- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
Keşke reklamı yapılan sistem, hastanelerde gerçekten işlese!
Reklamlarda devlet hastanelerine gelen randevu sistemini öyle ballandıra ballandıra gösteriyorlar ki insanın canı hasta olup doktora gitmek istiyor. Doktor mesai saatinden yarım saat erken geliyor. Sekreterine ilk hastasının adını soruyor. Oturuyor ve hastasının gelmesinin bekliyor. Hastası geldiğinde de kendisine ismiyle hitap edip hoş geldiniz bilmem kim bey diyor.
Tamam kabul reklamlarda abartılı unsurlar kullanılır , alıcıyı harekete geçirmek için çekicilik eklenir . Ama insanları kaldırmanın da bir sınırı olmalı.
Bugün , akciğer kanseri bir amcayı evde yemek dahi yiyemeyecek duruma geldiği için, 4. Kattan indirip hastaneye götüren oğluna hastanede yapılan muameleden sonra bu reklama sadece komik deyip gülüp geçemedim. Adamı muayene için hastaneye götürüyorlar. Zaten hastanın kurtulma ihtimali olmadığı için kendisini muayene etmeyen doktor , o reklamlarda hastasını bekleyen doktorlar aynı sıfatta bulunuyor. Ne demektir hastanın kurtulma ihtimali yok ! O insan nefes aldığı sürece hasta yakınları için her zaman bir umut vardır.
Olaylar karşısında şoka giren hasta yakını doktordan en azından hastanın psikolojisi için muayene etmiş gibi yapmasını biraz ilgilenmesini istiyor. Ve hastayı muayene ettikten sonra doktor emar yazıyor. Emar için akşam 17.00a kadar beklemeleri isteniyor. Saat daha sabah 10.00 .Hastanın ayakta duracak hali yok iken kendisine bir ilaç çok görülüp hastane köşelerinde süründürülüyor.
Siz isterseniz uçan hastane reklamları çekin. Her şey açık ve ortada. Eğer paran yoksa ve işin devlete kalmışsa bırak doğru düzgün sağlık hizmeti almayı cenaze masrafların bile kimsenin umrunda olmaz!