​ Kim uçtu?... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '07

 
Kategori
Güncel
 

Kim uçtu?...

Kim uçtu?...
 

TTK Armutcuk Maden Ocağından bir görüntü...


Yıl 1956…

Rahmetli babamın tayini (Kadastro Memuru olarak) Zonguldak’a çıkmıştı. Hemen okul çantamızdan “Atlas” kitabımızı çıkarıp önce “Neredeymiş bu Zonguldak” diye harita üzerindeki konumunu tespit ettik. Gördük ki Karadeniz kıyısında bir ilimiz.

Tabi oraya gidilecek de 1956 yıllarının koşulu ile nasıl gidilecek, onu da araştırdık. Devletin 4 kişilik bir aile için verdiği (2. mevkii yolculuk yolluğu) harcırah ile en rahat ve ucuz yolculuğun demir yolu ile olduğunu tespit ettik. Ancak devletin memuruna verdiği harcırahın (Yolluğun) yolculuğu 2. mevkii ile olmasını olası kılmadığından, 3. mevkii ile idare etmek durumundaydık.

Öyle de yaptık. Kayseri’den iki adet “Tam” bilet iki adet de “Öğrenci” biletini 3. mevkii olarak aldık. Önce Kayseri-Ankara, oradan da aktarma yapılarak Ankara-Zonguldak treni ile bir kış günü Zonguldak’a vasıl olduk. Yani vardık…

Her memurun tayin ile vardığı ilk günlerde yaptığı belli iş olan ev bulma derdini bir hafta gibi kısa (!) bir sürede hallettikten sonra, kendimize gelmeye, çevremiz ile uyum sağlamaya çalışırken fark ettik ki Zonguldak’a geleli on beş gün olmuş daha “Güneş” görmemişiz. Ayrıca nereye baksanız gördüğünüz renk “Siyah” veya siyahı çağrıştırıyor.

Tabii ki nedenini öğrenmek için “Kömür”ü anlamamız gerekti. Bir başka anlatımla, Türkiye’nin yeraltı kaynaklarından olan ve merkezi de Zonguldak ve havalisi olan değeri, yani kömür.

Doğrusu bu ya, o güne kadar “Taş kömürü” denilen cinsini sobalarımızda pek kullandığımızı hatırlamıyorum. Isıtma değeri çok yüksek olan bu cins kömürü Zonguldak’ta kullanmaya başladık. Hem de istediğimiz kadar… Sonraki yıllarda sobada “Taş kömürü” veya yandıktan sonra elde edilen “Kok kömürü” kullanımının ne kadar “Lüks” olduğunu gördük.

Yörenin tek geçim kaynağı olan “Taş kömürü”nün bir başka adı da “Kara elmas”tır. Hatta Zonguldak Üniversitesi’nin adı da “Kara Elmas Üniversitesi” değil mi?

Sonuç olarak ülkemizde birçok yeraltı değerli madenlerimiz var. Bunlardan biri de “Kömür” madenidir. Ülkemizdeki diğer kıymetli madenlerin birçoğunun da dünyada neredeyse en yüksek düzeyde olduğunu biliyoruz. Daha doğrusu bilmeye başladık.

Lakin kömür madeninin yeri bir başkadır. İnsanı hem “Rezil” eder hem de “Vezir” eder.

Rezil eder, çıkaranından tutun da satanına kadar “Kömür karası”na bulaşanlar, ayrıca tozunun ciğerlerde yaptığı etki ile ince hastalık getirir.

Bu önemli değildir. Sonuçta “Çıkaran” da, “taşıyan” da, “Satan” da vatandaş statüsünde olduğu için her türlü eziyetini çeker.

Peki, kömür kimleri “Vezir” eder deseniz, onu da son yıllarda daha iyi anlamış olduk, Sayın Başbakanımızın konu üzerinde daha “Hassasiyet” ile durması nedeniyle beliren kanımızı pekiştirdik.

Bakınız Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vali ve kaymakamlara nasıl sesleniyor<ı>: "Valilerimiz, kaymakamlarımız şunu bilecek: Eğer evinde sobası yoksa sobasını da al, benim fakirim onurludur, gururludur, senin kapına gelmesin, ne yapacaksın, beklemeyeceksin. Gideceksin, arayacaksın, bulacaksın. İcabında sayın valim, sayın kaymakamım atlayacaksın kamyonun şoför mahalline oturacaksın, gerekirse sen gideceksin, kapıyı çalacaksın, kömürü sen vereceksin... Bunu yaptığın gün bu Türkiye ne olur biliyor musun, uçar uçar."

<ı>

Kömürü vatandaşa “sebil” olarak dağıtınca Türkiye nasıl uçacak, orasını kavrayamadım ama o kömürü ocaktan çıkaran “emekçiklerin” zaman zaman nasıl havaya uçtuklarını çok gördük.

Kömür dağıtımı ile Türkiye’nin nasıl uçtuğunu görmedik ama AKP’nin nasıl “İktidara” uçtuğuna tanık olduk…

Kömür dağıtımı ile Türkiye’nin nasıl uçtuğunu görmedik ama ülkemin fakir fukara vatandaşının nasıl uykuya yatırıldığına ve uykusunda “Uçurulduğuna” tanık olduk.

Sonuçta “Uçan”lar var ama “Kömür dağıtımı” ile Türkiye’nin ülkesi ve milleti ile birlikte hiçbir yere uçmadığı da gerçek.

"Uçanlara" en çarpıcı örnek…

AKP İktidarı…

Esas Türkiye’yi uçuracak madenler toprak altında. Ancak o madenlerin “Sobada yanma” gibi bir özelliği olmadığından çıkarılması için bir önceliği de yok.

26 ARALIK 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..