​ Kim bilebilir ki içinizi, Allah bilir... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kim bilebilir ki içinizi, Allah bilir...

Kim bilebilir ki içinizi, Allah bilir...
 

Merhaba sevgili okurlar,

Ülkemizde siyaset maalesef ağız dalaşı yoluyla ve malı götürenin dokunulmazlık zırhı arkasında götürdüğünün yanına kar kalması suretiyle yapılmaya devam ederken, Ülkemizde ki gelişmeleri de ibretle izlemeye devam ediyoruz....

Son günlerde seviye oldukça düştü ve bu durum memnuniyet verici...)))

Çünkü, bu kirli çamaşırların ortaya dökülmeye devam edeceği sinyalinin ilk işaretleridir....)))

Hortumu kestiklerini iddia edenler...

Buna karşın ise, boru döşendiğini iddia edenler ...

Şerefliler, şerefsizler....

Başbakan tarafından "Ananı al da git" ten sonra, şimdi de eski TBMM Başkanı Sayın ARINÇ tarafından " yalan söylüyorsun..." şeklindeki ithamlara maruz bırakılan çiftçi kardeşlerimiz....

Ortalık toz duman...)))

Bu tozduman arasında da hani güzel sözler de söylenmiyor değil hani...Örnek mi? Mesela...

Sayın Çiçek;

Deniz Feneri ve diğer yolsuzluklarla ilgili olarak, " Biz bugüne kadar üzerimize düşeni yaptık ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz..." Vay be demek ki ben ve benim gibiler uzayda yaşıyormuşuz ve güzel Ülkemizde olup bitenlerden bi habermişiz...

Sayın Çiçek keşke konuyu biraz daha detaylandırıp, AKP'nin yolsuzluklar konusunda kim için neler yaptığını açıklamış olsaydı da biz de anlayabilseydik...

Haaa inanın şimdi aklıma geldi....Sayın ÇİÇEK belki de,

" Biz AKP olarak, yolsuzluklara adı karışan kardeşlerimizin hamiliğini yaptık, onların dokunulmazlığını kaldırmayarak, onları yargıdan koruduk ve korumaya da devam edeceğiz, durmak yok yola devam...." mı demek istedi acaba...))) kim bilebilir ki asıl niyetini, tabii ki biz bilemeyiz, Allah bilir ve uygulamalar gösterir....

Sayın Başbakanımız ise;

Geçenlerde yine, "Biz yanlışın arkasında durmayız..." dedi..

Bence, Sayın Başbakanımız, yanlışların önünü ya da arkasını bırakmalı ve yanlışların üzerinde durulması için ilgililere talimat verebilmelidir...

Ve yine Sayın Başbakanımızın " Her iddia araştırılmalı..." demesine karşılık, şaibeli durumdaki siyasiler ve onların atadıkları bürokratlar, dokunulmazlıkların arkasında ve dönem sonuna erteleme uygulamalarıyla nasıl araştırılsın ki Sayın Başbakanım diye insanın sorası geliyor...

Haa Sayın Başbakanımızda belki, bu sözü söylerken siyasileri ve İktidar Partisinin atadığı bürokratları kastetmemiştir, ama kim bilebilir ki asıl niyetini, tabii ki biz bilemeyiz, Allah bilir ve uygulamalar gösterir...

Sayın Başbakanımız bunca yoğunluğu arasında ana muhalefet partisini de ihmal etmiyor ve muhalefet partisinin bugüne kadar Ülkenin geleceği için ne söylemişdir diye onları sorgulama cihetine gidebiliyor.... Ve bence burada Sayın Başbakanımız haksızlık ediyor....

Özellikle Sayın Başbakanımızın gözünden kaçmaması gereken bir konuydu bu...

Çünkü Sayın BAYKAL, Başbakanımızca temiz eller operasyonu olarak adlandırılan konuda, kendisine hatırlayacağınız üzere meydan okumuşdu " TEMİZ ELLER OLMASI İÇİN DÜĞMEYE BASANIN ELİNİN TEMİZ OLMASI GEREKİR, HADİ GEL SADECE SENİN VE BENİM DOKUNULMAZLIĞIMI KALDIRSINLAR...))) diye..

Sayın BAYKAL, bu hassasiyeti ile Ülkemizin en önemli konusu olan ve yolsuzluklar için bir zırh, halkın yoksullaşmasının ise ana nedeni olan Dokunulmazlığa dikkat çekmiş, ama Sayın Başbakanımızdan ses çıkmamışdı....

Kimbilir belki haberi olmamıştır belki de duymamazlıkdan gelmek daha hayırlıdır diye düşünmüştür, kim bilebilir ki asıl niyetini, tabii ki biz bilemeyiz, Allah bilir ve uygulamalar gösterir...
 
Toplam blog
: 407
: 877
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..