben yazılarımda mecburi askerliğin doğru olmadığını, sadece isteyenlerin yapacağı profesyonel askerliğe geçilmesi gerektiğini yazdım. Bu durumda vatana ihanet ne oluyor? 

Vatana ihanet suçu bazı kimseleri tebessüm ettiriyor çünkü böyle bir suç olamaz. Savaştan kaçan asker korkuyor olabilir ya hadi bunu geçtik, savaşın haklılığına inanmıyordur. Başka ülkelerin insanlarının düşman olarak görülüp öldürülmesini kabullenemiyordur. “Biz hepimiz vatan için kanımızı, canımızı vermeye hazırız” Neden? Ne anlamı var şimdi bu cümlenin? Ölmek istiyorsan mezarlık orada. Savaşın nedeni yoktur. Birkaç aptal karar verdi diye birbirimizi boğazlamamız gerekmez. Elimize bir bayrak alıp cephelere koşmak yerine tankların önüne yatmalıyız. Durum buyken ülkemizi uzaylılar mı istila edecek? Unutmayın siz izin verirseniz savaş olur. İzin vermeyeceğiniz ve bu nedenle de savaş olmayacağına göre vatan hainliği sadece tarihi filmlerde karşımıza çıkabilecek bir konudur. 

Yasa dışı siyasi örgütler, ayrılıkçı terör örgütleri ve mafya gibi menfaat örgütlerinde ihanetin cezası ölümdür. Ancak bu oluşumlar ve mensupları bilim, adalet ve insaniyetten uzak oldukları için kendileri gibi uygulamaları da alçakçadır. Bu nedenle böyle ortamlarda ihanetin değerlendirmesi yapılamaz. 

Felsefi olarak ihanetin açılımına bakıldığında bir dava, kişi ya da topluluğa kendi isteği ile veya baskı sonucu katılan kimsenin daha sonra bilgilerini üçüncü kişilerle gizlice paylaşması, ayrılmak istemesi ya da o dava, kişi ya da örgüte karşı durması ihanet olarak adlandırılır. Bir kere burada dava, kişi ya da örgütün kendilerini ve amaçlarını saklıyor olmaları kendilerinin, düşünce ve eylemlerinin yanlış olduğunu gösterir. Kerim Korkut’un amacı da Türkiye’de düzeni yeniden kurmaktır. Ama yapmak istediği hiçbir şeyi halktan saklamıyor. Kötülükler saklanır; iyi şeylerin gizli yapılmasına gerek yoktur. Bu nedenle ihaneti cezalandırmanın temelde haklı bir mantığı yoktur. Ancak güvenlikle ilgili konularda çok önemli bilgilerin başkalarına verilmesi ihanet olabilir ama yine de bu böyle asmayı kesmeyi gerektirmez. Hele de kişinin sizden ayrılmak istemesi, baştan kabul ettiği halde sonra farklı düşünmesi, sizinle yola birlikte devam etmek istememesi tamamen normal bir davranış olup ihanet adı altında cezalandırılması alçakça bir tutumdur. 

Aşka ihanetten bahsediliyor. Ne ihaneti ya! Dün seviyordum, bugün sevmiyorum. Ya da sevdiğimi sanıyormuşum meğer sevmiyormuşum, yeni anladım. Bunların hepsi normal. Normal olmayan bu davranışları sorun yapan kimseler. Âşık olduklarım arkalarına bakmadan gittiler. Hatta içlerinde dalga geçenler bile oldu. Niye gidiyorsunuz demedim. Beni böyle bırakıp gitmeyin demedim. Alçaklar, aşkıma ihanet ediyorsunuz hiç demedim. Unutmayın, sadece sizi sevenler, isteyenler, size kendisi koşarak gelenler sevgilinizdir. 

Kocasını aldatan kadınlar da ihanet gurubuna giriyorlarmış. Peki, karısını aldatan kocalar? Adam içsin, sı... ın, kumar oynasın, eve gelmesin, çalışmasın, çalıştığını yesin, sonra gelip merdiven silmeye gittim diye beni dövsün. Yemin şart olsun böyle bir kocayı boynuzlatmazsam namerdim. Hem de geyiklerin, karacalarınki gibi çift boynuz takarım. Kadınlarımızın mallığı işte. Şerefsize bak. Hem para vermeyecek hem de merdiven siliyorum diye beni dövecek. O kadar onuruna düşkünsen çocuklarını aç bırakma! Ama işte öyle bir ülkede yaşıyoruz ki kadın böyle yapsa suçlu yine kendisi olacak. Hiç kimse alçak kocası sebep oldu demiyor.

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..