- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Keşke! Dünya' yı yönetenler tuhaf olsaydı...

Dünya’yı yönetenler var. Her ne kadar Dünya kendi kendine dönse de. Yörüngesi, uydusu olsa da. Dünya’yı birileri yönetmeden olmuyor. İnsanlık tarihindeki savaşlar, kıyımlar, devrimler, en olmadık işlerde bu yüzden değil mi?
Bieldenberg, İlluminati, Masonik teşkilatlar, Birleşmiş Milletler’in ardındaki güçler, Amerika ve onun gibi hakim güçler dünyayı yönetiyor. Gizli servisler, derin devletler, devlet içinde devletler, ordu gibi adamlar, Karun gibi zenginler. Kimisini belki kimse bilmiyor. O kadar güçlü ve gizemli.
Sizin de içinizden, aklınızdan geçiyor olabilir. Keşke’ dünyayı tuhaflar yönetse. Bu anlı şanlı gizli örgütlerin başındaki adamları gece uyku tutmasa. Kimisi kutuplarda öldürülen fok yavrularını dert etse. Gözlerinin önünden gitmese öldürülürken ki bakışları. Ve o fokları öldürmek için ağır ağır giden kanada’lı gemiler gelse gözlerinin önüne. Hemen bir hışımla yataktan kalksalar. Telefona sarılsalar , emirler verseler. O emirler uçaklar kalksa. O günahsız hayvanların derilerini soymaya giden gemiyi batırsalar. Geminin içindekiler buza düşse. Kıçları donsa. Son anda bir helikopterle kurtarılsalar. Katıla katıla gülse insanlar.
Amerika’nın başkanı. Kedileri, köpekleri barınaklarda 15 gün almayınca öldürdüklerini duysa. ‘’Bu gerçek mi?’’ diye sorsa. Sinirinden kudursa. Masayı devirse. ‘’Bundan sonra bir tane kedi, köpek bile öldürülmeyecek, kaç paraysa veriyorum’’ dese. Türkiye’ye de baskı yapsalar. Diğer baskılardan değil. Hayvanlar için ne lazımsa yapılsın diye. CIA bizim teşkilatlara sızsa. Sırf hayvanlar yaşasın diye. Biz de nazlanmadan gereğini yapsak. Bayramlarda köprülerden , otoyollardan para alınsa. Bu paralarla diyaliz makineleri, barınaklara mama alınsa.
Afrika’da filler için. Tüm dünyada kuşlar için. Diyalize bağlı çocuklar için. Lösemili bebeler için. Organ bekleyen hastalar için uykusuz kalsa gizli liderler. Afrika’da aç çocukların ağzına aşı damlatsa Bush. Irak’lı çocukların yakasından da düşse böylece. Daha iyi olmaz mı?
Cennet deyince benim aklıma. Kamu yöneticilerinin, belediyecilerin, takım elbiseli adamların olmadığı bir yer geliyor. Para’nın geçmediği, insanlığın geçtiği. İnsanların birbirlerine bakarak anlaştıkları. Kalbinde gram nefret, hasis, kıskançlık olanın alınmadığı. Küçük bir kediye süt vermiş çocukların, bir kuşu yerine koymuş kadınların, parasını hastanelere bağışlamış adamların olduğu. Çocuklarını namusuyla büyütmüş babayiğitlerin gezindiği. Aydınlık, renkli, huzurlu bir yer.
Dünya’da böyle olabilirdi. Bizi tuhaf insanlar yönetseydi. Olurdu sahi! Sizce?