- Kategori
- Teknoloji
Kiltronik
Haberde ‘ışınlanma’dan söz ediliyor ama konunun ışınlanma ile ilgisi yok. Öncelikle uzaktan kumanda sözkonusu. İkincisi, az parçalı bir robot yerine, limit sonsuz sayıda parçalı bir robot sözkonusu. Bu robot uzaktan kumanda ile sizin klonunuz gibi görünüp davranabilecekmiş.
İşin ilginç yanı, bu projeyi hazırlayan ekipte 2 Türk’ün olması: Metin Sıttı ve Burak Aksak.
Proje 10-15 yılda tamamlanacakmış.
Projenin adı olan ‘claytronics’i, okunmasında kolaylık olsun diye, Türkçe’ye ‘kiltronik’ olarak çevirdim. Anlamı, ikisinin de yoğrulabilmesinden ve biçim değiştirebilmesinden ileri geliyor.
Projenin haberde bahsedilmeyen yanı önemli:
Eğer, milyonlarca parçadan oluşan bir bütünü istediğiniz gibi denetleyebiliyorsanız, bu size insansız her türlü aracın ve makinenin her türlü biçime girmesi iznini veriyor demektir. Eğer parçaları delikli ve birbirine geçebilir biçimde tasarlarsanız, tıpkı legolar gibi, istediğiniz biçimi elde edebileceğiniz limit sonsuz olanağa erişirsiniz.
Bunun için tek gereken şey, çok fazla sayıda işlemi çok hızlı yapabilen bir bilgiişlemci. Bir de, projedekilerin hedeflediği, ‘tera-bilgiişlem’ denilen, bilgisayarla tek bir işi en iyi şekilde yaptırmak değil, birden fazla işi aynı anda yaptırmak var. Bunlar için de Intel, aynı anda 2 işi birden yapabilen çift çekirdekli işlemci teknolojisini geliştirmiş.
Projenin tam anlamını özetleyebilmek için örnekleme yapalım:
Güneş Sistemi gibi, ışık hızının göreli kısa ulaşma kapasitesinin olduğu bölgelerde, oturduğunuz yerden kademeli olarak, bir makinaya istediğiniz işlemi yaptırabileceksiniz. Bu da şu demek: Güneş Sistemi’nin herhangi bir üyesinde, Ay’da, asteroitte veya başka gezegenlerin uydularında, diyelim üs kurmak istiyorsunuz. Bunun için yıllarca sürebilecek trilyonlarca iş adımının gerçekleştirilmesi gerekli. Bunun için işin başında insanların bulunması gerekmeyecek. 1962-1986 arasında uzaya giden 200 kişinin 10-20’sinin öldüğü düşünülürse, konunun önemi anlaşılır.
Devamında:
Yeryüzü’nde de aynı sorun var. Ölme riskinin % 100 olduğu durumlar var. 1986’da patlayan nükleer reaktör Çernobil’i zararsız duruma getirmek için, 200’ün üzerinde insan, gönüllü olarak, yüksek dozda radyasyondan öldü. Bunun yerine, izole edilmiş robotlar bu işi görecek. Ayrıca, gerekirse onlar yok olabilir.
Tabii bunu kimse hayrına yapmıyor. Bu, milyarlarca dolarlık yeni bir pazar demek. Böylesi robotlar varken, kimse kendi ülkesinin vatandaşını gömmek istemeyeceği için, bu işin hükümetler düzeyinde alıcısı şimdiden hazır demektir.
İşin bir de eğlence kısmına bakalım:
Düşünün ki bir muhabbet kuşunuz var. Ondan sıkıldınız. Hoop: Bir pisiniz oluverdi. Ondan da sıkıldınız. Hoop: Bir kuçunuz oluverdi. Tek taşla epeyi kuş. Sabit fiyat.
Tarih, işte böyle. Mucitler bile icatlarının varabileceği yerleri öngöremiyebiliyor.