- Kategori
- Güncel
Kılıçdaroğlu sorumluluğunu yerine getirdi. Sıra sizde?

06 Haziran 2012 tarihinde CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, “Kürt Sorununun” TBMM çatısı altında çözümüne ilişkin ‘yol haritasını’ Başbakan ERDOĞAN’a iletmiştir.
Yaklaşık bir saat süren görüşme sırasında, siyasette artan tansiyonu düşürmek, siyasi söylemlerdeki sertliği yumuşatmak amacıyla KILIÇDAROĞLU her şeyi yapmaya hazır olduğunu ifade etmiş, Başbakan ERDOĞAN’a ‘Uludere’ye birlikte gidelim’ teklifinde bulunmuştur. Ancak, Başbakan ERDOĞAN’nın ‘Uludere’ teklifi konusunda bir tepkisi ve yorumu olmamıştır.
Her iki lideri bir an Türk Siyasi Tarihi’nde yolculuğa çıkarıyorum. Çok Partili Parlamenter Sistemimizde henüz daha ‘darbeler dönemine’ girilmemiş, TBMM ‘çok partili sistemin’ ‘çaylak dönemini’ iktidar-muhalefet aşma sürecini birlikte atlatma çabası içindedirler.
Şöyle ki; 1950-52 yılları arasında TBMM Genel Kurulu’nda iktidar-muhalefet ilişkilerinde sertlik yanlısı politika sürerken; Başbakan Adnan MENDERES 1952 yılı Aralık ayında yaptığı medya açıklamasında; muhalefetle ilişkilerde ‘Bahar Dönemine’ girildiğinin müjdesini verdi.
Şimdi kimsenin hayal dahi edemeyeceği gibi; “Demokrat Parti(DP) İzmir İl Kongresi’ne katılan Başbakan Adnan MENDERES, aldığı davet üzere Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Konak İlçe Kongresi’ne de katılmıştır.” MENDERES, CHP’li delegeler tarafından ayakta alkışlanmış, sevgi gösterileri ile karşılanmıştır.
Başbakan MENDERES asgari müştereklerde işbirliği geliştirmenin TBMM çatısı altında iş verimine olan katkısından söz ederken, geçmişe sünger çekilmesini, geleceğe umutla bakılmasını önermiştir.
Başbakan Adnan MENDERES “Eleştiri gözü ile yorumladığınız icraatımız olabilir. Fakat Orduya, dış politikaya, iktisat ve maliyeye, ülkenin genel gidişine bakarsanız, bu insanlar da kardeşlerimizdir, memleketi yönetebiliyorlar bu sevinilecek bir durumdur, vatan ortak malımız olduğuna göre sevinmek de hakkımızdır, diyebilirsiniz.
Diğer bir ifade ile bu tarihi konuşmasının özü: “Bugüne kadar ülkeyi ‘tek partili sistem içinde’ CHP yönetmiştir. BakınDP’li kardeşlerimiz de oldukça iyi performans gösteriyorlar ve başarıyla yönetiyorlar. Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan vatan hepimizindir. Bu vatanda hepimiz iktidarı ile muhalefeti ile sevinmek de hepimizin hakkıdır.” demiştir.
Günümüz siyasetinde inanamayacağınız ve göremeyeceğiniz bu olağanüstü güzellik Gaziantep’te de yaşanmıştır. 17 Ocak 1953’de Gaziantep İl Kongresi’ne giden Başbakan Adnan MENDERES karşılamaya gelenler arasında DP’lilerle birlikte CHP’lileri de görünce çok mutlu olmuştur.
Daha İkinci Dünya Savaşının tüm Dünya Ülkelerini saran ve sarsan ‘yokluk’ ve ‘seferberlik’ politikalarının ülkemizdeki başarılı uygulamacısı olan İnönü Hükümetlerinin daha üzerindekisavaş tozları dökülmeden Başbakan MENDERES Ana Muhalefet Partisi Liderine barış çubuğunu uzatıyor.
Günümüz Türkiyesi’nde ise İkinci Dünya Savaşı ve öncesinde, Dünya devletlerinin henüz daha saflarını dahi belirleyememiş stratejik ortamda ve Birinci Dünya Savaşı’ndan yeni çıkmış genç ve yorgun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin İnönü Hükümetleri Ak Parti(AKP) Gurup Toplantılarında haftalarca Başbakan ERDOĞAN tarafından ‘haklı-haksız’ yerden yere vurulmaktadır.
Buna rağmen,Türk Siyaset Tarihi’nde ve hatta CHP’nin 88 yıllık tarihinden aldığı yüksek sorumluluk bilinci ile Ana Muhalefet Lideri KILIÇDAROĞLU’nun Kürt Sorununa ilişkin önerisi, bir çözüm önerisi değil, çözüme yönelik yöntemsel tespitler sunan bir pakettir.
TBMM çatısı altında gurubu bulunan AKP, CHP dışında dünya görüşleri ‘Türk’ ve ‘Kürt’ Milliyetçiliğine dayanan partiler, MHP ve BDP’nin de akan kanın bir an önce durdurulması ve ‘Türkiye Devleti’nin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün’ olarak kalması amacıyla ELLERİNİ TAŞIN ALTINA KOYMA ZAMANI GELDİ, GEÇİYOR…