​ Kılıçdaroğlu'nu anlatan kitap / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '11

 
Kategori
Kitap
 

Kılıçdaroğlu'nu anlatan kitap

Kılıçdaroğlu'nu anlatan kitap
 

Şubat sonlarında bir kitap çıktı. Adı: "Dersim Ermenisi Yemuş Hanım’ın Oğlu Çarkçı Kemal" Ne var kitapta? Hiçbir şey. Anlaşılan o ki kitabın yazarı seçim arifesinde Kılıçdaroğlu’nun orijininden hareketle Kılıçdaroğlu’nu yıpratmayı amaçlamış. Akıllı ve cümle kurmayı bilen biri “google”a girerek gazeteleri tarasa böyle bir kitabı kolayca yazabilir. Çünkü kitapta geçen bilgilerin hiçbiri yeni değil. 

Peki sonra ne oluyor? 

"Basılmamış kitaplar imha ediliyor. Hem düşünce özgürlüğü diyeceksiniz, özgür Türkiye diyeceksiniz; kitaptan korkacaksınız, düşünceden korkacaksınız. İleri demokrasi bu mu?" diyen Kılıçdaroğlu meseleyi yargıya taşıyor. Buna da eyvallah! Ama Kılıçdaroğlu’nun yargıdan istediği biraz garip: Kitabın basım, dağıtım ve satımına mahkeme sonuna kadar
ihtiyati tedbir konulması ve 100 bin baskının tamamen satıldığı varsayımıyla 1, 5 milyon liralık hâsılatın tazminat olarak kendine ödenmesi. 

Burada doğru olan bir durum var elbette. O da kendisine hakaret edildiği düşüncesiyle yargıya gitmesi. Peki kitabın basım, dağıtım ve satımının “ihtiyatı koydurmasının anlamı ne? Ya kitap aklanırsa? Bu peşinen mahkum anlamına gelmez mi? Üstelik de kitapta -dediğimgibi- bilinmeyen bir şey yok. 

[ Kılıçdaroğlu ile Mizah Arası -1 

Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilere verdiği yeni yıl resepsiyonunda Fenerbahçe tutkusunun sebebini: 

-Çocukluğumuzda Lefter çok iyi bir kaleciydi, ondan etkilenip Fenerli oldum, şeklinde açıklar. 

O sırada Lefter'in kaleci olmadığını hatırlayan bir gazeteci devreye girer: 

-Efendim bildiğim kadarıyla Lefter kalecilik yapmadı, der. 

Kılıçdaroğlu da biraz şaşkın: 

-Sanırım bir ara yaptı, cevabını verir. ] 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Basınla ‘Sorun’u Varmış 

Bir kere bir tespitimi yazayım: Kemal Kılıçdaroğlu tarih sahnesine –özür dilerim- siyaset sahnesine çıkarıldığından beri medyanın kendisine, kendisini ve projelerini anlatabilmesi için, tanıdığı fırsatı çok siyasetçiye tanımamıştır. Kurultayları dahi naklen verildi yahu! Ama buna rağmen Kılıçdaroğlu da medyadan şikayetçi. 

Şu sözler ona ait: ''Medya artık bu. Bu medya ile de bizim sorunumuz var. Medya ya adam gibi bir medya olacak, ülkenin sorunlarına eğilecek, bunları taşıyacak ya da kusura bakmasınlar bu medya ile bizim sorunumuz olur.'' (29 Mart 2011, TBMM Grup Toplantısı) 

Bu cümlelerde tehdit, medyayı dizayn etme gayretkeşliği yok mu? Hani medya özgürdü, hani bir ülkenin özgürlüğü medyasının özgürlüğüyle ölçülürdü! ‘Medya ya adam gibi bir medya olacak’ demek, “Ya benim dediğim gibi olacaksınız ya da…” demek değil mi? Adama demezler mi, “Sana ne be adam? Medya sana mı soracak ne yapacağını, ne yazacağını, ne
konuşacağını? Şu kısacık süre içinde medya sana yer verdiği kadar başka hangi siyasetçiyeyer verdi?” 

Üstelik TV’lerde çıktığı -Show TV’deki Siyaset Meydanı hariç- bütün programlarda Kılıçdaroğlu’na öyle çanak soruldu ki cevap vermek de hiç zorluk çekmedi. Hatta bir kanalda (Haber Türk’tü galiba) ‘kâğıttan’ gazeteci Mine Kırıkkanat, “Sizi o kadar çok, o kadar çok seviyorum ki bu yüzden CHP’yi eleştiremiyorum.” demişti. 

Dahası da var: Mâlum, Kemal Kılıçdaroğlu da ba’zıları gibi medyanın bir kısmını, ‘yandaş’ olarak niteliyor. Halbuki o ‘yandaş medya’ bile onun ‘iyiliğine’ çalışmıştı referandum öncesi. Nasıl mı? Şöyle: Son referandum mitingini İstanbul’da gerçekleştiren Kılıçdaroğlu orada oy kullanamayacağını öğrenince Ankara’ya gitti. Ancak Ankara’da da seçmen kaydı çıkmayınca herkesi ‘hayır’a çağıran kendisine hayrı dokunmamış ve referandumda oy kullanamamıştı. Oysa Zaman gazetesi 6 Ağustos 2010 tarihli nüshasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy kullanamayacağını yazmıştı. 

[ Kılıçdaroğlu ile Mizah Arası -2 

İzmir Enternasyonal Fuarı'nın açılışı için şehre giden Kılıçdaroğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun Belediye Meclis Salonu'nda verdiği brifinginde 'denizleri' karıştırır. İzmir Körfezi'nin temizlendiği anlatılırken,  

-Başkan Haliç'i temizleyecek ve İzmirliler Haliç'te yüzecek, der. ]
 

 
Toplam blog
: 300
: 1022
Kayıt tarihi
: 13.06.10
 
 

Tarih, edebiyat, şiir, dil ..